AYAKLARIM BENİ DAVUTPAŞA’YA GETİRDİ…

Sene 1969…

Teknik Elemana ihtiyaç duyuluyordu Türkiye’de…

Almanya’dan Türkiye’ye döndüğünde;

Üç şirkete müracaat eder.

Sungurlar Kazan Fabrikası

Ereğli Demir Çelik Fabrikası,

Otomarsan…

Üçünden de olumlu sonuçlar alır…

Murat Çorbacı:

“Açıkçası gönlüm

Demir Çelik fabrikasındaydı.

Ama sabahleyin kalktığımda…

Nereye gideceğimi bilmiyordum.

Hangisi hayırlısıysa o olsun…

Üsküdar’dan yola çıktım.

Ayaklarım beni Davutpaşa’ya getirdi.

Ve o gün Otomarsan’da iş başı yaptım.

21 Haziran 1969 günü…

Şansa güvenmek lazım.

Otuz iki yılın üzerinde çalıştım…”

FABRİKAYI NE ZAMAN GEZECEĞİZ…

“Ben fabrikaya girdiğim gün,

Şükrü Aksu benimle ilgilendi.

Kahvemizi, çayımızı içtikten sonra;

– Gel fabrikayı gezelim dedi.

Biraz gezdik…

Ofisine döndük oturduk.

– Şükrü Bey, fabrikayı ne zaman gezeceğiz?

– Fabrikayı gezdik ya…

– Fabrika bu mu?

İşte benim gördüğüm küçücük bir atölyeydi.”

 Evet!

Küçücük atölyeydi Davutpaşa

O 302’nin beşiği… Okumaya devam et

BİTMEYEN YOLCULUK…

Mercedes-Benz Türk çok önemli bir projeyi hayata geçirdi.

“geleceğin liderleri” kurumsallaşma, farkındalık eğitimi…

Babalar ve oğullar… Evlatlar…

Dede ve torun…

Geleceğin otobüsçülerine eğitim verildi… Veriliyor…

İkinci… Üçüncü kuşak otobüsçülere…

Programda beş haftalık eğitim;

İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikası gezisi…

Almanya’daki Mercedes Otobüs Fabrikası ziyareti…

 Mercedes-Benz Müzesi…

Eğitim, katılımcılara sertifika verilmesi ile son buluyor.

Proje yeni katılımcılarla sürecek.

HER ŞİRKETE NASİP DEĞİL…

Bu projenin ilk eğitiminde ben de, çocuklarımla beraber bulundum.

Otomarsan’ın ilk müşterileri,

Duayenler de vardı…

Sohbetler oldu.

Necip Kartal:

“İstanbul’a geldiğimizden beri aynı berbere giderim…

Öldü, şimdi oğlu berber oldu, ona gideriz.

Mercedes de kurulduğundan beri müşterisiyim.”

İLK İŞÇİLERDEN…

1968’den beri çalışıyor…

Evet…

Otomarsan’ın…

Bugünkü adıyla Mercedes-Benz Türk’ün 40 yıllık müşterisi olan otobüsçüler var.

Doğru!

Benim ailem de kuruluşundan beri Mercedes’in müşterisi…

Her şirkete nasip değil… Okumaya devam et

BİR ABİN OLARAK…

İstanbul Erkek Lisesinden mezun olur

Boğaziçi Üniversitesinde

Makine Mühendisliği eğitimini tamamlar.

Almanya’ya mastır yapmaya Alman bursuyla gider.

10 yıl sonra Türkiye’ye gelmeğe karar verir.

Mercedes-Benz Türk ile iş görüşmesi yapar.

Ethem Göçaydın;

“Bu görev için fazla kalifiyesiniz.”

Bu esnada Semih Şenol içeri girer ve tanışırlar.

Hakan Bulak teşekkür edip gider.

