Hatay Toplantısının Ardından; AÇIK MEKTUP

DAMPİNG VE YIKICI REKABET…

Hatay Toplantısı’nda Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın konuşmalarından bir bölümünü aşağıda okuyacaksınız.

 “… Gerçekçi olmamız gerekirse bizim bu tarifelere (havayolu şirketlerine) müdahale etme yönünde düzenleme yapmamız çok zor, bu saatten sonra.

Onun yerine diğer mekanizmaları çalıştırmamız lazım.

Onun üzerinde durmamız lazım.

Biz, bir ara şöyle bir şey başlattık, maliyet esaslı tarife belirledik.

Havayolu şirketlerine dedik ki, koltuk maliyeti esasına dayanan bir hesaplama şekliyle bize müracaat edin… Onlar tabii, bunu yaptılar. Yapmaya da devam ediyorlar ancak bize geldiklerinde;

‘… bir promosyon amacıyla efendim işte 150 koltuğun sadece yüzde 10’unu şu fiyattan ve şu kadar süreyle -diyelim 1 ay süreyle- yüzde 10 koltuğu 59 liradan satacağım’ diyor beyanını böyle yapıyor.

Bunun Rekabet Kanununa aykırı bir yanı yok…

Bu bütün koltukları süresiz bir şekilde, maliyetin altında satmaya kalkarsan damping olur, bu yasak.

Rekabet Kanununa göre yasak ve kuvvetli de cezaları var…

Onun için diyor ki; ‘15 koltuk 1 ay süreyle 59 lira olacak.’

Uygulama orada da, maalesef iyi takip edilemediği için…

*

Yasal değişikliği yapamayız…

Avrupa Birliği müktesebatı bakımından da yapamayız…

Ama başka kontrol mekanizmaları geliştirebiliriz.

Mevcut kanun içerisinde bunu çalışalım…”    

KAVRAM, TANIM VE TEORİ…

Rekabet Kurumu internet sayfasından yıkıcı rekabet uygulamalarıyla ilgili yazılardan alıntılar önümüzü açıyor.

*

Rekabet hukukunun temel amacı, piyasalarda rekabetin sağlanmasıdır.

Böylelikle, artan rekabetin firmaları daha etkin olmaya zorlayacağı… Okumaya devam et

FARKLILAŞMAK…

Otobüsçüler sızlanıyor…

“Yolcu var; para yok…”

“Kâr yok…”

“Kazanamıyoruz…”

Veya…

“Az kazanıyoruz…”

Otobüsçülerin durumu böyle.

Peki, dünyada durum ne?

Diğer sektörlerde farklı mı?

*

Otomotivde…

Pazar var… ama kârlılığı ne durumda?

Hırçın rekabet yüzünden kâr düştü…

Pazar payı peşinde koşarken…

Şirketi batırmayacağız.

Pazar payı düşmesin diye…

*

Sigorta sektörü…

Hedef pazar payını arttırmak olunca…

Rekabet, fiyat etrafında odaklanıyor.

En büyük sorunumuz kârsızlık…

*

Dünyada; bütün sektörlerde, kâr oranı düşmekte.

Türkiye’de de düşmekte…

İhracatta kârlılığımız sürekli düşüyor…

Sadece otobüsçülükte değil; her sektörde!

Diğer sektörlerdeki arkadaşlarınıza sorun; onlar da “kârsızlık”tan yakınacak.

*

Olaya sadece garajdan bakmayın.

Bütün sektörler aşağı yukarı aynı.

Bu, neden böyle?

Neden az kâr?

Artan rekabet sonucunda her sektörde çoğalan firma ve marka sayısı…

Sırf otobüsçülükte değil ki!

…Ve çoğalan ürünler…

Artan hizmetler…

Bir de, iş yapma modelleri…

Birbirine benzeyen iş yapma şekilleri…

Otobüsçüler de böyle.

İş yapma şekli birbirine benziyor.

Genelde “farklılaşanlar” var ama, onların sayısı az… Okumaya devam et