TARİHTEN HAZİN BİR YAPRAK

Bir otobüs firması düşünün…

Bilette Otobüs resminin üstünde

LÜKS” kaşesi mevcut…

Bir kaşe daha var

terminallerden hareket saati 22:30’dur.

Biletin üstündeki haritada

firmanın çalıştığı güzergahlar var…

Münih’ten… Beyrut’a kadar…

Zamanın en konforlu otobüsleri…

Gerçek “otobüs”le dünya çapında bir hizmet…

Firmanın özel garajı var…

Şehir içinde terminali şık bir villa…

*

Biletin ortasında bir nüshada

“işletmemiz hakkında görüş ve düşüncelerinizi

bir dahaki seyahatlerinizde faydalı olabilmek üzere

lütfen notlarınızı istek ve şikayet kutusuna atınız.” yazıyor.

 Çok önemli bir ibarede kırmızı ile yazılmış

“Telefonlarımıza müracaatınızda biletleriniz

derhal adresinize gönderilir”.

Ayrıca

Markamız teminatımızdır yazısı mevcut.

Şirketin kaşesi ve kaşede ödenmiş sermayesi

1 milyon 500 bin lira.

Ayrıca, 36 koltuklu oturum planı elle çizilmiş.

Bilet 5-6 kuponlu

Aynen “uçak bileti”…

Bir de yolcu sigortalı.

Geniş bir ufuk…

Ufuk…

Bu gün “Vizyon” deniyor…

1960’ları anlatıyorum!

Evet

Bu firma Jet Turizm…

Fikret Başkurt’tan nakledeyim Okumaya devam et

GÜREŞÇİLER OTOBÜSÇÜLÜĞE SOYUNDULAR

Jet Turizm,

1960’lı yılların başında,

Ankara-İstanbul hattında

burunsuz otobüs,

yatar koltuk ve

hostesli servisi

başlatmıştı.

Magirus otobüslerle

35 lira olan yolcu bilet fiyatı,

diğer şirketlerde

20-25 lira arasında idi…

Magirusların geldiğini

otobüsleri görmeden

anlardınız…

Zira hava soğutmalı

Deutz motorlar adeta

jet motoruna benzer

bir uğultu çıkarırdı…
Havalı Apollo Magiruslar

kendi zamanlarında

büyük sükse yapmıştı…

 1965 senesinde

Gazanfer Bilge

İstanbul-Ankara hattında saat başı

otobüs kaldırmaya başladı,

bilet fiyatını da 15 lira yaptı…

Neticede büyük atak yaptı…

Rakip şirketlerden farkı Okumaya devam et

OTOBÜS TARİHİNİN BELGELERİ-BİLETLER-5-

 JET TURİZM VE MAS TURİZM

 Geçen hafta Jet Turizm’in hazin hikâyesini yazmıştım.

 Aşağıda Babam’dan Jet Turizm ve Mas Turizm ile ilgili bana anlattıklarını bulacaksınız.

 Mehmet Selim KARA anlatıyor:

 Jet vardı. Zeki Bayraktarlar’ın, çok büyüktü… Öncüydü…

Ben işe çok düşkünüm, nasıl kontrol ediyorsam… O da aynı… bir gün araba kalkarken İsmail amcanla beraber Etlik Garajına (Ankara’da eski garaj 1961) Zeki beyi ziyarete gittik.

Zeki bey hep iş başında duruyorsun dedim.

“Ya kardeşim; bakmazsan şoför bakmaz, muavin bakmaz, yolcu kırılır biz burada bir numarayız…”

 Öyle işini takip ediyordu.

 Günlerden cumartesi günü… Zeki Bey geliyor, zannedersem aylık dağıtacak… kasayı açamıyor. Uğraşıyor uğraşıyor kasa açılmıyor.

 Ondan sonra gidiyor İş Bankası’na kapısına girmeden evvel iki uçak çarpıştı biri Ulus meydanında düştü, iş bankasının üzerine ve orada öldü. Kasa açılsa gitmeyecekti. Kardeşi İsmail yıkıldı bunlar telaşla cenazeyi aldılar.

Geldi ertesi gün aynı anahtarı soktu açtılar kasayı… Kardeşinin ifadesi bu. İsmail Bayraktaroğlu’nun.

* * *

MAS’ın kurulmasını A dan Z’ye kuruluşunu biliyorum.

Mehmet Hanoğlu, şoförler ve otomobilciler federasyonu başkanı idi.

1950’li yıllarda, Chevrolet, Scania, MAN, Volkswagen bayiliği vardı.

Hanoğlu ile tanışmam yedek parça alırken oldu…

Parçaya ihtiyacın varsa belediyeye gidiyorsun veyahut trafik… belge alıyorsun…

1956’da Antakya’da trafik oldu.

Eski parçaları görüp belge verilirdi… parça ihtiyaç belgesi…

İthalatçısından esas birinci elden veya parçacıdan alamıyorsun.

El altından karaborsa satılırdı yedek parçalar…

 Hanoğlu ile samimi dost olduk…

“Parça geldiği zaman ne ihtiyacın varsa gel al.” derdi. Belirli bir dostluk oldu. Okumaya devam et