Şenol, Çetin Atsür’e:

– Almanya’dan birisi işe başvurmuş

   Lütfen onunla görüşün .

Hakan Bulak Almanya’ya dönüşüne bir gün kala tekrar davet edilir.

Teknik Direktör Atsür ile görüşmek üzere…

Sohbet uzar…

Hakan Bulak,

Davutpaşa toz toprak içinde…

Küçücük bir fabrika.

İsim büyük ama…

Bana çekici gelmedi.

Arçelik’i gidip görmüşüm yeşillikler içinde modern tesisler…

Ben İstanbul Erkek Lisesi mezunuyum…

Çetin Bey’de

Asistanı olarak yanına almak istiyor

Çetin Atsür insan sarrafı görüşmemizin sonunda;

 – Bir abin olarak sana tavsiye ediyorum

   Bu görevi kabul et.

Sözünü dinledim 1992 yılında,

32 yaşında Mercedes-Benz Türk’te göreve başladım.”

ÖLÜM FERMANI…

10 yıl Mercedes-Benz Türk’te çalıştı

En son görevi Kalite Müdürlüğüydü.

2002’de Almanya da Daimler-Benz Dünya otobüs fabrikalarının

Kalite Müdürü olur…

Bu görevi kabul ettiğinde

Kimi arkadaşları;

“Sen ölüm fermanını imzalıyorsun Almanya’da ayakta kalman mümkün değil”

Destekleyenlerde oldu.

Hakan Bulak, Çetin Atsür’ün

“Engel tanımayan ekip”indendi…

 Bu bağlamda sözü

Çetin Atsür’e bırakalım:

“Kendimize güvendik…

Arkadaşlar…

Arkamızda arkadaş var…

Arkalarında hep biz vardık.

Bunu hissettiler…

Biliyorlar…

Birbirimize güvendik.

Bu karşılıklı güven gittikçe bizi güçlendirdi.

Ama kesinlikle kibire… kendimizi beğenmeye yer yoktu.

Hep gururla çalıştık. Okumaya devam et

BİR DİLEK TUTUN… BİR “YILDIZ” DAHA KAYDI…

‘Kısmet buraya kadarmış…’

Sekiz sene kalite kontrol müdürlüğü yaptı… Bunun örneği yok… Şirket tarihinde.

Dokuz sene imalat müdürlüğü yaptı… Bunun örneği yok…

Dört buçuk sene asistanlık yaptı…

Bunun örneği yok.

Şimdiki görevi iki müdürlüğün birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir görevdi.

Bir taraftan, Ekrem Çorman’nın uhdesinde yıllardır son derece başarılı bir şekilde yürümüş olan teknik hizmetler müdürlüğü.

Diğeri de Ahmet Bodur’un ondan evvel Selamettin Koşan’ın yürütmüş oldukları… ondan da evvel Verner Denzinger’in  planlama bölümü. (Otomarsan’ın kuruluşundaki ilk planlama müdürü)

Bu görevine 1 Nisan 2007 yılında atandı.

Viyana Teknik Üniversitesi Makine ve Endüstri bölümü mezunu.

 İşte Semih Şenol…

24 yıl başarıyla çalıştı…

Otomarsan’a nasıl girdiğini kendisinden dinleyelim…

“Latifçiğim ben bu şirkete 1 Temmuz 1986 yılında sevgili ve çok değerli direktörümüz Çetin Atsür’ün ilk asistanı olarak geldim.

Arçelik A.Ş’de çalışıyordum.

O dönemde Otomarsan, bir büyüme hamlesi içindeydi. Aksaray fabrikasının inşaatı sürüyordu.

Bende masa başında konstrüksiyon mühendisi olarak çalışmak istemiyordum. Bu itibarla Otomarsan ihtiyacı ve benim ihtiyacım örtüştü. Çetin Bey’le ilk o mülakata gittiğim gün tanıştım. Benim patronum olacağını bilmeden… Okumaya devam et