OTOBÜSÇÜLÜK JARGONU (2)

 OTOBUSÇÜLÜĞÜN jargonuna “yapma otobüs”le başladık.

“Bülent?

“Boynuzlu” şeklinde devam ettik.

…Ve dilimize yerleşmiş onlarca kelime aklıma geldi bir anda.

Tespit ettiğim deyimlerin bir kısmını geçen hafta bu köşede yayınladık

Tabii, yerimiz yetmedi.

Daha ne kelimeler, ne deyimler var…

“Otobüsçülüğün jargonu”…

“Otobüsçülüğün argosu”…

“Garajın argosu” bitecek gibi değil.

Sektör mensuplarının “yaratıcı zekâ” sı sürekli yeni kelimeler

yeni deyimler üretiyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Yani; argonun etkisinde, üstü kapalı meslek deyimleri.

İnce bir zekâ ve espri anlayışının ürünü.

Bir çeşit şifre!

Argo, dilin en dinamik alanı.

En yaratıcı zemini…

“Araba” yani otobüs…

“Arabacı” da otobüsçü…”Arabayı koşturmak” otobüs çalıştırmak.

Otobüsün sefer yapmasını sağlamak.

“Araba kaldırmak” otobüsü sefere göndermektir.

“Yolu dövmek” sürekli aynı hatta çalışmak.

“Tek tabanca” bir hatta tek firmanın olması…

“Kafa kafaya” ayrı firmaların, aynı gü­zergâha, aynı saatte sefer düzenlemeleri…

‘Tapa” yani boş koltuğu olmayan
otobüs.

 “Çakılı” da; dolu, yolcusu tam otobüs. “Paket” bütün koltuklan dolu otobüs.

“Paket servis” doluluk oranı yüksek servis…

“Misafir” bedava bilet kullanan yolcu. Biletin ücret kısmına “misafir” yazılır.

“Ördek” yoldaki yolcunun adıdır.

“Mini etek” ilk çıkan Magirus küçük otobüsler tamponsuzdu.

Tamponsuz otobüse “mini otobüs” deniyordu.

“Semerli otobüs” eski 302 döneminde klimalı otobüsün adıydı.

Klima otobüsün üstüne yerleştirildiği için böyle bir yakıştırma yapılmıştı.

“1.5 kat” dendiğinde başkası bina diye düşünür ama otobüsçü bunun “yüksek kabin” olduğunu bilir.

“Kuru hava” meteorolojik bir deyim değil. “Kuru hava” 302 döneminde hidrolik fren yerine, Okumaya devam et

SİNEMALI CİVAN JET

Eski otobüsçülerden Cengiz Civan ziyaretime geldi.

1960 senesinde Civan otobüsleri vardı.

Sinemalı Civan Jet Otobüsleri…

Zamanının iyi firmalarındandı.

Bilet satış yerleri;

İstanbul – Sirkeci Orhaniye Cad.

Kadıköy Arabalı Vapur İskelesi

Üsküdar Yeni Çarşı Ağzı

Laleli Ordu Caddesi

Ankara Etlik Garajlar

Sıhhiye Etibank Arkası

Otobüsçülüğün 60’lı yıllarında bu yerler önemliydi.

*

Sinemalı otobüsü başlatan Civan Jet’ti.

Şoförün arkasından perde inerdi

Otobüsün ortasında sinema makinesi çalışırdı.

Sessiz filmlerdi bunlar.

*

Cengiz Bey’den (Cengiz Civan) nakledeyim.

“Meraklıydım…

Bu merak herkesin işi değil

Kendim bile İzmir’e gittim…

Fuar’a…

Küçük makinem vardı.

Sinema makinem…

Oradaki paraşüt kulesine çıktım.

Amerikalılarla film çektik…

Ben ne lisan bilirim ne bir şey…

Türkçe’yi ancak konuşuyordum.

İzmir Fuarı’nı çektik.

Filmi getirdim arabada oynattım…

Herkes bakıyor “Aa, kamyona bak!

Otomobile bak!… Okumaya devam et

TARİHTEN HAZİN BİR YAPRAK

Otobüsçüler sızlanıyor…

Bir otobüs firması düşünün…

Bilette Otobüs resminin üstünde “LÜKS” kaşesi mevcut…

Bir  bilette Form 1… başka bilette de Form 2 yazısı var…

Otobüs farkını belirtmek için…

Bir kaşe daha var, terminallerden hareket saati 22:30’dur.

Biletin üstündeki  haritada firmanın çalıştığı güzergahlar var…

Münih’ten… Beyrut’a kadar…

Zamanın en konforlu otobüsleri…

Gerçek “otobüs”le dünya çapında bir hizmet…

Firmanın özel garajı vardı…

Villa terminaldi…

geniş” bir “ufuk”…

Ufuk… bu gün “vizyon” deniyor…

*

Biletin ortasında bir nüshada; “işletmemiz hakkında görüş ve düşüncelerinizi bir dahaki seyahatlerinizde faydalı olabilmek üzere lütfen notlarınızı istek ve şikayet kutusuna atınız.” yazıyor.

