ULAŞIMIN BELLEĞİ CANLANMALI

Geçtiğimiz hafta TOFED Başkanı           

Sn. Mehmet ERDOĞAN’la yaptığımız görüşmede

iki önemli projeden bahsetti

Birincisi TOSEV…

Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı…

İkincisi Otobüs tarihi ile ilgili bir müze kurma projesini anlattı.

Bu arada otobüs severlerin kurmuş olduğu

magazinulasim.com sitesinin yöneticileri bir ricalarını bana ilettiler…

İlginçtir otobüs severlerin de müze talepleri var…

Ve bu talepleri ile ilgili yazılarını köşemde değerlendirmemi rica ettiler.

Gelen yazıyı Sn. Mehmet Erdoğan ile paylaştım.

Şimdi sizlerle paylaşıyorum …

“Türkiye Teknik Ulaşım Müzesi
Aşağıdaki fotoğraflarını paylaştığımız, araçlar Avrupa Teknik Müzesinden. Buradaki bir çok araç ülkemize de yıllarca hizmet etmiş, bizlere taşımacılığın esaslarını öğretmiş ve anılarımızın başrollerinde yerlerini almıştı.

Bu müzeye ait bu resimleri gördükten sonra eminiz ki ilk aklınıza gelen soru “neden bizde de böyle bir müze yok?” sorusu olacaktır. Okumaya devam et

GÜREŞÇİLER OTOBÜSÇÜLÜĞE SOYUNDULAR

Jet Turizm,

1960’lı yılların başında,

Ankara-İstanbul hattında

burunsuz otobüs,

yatar koltuk ve

hostesli servisi

başlatmıştı.

Magirus otobüslerle

35 lira olan yolcu bilet fiyatı,

diğer şirketlerde

20-25 lira arasında idi…

Magirusların geldiğini

otobüsleri görmeden

anlardınız…

Zira hava soğutmalı

Deutz motorlar adeta

jet motoruna benzer

bir uğultu çıkarırdı…
Havalı Apollo Magiruslar

kendi zamanlarında

büyük sükse yapmıştı…

 1965 senesinde

Gazanfer Bilge

İstanbul-Ankara hattında saat başı

otobüs kaldırmaya başladı,

bilet fiyatını da 15 lira yaptı…

Neticede büyük atak yaptı…

Rakip şirketlerden farkı Okumaya devam et

O 360 Motor…

“Dönüşte de durmuyorum,

yarım saat temizlik yapıp,

tekrar yolcuyu alıp İstanbul’a geliyoruz.

Erzurum’a giderken

Dört mevsimi yaşayabiliyorsun bazen. Buna rağmen stop etmeden gidip geliyoruz.”

 Bir anı Hayrettin Karaboğa’dan:

“Ben bunu Müşteri Hizmetleri Müdürü Brotkop’a anlatmıştım “Bizim ürünümüzün böyle

Stop etmeden devamlı çalışması… çok iyi.

Bu hiç kötü bir şey değil” dedi.

Neden dedim?

“E motora en çok zarar veren

hararet derecelerinin çok sık değişmesidir.

Şehirlerarası çalıştığı zaman

bir otobüs motoru

bir buçuk iki milyon km gider

ama şehir içine koy o kadar km yapmaz. Çünkü

durup kalkıyor, hararet yükseliyor. O nedenle, bırak kontak kapatmadan dolaşsınlar daha iyidir.

Korkma, bas gaza. Okumaya devam et

BİTMEYEN YOLCULUK…

Mercedes-Benz Türk çok önemli bir projeyi hayata geçirdi.

“geleceğin liderleri” kurumsallaşma, farkındalık eğitimi…

Babalar ve oğullar… Evlatlar…

Dede ve torun…

Geleceğin otobüsçülerine eğitim verildi… Veriliyor…

İkinci… Üçüncü kuşak otobüsçülere…

Programda beş haftalık eğitim;

İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikası gezisi…

Almanya’daki Mercedes Otobüs Fabrikası ziyareti…

 Mercedes-Benz Müzesi…

Eğitim, katılımcılara sertifika verilmesi ile son buluyor.

Proje yeni katılımcılarla sürecek.

HER ŞİRKETE NASİP DEĞİL…

Bu projenin ilk eğitiminde ben de, çocuklarımla beraber bulundum.

Otomarsan’ın ilk müşterileri,

Duayenler de vardı…

Sohbetler oldu.

Necip Kartal:

“İstanbul’a geldiğimizden beri aynı berbere giderim…

Öldü, şimdi oğlu berber oldu, ona gideriz.

Mercedes de kurulduğundan beri müşterisiyim.”

İLK İŞÇİLERDEN…

1968’den beri çalışıyor…

Evet…

Otomarsan’ın…

Bugünkü adıyla Mercedes-Benz Türk’ün 40 yıllık müşterisi olan otobüsçüler var.

Doğru!

Benim ailem de kuruluşundan beri Mercedes’in müşterisi…

Her şirkete nasip değil… Okumaya devam et

OTOBÜS TARİHİ

Bir süredir bu köşede “Otobüs Tarihi” üzerine belge bilgi ve anılar üzerine makaleleri sizinle paylaşıyorum.

 OTOMARSAN’IN KURULUŞU

4 Mart 1966’da Mercedes-Benz Türk A.Ş. ile birlikte Türkiye’de bir Otobüs  Karoseri Fabrikası kurmak için gerekli Bakanlar Kurulu kararnamesi alınır.

