CARL VE BERTHA BENZ (1)

Geçen hafta Mercedes isminin öyküsünü yazmıştım…

Carl Benz ve Gottlieb Daimler Birbirinden bağımsız çalışan iki mucit…

 Ürettikleri motor ve araçlara kendi isimlerini verdiler.

“Benz” ve “Daimler” Sonra bir araya gelip Daimler-Benz’i kurdular…

Otomobillerinin ismi de “Mercedes-Benz” oldu. Demiştim…

Yazıda bir cümle eksik çıktı…

Carl Benz ve Gottlieb Daimler Hayatları boyunca bir araya gelmediler…

Hatta tanışmadılar ama kurdukları şirketler birleşti…

Carl ve Bertha Benz Bertha 23 yaşındayken Carl Benz ile evlenir.

Evlendikten 14 yıl sonra Carl Benz 3 tekerlekli ve

gazla çalışan motorlu aracını icat eder…

Patent başvurusunu yapar

Bu patent otomobilin ve otobüsün doğum belgesidir.

Benz başarmıştır… Kolay olmamıştır. Zorlu bir süreçtir.

Ciddi başarısızlıklar da yaşamıştır: Moral bozukluğu… Kuşku… Güven sarsılması… Başaramama korkusuna kapıldığı anlarda İmdadına Bertha yetişmiştir.

Bertha’nın güçlü iradesi Eşinin başaracağına olan Sarsılmaz inancı, Soğukkanlılığı, Sonsuz desteği, Carl Benz’in hayalini gerçekleştirmesine ciddi katkı sağlamıştır.

Büyük bedeller de ödemiştir.

Bu Hayalperestle Evlenme! Okumaya devam et

LÜTUF ve ZERAFET…

Fransa’da yaşayan tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu

Emil Jellinek kızına

Mars gezegeninin İspanyolca ismini verir…

“Mercedes”

Kelime anlamı, lütuf ve zarafettir.

LÜTUF ve ZERAFET…

Fotoğraftaki kızı tanıdınız mı?

Gerçi ismini biliyorsunuz…

Tüm Dünya’nın bildiği gibi…

Bu kız kim mi?

Hikâyesini anlatayım…

***

Fransa’da yaşayan tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu

Emil Jellinek kızına

Mars gezegeninin İspanyolca ismini verir…

“Mercedes”

Kelime anlamı, lütuf ve zarafettir.

***

1897 yılında

Emil Jellinek

Daimler fabrikasını ziyaret eder… ve bir otomobil satın alır… Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içindedir Jellinek.

Bu otomobille Fransa’da büyük ilgi toplar…

1899’da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük kızı “Mercedes”in adını vererek Nice’te bir yarışa katılır ve birinci olur… Okumaya devam et

BİR ABİN OLARAK…

İstanbul Erkek Lisesinden mezun olur

Boğaziçi Üniversitesinde

Makine Mühendisliği eğitimini tamamlar.

Almanya’ya mastır yapmaya Alman bursuyla gider.

10 yıl sonra Türkiye’ye gelmeğe karar verir.

Mercedes-Benz Türk ile iş görüşmesi yapar.

Ethem Göçaydın;

“Bu görev için fazla kalifiyesiniz.”

Bu esnada Semih Şenol içeri girer ve tanışırlar.

Hakan Bulak teşekkür edip gider.

Şenol, Çetin Atsür’e:

– Almanya’dan birisi işe başvurmuş

   Lütfen onunla görüşün .

Hakan Bulak Almanya’ya dönüşüne bir gün kala tekrar davet edilir.

Teknik Direktör Atsür ile görüşmek üzere…

Sohbet uzar…

Hakan Bulak,

Davutpaşa toz toprak içinde…

Küçücük bir fabrika.

İsim büyük ama…

Bana çekici gelmedi.

Arçelik’i gidip görmüşüm yeşillikler içinde modern tesisler…

Ben İstanbul Erkek Lisesi mezunuyum…

Çetin Bey’de

Asistanı olarak yanına almak istiyor

Çetin Atsür insan sarrafı görüşmemizin sonunda;

 – Bir abin olarak sana tavsiye ediyorum

   Bu görevi kabul et.

Sözünü dinledim 1992 yılında,

32 yaşında Mercedes-Benz Türk’te göreve başladım.”

ÖLÜM FERMANI…

10 yıl Mercedes-Benz Türk’te çalıştı

En son görevi Kalite Müdürlüğüydü.

2002’de Almanya da Daimler-Benz Dünya otobüs fabrikalarının

Kalite Müdürü olur…

Bu görevi kabul ettiğinde

Kimi arkadaşları;

“Sen ölüm fermanını imzalıyorsun Almanya’da ayakta kalman mümkün değil”

Destekleyenlerde oldu.

Hakan Bulak, Çetin Atsür’ün

“Engel tanımayan ekip”indendi…

 Bu bağlamda sözü

Çetin Atsür’e bırakalım:

“Kendimize güvendik…

Arkadaşlar…

Arkamızda arkadaş var…

Arkalarında hep biz vardık.

Bunu hissettiler…

Biliyorlar…

Birbirimize güvendik.

Bu karşılıklı güven gittikçe bizi güçlendirdi.

Ama kesinlikle kibire… kendimizi beğenmeye yer yoktu.

Hep gururla çalıştık. Okumaya devam et