 

Çok önemli bir ibarede kırmızı ile yazılmış “Telefonlarımıza müracaatınızda biletleriniz derhal adresinize gönderilir”.

 

Biletin arka sayfasında 15 kuruşluk damga pulu, şirketin kaşesi ve kaşede ödenmiş sermayesi 1 milyon 500 bin lira.

Ayrıca, 36 koltuklu oturum planı elle çizilmiş.

Markamız teminatımızdır yazısı mevcut.

Ankara-Ulus Terminal

Kızılay Terminal

Sıhhıye Maltepe Acentamız

Cebeci Acentemiz

Garajlar

Bayraktaroğlu Garajı (Yani özel garajı)

İstanbul-Taksim Terminal

Aksaray Acentamız

Sirkeci Acentamız

Kadıköy Acentamız

Bilet 5-6 kuponlu

Aynen “uçak bileti”…

 

Türker Başkurt ağabeyimize soruyorum:

Jet turizm”i…

Hafızasında kalanları anlatıyor: Okumaya devam et

OTOBÜS TARİHİNİN BELGELERİ BİLETLER – 1960’LI YILLAR-3-

Dikkat ederseniz gündüz ayrı gece ayrı telefon numaraları var biletlerde.

En son servis 18:00-19:00’da kalkardı garajdan.

O saatten sonra garaja yakın terminalden  hizmet verirdi.

Dolayısı ile gece gündüz telefonları farklı olurdu.

 Sinemalı otobüsü başlatan Hakiki Koç ve Civan Jet’ti.

Şoförün arkasından perde inerdi en arakadan da sinema makinesi çalışırdı.

Bildiğim kadarıyla sessiz filmlerdi bunlar.

Sinemalı Civan iyi bir firmaydı.

Hendek’te bir kamyonla çarpıştıktan sonra inişe geçti.

Hazin bir sondu.

Asit yüklü tanker ile çarpışmıştı

 

JET OTOBÜSLERİ

 

–          Sessiz – Süratli – Emniyetli

 

Çok ilginç bir not 1960’lı biletin üstünde şu ibare var.

“Biletleriniz, telefonlarımıza müracaatla adresinize gönderilir”

 

SİNEMALI HAKİKİ KOÇ OTOBÜSLERİ

 

–          İzmir telefon numarası gündüz 25123

–          Müracaatlarınızı ve siparişlerinizi gece telefon 25125 bildiriniz.

 

SİNEMALI CİVAN JET

 

Bilet satış yerleri

–          İstanbul – Sirkeci Orhaniye Cad.

–          Kadıköy arabalı vapur iskelesi

–          Üsküdar yeni çarşı ağzı

–          Laleli ordu caddesi

–          Ankara Etlik garajlar

–          Sıhhiye Etibank arkası

 

Bilet satış terminaller

Otobüsçülüğün 60 yıllarında da bu yerler önemliydi. Okumaya devam et

FARKLILAŞMAK…

Otobüsçüler sızlanıyor…

“Yolcu var; para yok…”

“Kâr yok…”

“Kazanamıyoruz…”

Veya…

“Az kazanıyoruz…”

Otobüsçülerin durumu böyle.

Peki, dünyada durum ne?

Diğer sektörlerde farklı mı?

*

Otomotivde…

Pazar var… ama kârlılığı ne durumda?

Hırçın rekabet yüzünden kâr düştü…

Pazar payı peşinde koşarken…

Şirketi batırmayacağız.

Pazar payı düşmesin diye…

*

Sigorta sektörü…

Hedef pazar payını arttırmak olunca…

Rekabet, fiyat etrafında odaklanıyor.

En büyük sorunumuz kârsızlık…

*

Dünyada; bütün sektörlerde, kâr oranı düşmekte.

Türkiye’de de düşmekte…

İhracatta kârlılığımız sürekli düşüyor…

Sadece otobüsçülükte değil; her sektörde!

Diğer sektörlerdeki arkadaşlarınıza sorun; onlar da “kârsızlık”tan yakınacak.

*

Olaya sadece garajdan bakmayın.

Bütün sektörler aşağı yukarı aynı.

Bu, neden böyle?

Neden az kâr?

Artan rekabet sonucunda her sektörde çoğalan firma ve marka sayısı…

Sırf otobüsçülükte değil ki!

…Ve çoğalan ürünler…

Artan hizmetler…

Bir de, iş yapma modelleri…

Birbirine benzeyen iş yapma şekilleri…

Otobüsçüler de böyle.

İş yapma şekli birbirine benziyor.

Genelde “farklılaşanlar” var ama, onların sayısı az… Okumaya devam et

Suudi Arabistan’daydım

 SUUDİ ARABİSTAN, Türkiye’den üç misli büyük bir coğrafyaya sahip.

Bu coğrafyanın dörtte biri çöl…

Aslında şehir merkezleri, dağlık birkaç bölge ve az da olsa tarım arazisi dışında her yer sahra.

Haritadaki adı, Rubu-ül Hali… Bunun Türkçe’si “boş çeyrek” demek..

Çöl-çorak… Ne derseniz deyin, ama bir “yaşam” var.

Okumaya devam et