REKABET BİTMEYECEK

Rekabet tarihi zengindir.

50 yıldır “rekabet” var.

50 yıl sonra da olacak…

Doğaldır bu!

***

Darwin’in “Doğal Ayıklama Yoluyla Türklerin Kökeni Üzerine” adlı kitabından.

3. Bölüm ’den aktaracağım

“Var olma kavgası, en fazla aynı türden bireyler arasında cereyan edecektir.

Zira bunlar aynı bölgelerde yaşıyorlar, aynı tür gıdaya ihtiyaç duyuyorlar ve aynı tür tehlikelere maruzdurlar…

Aynı türün üyeleri genellikle benzer alışkanlıklara ve yapılara sahip olurlar.

Birbirleriyle rekabete girdiklerinde; bunların arasındaki kavgaya kıyasla çok daha şiddetli olur…”

Gerçekten…

Otobüsçüler arasında 50 yıldır kıyasıya bir rekabet var.

GELECEK

Gelecekte, otobüsçülük var olacaktır.

Dünyada var olacaktır…

Türkiye’de var olacaktır otobüsçülük!

Gelişmiş Almanya’da, Japonya’da otobüs yatırımı yok mu?

Brezilya’da…

Güney Amerika’da…

Ortadoğu’da…

Avrupa’da otobüs yatırımı yok mu? Okumaya devam et

BİR ABİN OLARAK…

İstanbul Erkek Lisesinden mezun olur

Boğaziçi Üniversitesinde

Makine Mühendisliği eğitimini tamamlar.

Almanya’ya mastır yapmaya Alman bursuyla gider.

10 yıl sonra Türkiye’ye gelmeğe karar verir.

Mercedes-Benz Türk ile iş görüşmesi yapar.

Ethem Göçaydın;

“Bu görev için fazla kalifiyesiniz.”

Bu esnada Semih Şenol içeri girer ve tanışırlar.

Hakan Bulak teşekkür edip gider.

Şenol, Çetin Atsür’e:

– Almanya’dan birisi işe başvurmuş

   Lütfen onunla görüşün .

Hakan Bulak Almanya’ya dönüşüne bir gün kala tekrar davet edilir.

Teknik Direktör Atsür ile görüşmek üzere…

Sohbet uzar…

Hakan Bulak,

Davutpaşa toz toprak içinde…

Küçücük bir fabrika.

İsim büyük ama…

Bana çekici gelmedi.

Arçelik’i gidip görmüşüm yeşillikler içinde modern tesisler…

Ben İstanbul Erkek Lisesi mezunuyum…

Çetin Bey’de

Asistanı olarak yanına almak istiyor

Çetin Atsür insan sarrafı görüşmemizin sonunda;

 – Bir abin olarak sana tavsiye ediyorum

   Bu görevi kabul et.

Sözünü dinledim 1992 yılında,

32 yaşında Mercedes-Benz Türk’te göreve başladım.”

ÖLÜM FERMANI…

10 yıl Mercedes-Benz Türk’te çalıştı

En son görevi Kalite Müdürlüğüydü.

2002’de Almanya da Daimler-Benz Dünya otobüs fabrikalarının

Kalite Müdürü olur…

Bu görevi kabul ettiğinde

Kimi arkadaşları;

“Sen ölüm fermanını imzalıyorsun Almanya’da ayakta kalman mümkün değil”

Destekleyenlerde oldu.

Hakan Bulak, Çetin Atsür’ün

“Engel tanımayan ekip”indendi…

 Bu bağlamda sözü

Çetin Atsür’e bırakalım:

“Kendimize güvendik…

Arkadaşlar…

Arkamızda arkadaş var…

Arkalarında hep biz vardık.

Bunu hissettiler…

Biliyorlar…

Birbirimize güvendik.

Bu karşılıklı güven gittikçe bizi güçlendirdi.

Ama kesinlikle kibire… kendimizi beğenmeye yer yoktu.

Hep gururla çalıştık. Okumaya devam et

ANILARIMIZI YAZALIM

Sektör hakkında “bildiklerinizi anlatın”

demiştik…

Hatta,“yazın” demiştik.

Geçenlerde Halil Ak ziyaretimize geldi.

Bazı anekdotlar nakletti.

İşte Halil Ak’ın anlattıkları:

Yıl 1951…

İsmetpaşa-Gerede arası çalışıyorum.

1942 model bir Chevrolet’im var.

Kamyondan bozma.

Çadırlı-tenteli…

Koltuk yerine karşılıklı iki sıra tahta koyardık.

İnsanlar otururdu.

Tahtaların altına da Karabük’ten gelen demirleri yerleştirirdik.

Hem insan taşırdık, hem yük…

O zamanlar, Karabük ile Gerede arasında yol yoktu.

Gece saat 02’de Karabük treni gelirdi İsmetpaşa’ya.

Treni karşılar; yolcuyu, yükü alırdık.

İsmetpaşa-Gerede arası 55 kilometre.

55 kilometre yol, 2.5 saat sürerdi.
Gerede’nin kışı yaman olurdu.
Arabada kalorifer yok. İnsanlar donmamak

için battaniyelere sarınırdı.

Sonraları, egzoz borusunu

arabanın içinde dolaştırıp kalorifer yaptık.

Bu durum 63-64’e kadar sürdü.

Alışana kadar, çok kişi elini, bacağını yaktı.

56 senesine kadar, Avrupa’dan gelen
otobüslerde bile kalorifer yoktu.

Sene 53…

Allah rahmet eylesin; Ahmet Veli Menger‘den iki kamyon aldım.

Bursa’da otobüs kasası yaptırdım.

Bir araba krank kırdı.

Krank yok… Piston yok…

O günler “yokluk” devriydi.

Mengerler’e gittim,

“Siz bu arabayı getirip sattınız, parçası yok.

Ne iş” dedim. Okumaya devam et

Güven Duymak…

 GEÇEN hafta Yemen’le ilgili izlenimlerimi aktarmıştım.

Bu ilginç ülkede “otobüsçülük” ve “trafik” hakkında gördüklerimi ve yaşadıklarımı yazmıştım.

Bu hafta sizlere, Yemen’de otobüs tamiri nasıl yapılıyor, “sigortacılık” ve “garanti hizmetleri” ne durumda, onları nakledecektim.

Okumaya devam et