REKABET BİTMEYECEK

Rekabet tarihi zengindir.

50 yıldır “rekabet” var.

50 yıl sonra da olacak…

Doğaldır bu!

***

Darwin’in “Doğal Ayıklama Yoluyla Türklerin Kökeni Üzerine” adlı kitabından.

3. Bölüm ’den aktaracağım

“Var olma kavgası, en fazla aynı türden bireyler arasında cereyan edecektir.

Zira bunlar aynı bölgelerde yaşıyorlar, aynı tür gıdaya ihtiyaç duyuyorlar ve aynı tür tehlikelere maruzdurlar…

Aynı türün üyeleri genellikle benzer alışkanlıklara ve yapılara sahip olurlar.

Birbirleriyle rekabete girdiklerinde; bunların arasındaki kavgaya kıyasla çok daha şiddetli olur…”

Gerçekten…

Otobüsçüler arasında 50 yıldır kıyasıya bir rekabet var.

GELECEK

Gelecekte, otobüsçülük var olacaktır.

Dünyada var olacaktır…

Türkiye’de var olacaktır otobüsçülük!

Gelişmiş Almanya’da, Japonya’da otobüs yatırımı yok mu?

Brezilya’da…

Güney Amerika’da…

Ortadoğu’da…

Avrupa’da otobüs yatırımı yok mu? Okumaya devam et

VAR OLMA KAVGASI

Hem sektör bazında hem firma bazında sektörü iyi analiz etmemiz lazım.

Sektörde bir tarafta senaryo yazanlar, yeniden tanımlayanlar…

Bir tarafta seyredenler var.

Bir firma, ‘ana hatlarımda iki yaşından büyük otobüs çalıştırmayacağım’ diyor.

Başka bir firma ‘pazar payımı nasıl arttırabilirim’ sorusunu soruyor.

Yeni sistemler geliştiriyor.

Koltuk sayısını düşüren firmalar var.

İki aks, üç aks otobüs tercihi yapan, ya da her ikisini birden tercih edenler var.

Sektörün nereye gideceğini düşünenler, tahmin etmeye çalışanlar var.

Şirketini geleceğe taşımak isteyenler var.

Bir de yıllardır duyduğumuz gibi, “Öldük bittik, on sene sonra 50 firma kalır” diyenler de…

Etkinler ve edilginler var.

Birisi seyrediyor; öbürü kafa yoruyor, para harcıyor, piyasayı şekillendiriyor.

Dünyada da bir şekillendirme çabası var. Amerika, İngiltere, Rusya’nın derin siyasetleri var. Bizde ‘derin devlet’ yok. Ya da başka anlamlara büründü. ‘Derin devlet’, planlama yapan geleceğini planlayan devlettir aslında.

Şirketler de öyle… Bugününü yeniden tanımlayan, geleceğini şekillendiren şirketler.

Otobüsçülükte önemli olan şirketini geleceğe taşımaktır.

Geriye baktığımız zaman çok büyük firmaların bittiğini görüyoruz.

Önemli olan benim firmam nerede olmalı? Nasıl olmalı?

On yıl sonra ben nerede olmalıyım?

Bunların hesabı yapılmalı, şikayetçi olmaktan çok… Okumaya devam et

OTOBÜS ŞİRKETLERİ ve AİLE KAVGALARI (4)

Aile şirketlerini…

Ve kavgalarını yazdık.

Otobüs şirketlerinin hepsi…

Aile şirketi.

Cumhuriyet Türkiyesiyle başladı, otobüsçülük…

Esas otobüsçülük;

Ellilerden, altmışlardan sonra gelişmeye başladı.

İş başında genellikle kurucular mevcut.

Çocuklarıyla beraber çalışsalar bile.

Şu dönemde kurucular yavaş yavaş işten ayrılıyor…

Ya kader ayırıyor ya kendileri…

Ayrılma dönemi…

Ama hepsi için değil.

* * *

Kurucu…

Dişiyle…

Tırnağıyla…

Büyük mücadeleyle…

Çoğunlukla,

Gece gündüz,

Senenin 365 günü çalışarak…

Kimisi muavinlikle,

Kimisi direksiyon sallayarak…

Kimisi ortaklıkla,

Başlayarak,

Şirketini kurdu.

Büyüttü…

Kurucu;

Şirketi…

Evladı gibi görüyor.

* * *

Bir otobüsçü ağabey; Okumaya devam et

AİLE ŞİRKETLERİ ve KAVGALARI (3)

Yurtdışından misafirlerim vardı.

Topkapı Sarayını gezdik.

Meşhur Sultanahmet köftecisinde öğle yemeği yedik.

Yanımda Has Otomotiv İdari Müdürü Zafer Yöndem  vardı.

Masada otururken duvarda bir yazı dikkatimi çekti

Yazı aynen şöyleydi “Hiçbir yerde şubemiz yoktur

Zafer bey, bak oku, “Hiçbir yerde şubemiz yoktur” diyor.

Övünüyor!..

Yeni dünyaya baktığımız zaman (Amerika) Mc Donalds, Pizza Hut, Burger King, Starbucks… her birinin binlerce şubesi var.

Ne dersin?

Altta…

Köklü bir ailenin röportajını aktarıyorum. 

