TARİHTEN HAZİN BİR YAPRAK

Bir otobüs firması düşünün…

Bilette Otobüs resminin üstünde

LÜKS” kaşesi mevcut…

Bir kaşe daha var

terminallerden hareket saati 22:30’dur.

Biletin üstündeki haritada

firmanın çalıştığı güzergahlar var…

Münih’ten… Beyrut’a kadar…

Zamanın en konforlu otobüsleri…

Gerçek “otobüs”le dünya çapında bir hizmet…

Firmanın özel garajı var…

Şehir içinde terminali şık bir villa…

*

Biletin ortasında bir nüshada

“işletmemiz hakkında görüş ve düşüncelerinizi

bir dahaki seyahatlerinizde faydalı olabilmek üzere

lütfen notlarınızı istek ve şikayet kutusuna atınız.” yazıyor.

 Çok önemli bir ibarede kırmızı ile yazılmış

“Telefonlarımıza müracaatınızda biletleriniz

derhal adresinize gönderilir”.

Ayrıca

Markamız teminatımızdır yazısı mevcut.

Şirketin kaşesi ve kaşede ödenmiş sermayesi

1 milyon 500 bin lira.

Ayrıca, 36 koltuklu oturum planı elle çizilmiş.

Bilet 5-6 kuponlu

Aynen “uçak bileti”…

Bir de yolcu sigortalı.

Geniş bir ufuk…

Ufuk…

Bu gün “Vizyon” deniyor…

1960’ları anlatıyorum!

Evet

Bu firma Jet Turizm…

Fikret Başkurt’tan nakledeyim Okumaya devam et

TARİHTEN BİR YAPRAK DAHA…

Otomarsan, 1972 İzmir Fuarı’nda teşhir için;

O 302 otobüs üretti.

Klimalı Otobüs…

Zeytin yeşili ve gümüş metalik renklere boyandı.

Termoking marka kliması tavan üstünde arkadaydı.

Otobüs ilgi gördü…

Lakin!

Teknik Belge çıkartmak için epey uğraşılır…

Nafile!

Karayolları ve Trafik Müdürlüğü;

Nuh der!..

Arka aks ağırlığı sorunu var yönetmenlik gereği.

Sonuç…

Otobüsün bir ayıbı var.

Trafiğe tescili ve kaydı mümkün olmadı.

Neticede Türk plakalı olarak trafiğe çıkamayacağı anlaşıldı…

Stoka çekildi.

O 302 klimalı otobüs yaklaşık bir sene stokta yattı.

Tam bir yıl sonra 1973 Ağustos ayındaki;

Suriye Şam Fuarı’nda teşhir edilip, mümkün ise orada satılmasına karar verildi.

Evet!

Suriye’ye satıldı.

Irak’a da klimalı otobüsler satıldı…

Ve bu otobüsler Suriye plakalı olarak

Şam-İstanbul…

Irak plakalı otobüs

Bağdat-İstanbul çalıştı.

 * * *

Türkiye’de şehirlerarası yollarda klimalı otobüs kullanılamadı,

1980 yılına kadar…

Neden mi?

Yönetmenlik gereği.

* * *

Dingil ağırlığı 8,5 tondan çok otobüslere biz ruhsat vermeyiz ama Otobüs yabancı ise rahat rahat yollarımızda dolaşır… Okumaya devam et

Güven Duymak…

 GEÇEN hafta Yemen’le ilgili izlenimlerimi aktarmıştım.

Bu ilginç ülkede “otobüsçülük” ve “trafik” hakkında gördüklerimi ve yaşadıklarımı yazmıştım.

Bu hafta sizlere, Yemen’de otobüs tamiri nasıl yapılıyor, “sigortacılık” ve “garanti hizmetleri” ne durumda, onları nakledecektim.

Okumaya devam et

Trafik, azgelişmişlik sorunu

  YAZIMA gazeteci Doğan Heper’in bir makalesinden alıntı yaparak başlayacağım. Herkesin okumasını isterim. Heper, trafik konusunda sorunu “doğru” koyuyor ve görüşünü “objektif” olarak aktarıyor.

Mantıklı ve yüzeysel olmayan bir yaklaşım sergileyen Doğan Heper’i kutluyor ve teşekkür ediyoruz.

Okumaya devam et

İYİ BİR GELİŞME

 TRAFİK kazaları evrenseldir… Ve tamamen önlenmesi mümkün değildir. Ancak toplum bilinci ile “En az”a indirilebilir.

GÜLEGÜLE’de 24 Ekim 1997’de ilk yayınlanan “Yalnız, Otobüsçüler mi Suçlu” başlıklı yazıma böyle başlamıştım. Amacım; bu önemli soruna, toplum olarak çözüm aramamız gerektiğini vurgulamaktı.

Geçenlerde internet sayfalarında dolaşırken, ilginç bir sempozyumla karşılaştım.

Okumaya devam et

Sorumluluğa davet ediyoruz

 OTOBÜS firmalarının ve trafikten sorumlu denetimin hedefi birdir. Kanun, tüzük ve yönetmeliklerden amaç, kurumları disipline etmektir. Bu nedendir ki, ortak hedefimiz kazayı en aza indirmektir. Bu hedef sağlandığında başarı iki kesime birden maledilecektir.

Ancak böyle bir diyalog zeminini bulunduğunda sorumlu “Serinkanlılıkla” çözmek mümkün olacaktır. Geçmişin bütün hatalarını bugüne ve sadece otobüs firmalarına kesemezsiniz.

Kazalarda “Trafik denetiminin” hiç mi sorumluluğu yok? Yeterli mi?

Okumaya devam et

Yalnız otobüsçüler mi suçlu?

 TRAFİK kazaları evrenseldir. Ve tamamen önlenmesi mümkün değildir. Ancak toplum bilinci ile en aza indirilebilir. Türkiye’de trafik kazalarında her gün ortalama 30 kişi ölmektedir. Bu insanlar T.C. devletinin değerli evlatları değil midir? Tek kazada 30 kişi ölünce tüm Türkiye ayağa kalkıyor. Ancak gündem yerini İstanbul Seline, Kıbrıs İt Dalaşına, T.B.M.M. başkanlık seçimine bırakıyor.

Okumaya devam et