REKABET BİTMEYECEK

Rekabet tarihi zengindir.

50 yıldır “rekabet” var.

50 yıl sonra da olacak…

Doğaldır bu!

***

Darwin’in “Doğal Ayıklama Yoluyla Türklerin Kökeni Üzerine” adlı kitabından.

3. Bölüm ’den aktaracağım

“Var olma kavgası, en fazla aynı türden bireyler arasında cereyan edecektir.

Zira bunlar aynı bölgelerde yaşıyorlar, aynı tür gıdaya ihtiyaç duyuyorlar ve aynı tür tehlikelere maruzdurlar…

Aynı türün üyeleri genellikle benzer alışkanlıklara ve yapılara sahip olurlar.

Birbirleriyle rekabete girdiklerinde; bunların arasındaki kavgaya kıyasla çok daha şiddetli olur…”

Gerçekten…

Otobüsçüler arasında 50 yıldır kıyasıya bir rekabet var.

GELECEK

Gelecekte, otobüsçülük var olacaktır.

Dünyada var olacaktır…

Türkiye’de var olacaktır otobüsçülük!

Gelişmiş Almanya’da, Japonya’da otobüs yatırımı yok mu?

Brezilya’da…

Güney Amerika’da…

Ortadoğu’da…

Avrupa’da otobüs yatırımı yok mu? Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLÜK JARGONU (2)

 OTOBUSÇÜLÜĞÜN jargonuna “yapma otobüs”le başladık.

“Bülent?

“Boynuzlu” şeklinde devam ettik.

…Ve dilimize yerleşmiş onlarca kelime aklıma geldi bir anda.

Tespit ettiğim deyimlerin bir kısmını geçen hafta bu köşede yayınladık

Tabii, yerimiz yetmedi.

Daha ne kelimeler, ne deyimler var…

“Otobüsçülüğün jargonu”…

“Otobüsçülüğün argosu”…

“Garajın argosu” bitecek gibi değil.

Sektör mensuplarının “yaratıcı zekâ” sı sürekli yeni kelimeler

yeni deyimler üretiyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Yani; argonun etkisinde, üstü kapalı meslek deyimleri.

İnce bir zekâ ve espri anlayışının ürünü.

Bir çeşit şifre!

Argo, dilin en dinamik alanı.

En yaratıcı zemini…

“Araba” yani otobüs…

“Arabacı” da otobüsçü…”Arabayı koşturmak” otobüs çalıştırmak.

Otobüsün sefer yapmasını sağlamak.

“Araba kaldırmak” otobüsü sefere göndermektir.

“Yolu dövmek” sürekli aynı hatta çalışmak.

“Tek tabanca” bir hatta tek firmanın olması…

“Kafa kafaya” ayrı firmaların, aynı gü­zergâha, aynı saatte sefer düzenlemeleri…

‘Tapa” yani boş koltuğu olmayan
otobüs.

 “Çakılı” da; dolu, yolcusu tam otobüs. “Paket” bütün koltuklan dolu otobüs.

“Paket servis” doluluk oranı yüksek servis…

“Misafir” bedava bilet kullanan yolcu. Biletin ücret kısmına “misafir” yazılır.

“Ördek” yoldaki yolcunun adıdır.

“Mini etek” ilk çıkan Magirus küçük otobüsler tamponsuzdu.

Tamponsuz otobüse “mini otobüs” deniyordu.

“Semerli otobüs” eski 302 döneminde klimalı otobüsün adıydı.

Klima otobüsün üstüne yerleştirildiği için böyle bir yakıştırma yapılmıştı.

“1.5 kat” dendiğinde başkası bina diye düşünür ama otobüsçü bunun “yüksek kabin” olduğunu bilir.

“Kuru hava” meteorolojik bir deyim değil. “Kuru hava” 302 döneminde hidrolik fren yerine, Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLÜK JARGONU

“Yapma Oto­büs”  Halk için bir anlam taşımayabilir

“Yapma” deyince, otobüsçü ne demek istendiğini anlıyor.

“Yapma otobüs”e “Bülent” diyen de var.

Bir de “boynuzlu” deyimi kullanılıyor.

Yandan uzun aynalı otobüse “boynuzlu” deniyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Yani; argonun etkisinde, üstü kapalı meslek deyimleri.

İnce bir zekâ ve espri anlayışının ürünü.

Bir çeşit şifre!..

Hepsi, bir kültürün ürünü…

Ben; otobüsün, otobüsçülüğün jargonunu yazmak istiyorum.

Araştırma yapıyorum…

Sözlüklere girmemiş deyimleri, terimleri çıkarmaya çalışıyorum.

Herkesten yardım istiyorum bu konuda.

“Otobüsçülüğün  Jargonu”nu…

“Otobüsçülüğün  Argosu“nu…

“Garajın Argosu”nu birlikte çıkaralım.

Türk Kültüründe argo kitabından

yazarları Prof. Dr. Emine Gürsoy- Naskali ve

Doç. Dr. Gülden Sağol

editörlüğünü yaptığı kitaptan aşağıda alıntı.

Argo kullanımının mutlaka psikolojik ve sosyolojik

yönden bir açıklaması olsa gerek.

İster “bir suçu gizleme” olsun…

İster ticarî sırrı, ister inancı, ister müsteh­cenliği…

Gizleme ve gizlenme amacı, argo’nun cevap verdiği ilk ihtiyaç.

Bunun dışında; argo’nun “grup kimliği oluşturmak” gibi,

çok temel fonksiyonu da var.

Argo, dilin en dinamik alanı.

En yaratıcı zemini… Okumaya devam et