BABA MUSTAFA GÜLLÜ: ŞUBE AÇMAYA HEP KARŞI ÇIKTIM

Evet. 4 oğlumla beraber bu işe başladık. Fakat daha sonra, oğullarım ille başka bir şube daha açalım diye ısrar etti. Ben de şube açmaya taraftar değilim. Çünkü, şube açmamız için bir fabrika kurmamız lazım. Ben de krediyle, faizle iş yapmak istemiyordum. Daha sonra bütün birikimlerimle ve borçlanarak fabrikayı kurduk.
– Şimdi fabrika da kuruldu. Alt yapı da oluştu. Hala şube açılmasına karşı mısınız?
– Ben, hala, şube açılmasına karşıyım. Gelen hangi talebi karşılayacaksınız. Güllüoğlu ismi altında birçok şube açıldı. Bizim işimiz, Elhamdülillah, eskisinden daha iyi gidiyor. Eğer onlar, çok iyi kaliteli işler yapsalardı bizim işimiz yarıya düşerdi. Biz, onların kötü yapmasını istemeyiz. Fakat onlar kendilerini engelliyor. Engelledikleri gibi bizim firmamıza da zarar veriyorlar.

 

‘BABAMI SEVERİM AMA SÖZÜNÜ TUTMAM’ OLUR MU?

– Anladığım kadarıyla, çocuklarınız arasında, Nadir Bey sizin için daha özel birisi…
– Evlatlar arasına ayırım olur mu? Olmaz. Ama, hangisi senin sözünü daha çok dinliyorsa onu başka seversin. “Ben babamı severim ama sözünü tutmam.” böyle bir şey olur mu hiç? Hatta, diğer kardeşlerinin yardımına koşan çocuğunu, daha bir başka seversin. Birisi kendi nefsini düşünüyorken, diğeri de kardeşlerinin yardımına koşar. Tüm bu güzel meziyetler Nadir’de daha fazla..�
– Nadir Bey işi sizden teslim aldığında, neler önerdiniz? Hangi tavsiyelerde bulundunuz? Okumaya devam et

AİLE ŞİRKETLERİ ve KAVGALARI (2)

 “HİÇBİR YERDE ŞUBEMİZ YOKTUR.”

 Türkiye de, köklü aile şirketlerinde “kuşak değişimi” zamanı…

İkinci kuşak… üçüncü kuşak… şirketlerin, işinin başına geliyor.

Aile şirketleri için zorlu bir viraj…

Bu keskin virajı alamayan bir çok büyük ve köklü şirkette;

Aile içi” kavgaları başlıyor…

Kuşak değişimi sancılı ve kavgalı geçiyor…

Çocuklar… kuzenler… gelinler… damatlar…

Birlikte çalışma kültürüne… paylaşıma… kader birliğine…

Ve en önemlisi birbirini anlama… hazım… tahammüle…

Yatkın olamıyorlar “kurucular” kadar…

Şahısların, kişiliklerinin derinliğinde saklı tabular var…

Karakter… haslet…

Maya … meşrep…

Mizaç… nefis…

Huy… tıynet… yaradılış farklılığı…

Etkili oluyor “aile içi kavga” zemininde…

Psikologların tabiriyle “bagaj” kişilerin sürekli yanlarında taşıdıkları
geçmişten gelen sorunlar… “bagaj” doludur…

Bagaj”taki yük aile şirketine de daha büyük yük…

Misal…

Uzel Makina

Dünyanın en büyük 10 şirketi arasında yer bulmuştu… Okumaya devam et

AİLE ŞİRKETLERİ ve KAVGALARI

 Geçen iki hafta önce değerli otobüsçü dostum Sabri Karataş annesini kaybetti.

Allah Rahmet Eylesin.

*

Mercedes-Benz Türk,

Otobüs firma sahiplerinin çocuklarına yönelik “Geleceğin Liderleri” eğitiminde otobüsçü dostlarla beraber Sabri Karataş’ta vardı.

Eğitim veren hocalardan “Yarının Aile Şirketleri” kitabı yazarı ve Capital Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni M. Rauf ATEŞ kurumsallaşmayı anlatıyordu.

Sabri Karataş;

Hocam dedi: Ne anlatıyorsun?

Ben bir şoförü fahiş hatasından dolayı işten atmışım.

Kurumsallaşma çabasındayım.

İşten attığım şoför gitmiş annemin dizinin dibinde oturmuş, ağlamış, sızlamış annemde beni arıyor.

Bu şoförü tekrar işe alacaksın yoksa hakkımı helal etmem.

Kardeşim, hocam, benim şirketimin

Yönetim Kurulu Başkanı Annem.

Ne kurumsallaşması.

Git kurumsallaşmayı anneme anlat.

 EŞLERİ İŞE KARIŞTIRMAMALI

 Yukarıdaki anlattığım olayda annenin talepleri vardı.

Aile şirketlerinde sadece anne değil ortakların hanımlarının arasındaki güç savaşı…

( İşadamı İshak Alaton’a soruyorlar, Rahmetli Üzeyir Garih ile bu kadar uzun yıl sorunsuz ortaklığınızın sırrı nedir diye. Alaton, “eşlerimizi görüştürmüyoruz” diyor.)

Önde durma kavgası çıkıyor.

Bazı hanımlar kocalarını etkisi altına almayı marifet sayıyor.

Sonrası malum sıkıntılar, fırtınalar, kavgalar ve şirketin çatırdamas…

 Sektörden bir örnek: Okumaya devam et