SAFKAR MARKASI DOĞUYOR

Safkar… Ege Soğutmacılık 1988’de kuruldu…

Kurulduğu dönem “Sütrak” piyasayı kasıp kavuruyordu.

Almanlar Atilla abiye “Türkiye pazarı küçük yatırım yapmayız” demişlerdi.

Sonra yatırım yaptılar…

Öyle ki otobüsçüler “klimalı otobüs” yerine “Sütraklı” otobüs demeye başlamıştı.

Ege Soğutmacılık böyle bir dönemde kuruldu…

Sütrak’ı çağrıştıran bir isim düşündüler…

Safkan” ve “Safkar” isimlerini tescil ettirdiler…

1913 YILINDA BURSA’DA JULIEN VIEN ADLI BİR YABANCIYA, BURSA-İNEGÖL ARASINDA OTOMOBİL VE MİNİBÜS GİBİ ARAÇLARI İŞLETMEK ÜZERE VERİLEN İZİN BELGESİ

Bursa-İnegöl tarikinde ve Bursa’ya müntehi olan şoselerden yüz kilometrelik bir nısf-ı kutrun ihata ettiği aksam dahilinde eşya ve emtia-i ticarriyye nakliyatına mahsus otobüs kamyon ve vagonları ve atiyen yolcu içün otomobil ve minibüs işletmek üzere Dersaadet’te Perşembe pazarında 28 numaralı sokakda sinasson hanında mukim mühendis Jülyen Vogne atiyede münderic şeraite riayet etmek şartı ile verilen ruhsatnamedir.

 YILLARA VE YOLLARA ARMAĞAN OLSUN

 Otobüs müzesi kurma çabasındayım…

Hatay toplantısında;

1968 model Magirus’u,

Delegelerle birlikte,

Ulaştırma Bakanımız ve Müsteşarımız da gördü.

Yanda resimlerini gördüğünüz

Otobüsü incelediler…

Kendilerinden otobüs müzesi konusunda yardım istedim.

Sayın Bakan ve Müsteşar yardım edeceğiz dediler.

Bu otobüsün hikayesini Bakana anlattım. Okumaya devam et

EGELİ ve KONYALI OTOBÜSÇÜLER

ALİ ACUN

“İlk başladığım arabalar önden motorluydu benim.

Bagajlar yukarıda, oradan çıkıp eşya indiriyorsun.

Heybeler, sepetler, fileler… öyle gördük.

Yağmur da geliyor, rüzgâr da uçan uçana ne olduğu belli değil.

Yumurta sepetleri uçuyor arabalardan yollara, bağlıyoruz iplerle ama sepet uçuyor yine.”

Sepeti uçan yolcu ne diyor peki?

“Ne diyebilecek yahu!”

*

Şoförün bir kıymeti var.

Mülki amirden daha forslu şoförler.

Kimse bir şey diyemez ki ona.

O zaman bir değeri vardı otobüsçülerin.

Otobüsü bırak şoförlerin çok büyük değeri vardı.

Bir yere gitti mi kaymakam gelmiş gibi karşılanırdı.

Gittiği yerlere köylere vali gelmiş gibi.

*

İlk defa burunlu arabalarla gittik İstanbul’a.

Futbol takımını götürüyorduk, Tirespor’u…

Sındırgı’da kaldık buzdan geçemedik. Maça da yetişemedik.

Evlerden ekmek aldık.

*

Chevrolet, kaptıkaçtı vardı.

Fiat otobüsle çıktı burunsuz, onlar yürümedi.

Magirus kamyonları otobüse çevirdiler

*

Lastik patladı mı söküyorduk.

Dıştan yarık zaten.

Şambrel ayrı bir olay.

Şambrel zaten 8-10 tane var arabalarda.

Eski meski…

Cıvatayı içerden vuruyoruz, dışarıya cıvata yapıyoruz onu.

Sıkıyoruz iyice.

İçerde getler vardır, lastiğin kabukları mengeneyle sıkıyoruz. 

Şoför, ağzındaki sigarayla tutuşturur kaynak makinemizdeki yanan bir madde var orasına yapışır o.

Çıkarınca bekliyoruz  soğusun diye.

Soğudu mu takıyoruz.

Gidiyoruz 4 km yine bir yerde su koyuveriyor lastik.

Yok ki yeni lastik.

Kontrol ederken leğen varsa biraz hava veriyoruz, suya koyuyoruz, kaçıran yerine bakıyoruz şambrel delik mi değil mi diye hep yara oluyor zaten…

*

İstanbul 24 saat sürüyordu.

24 saat sürüyordu İstanbul, yol da yoktu ki doğru dürüst. Okumaya devam et

YILLARA VE YOLLARA ARMAĞAN OLSUN

Otobüs müzesi kurma çabasındayım…

Hatay toplantısında;

1968 model Magirus’u,

Delegelerle birlikte,

Ulaştırma Bakanımız ve Müsteşarımız da gördü.

Yanda resimlerini gördüğünüz

Otobüsü incelediler…

Kendilerinden otobüs müzesi konusunda yardım istedim.

Sayın Bakan ve Müsteşar yardım edeceğiz dediler.

Bu otobüsün hikayesini Bakana anlattım.

* * *

Ulaştırma Bakanlığımız Hurda tebliğine bir madde ekledi.

Hurda araçların sergi, fuar ve müzelerde değerlendirilebilmesinin yolunu açtı.

Bakanımız sayın Binali Yıldırım ve Müsteşar Yardımcımız sayın Talat Aydın’a teşekkür ediyorum. Okumaya devam et