DAIMLER (1)

1876 yılında

Nikolaus Agust Otto

tarafından icat edilerek

patlamalı motor tekniğinin

temeli atılılır…

On yıl sonra

03 Temmuz 1886’da

Karl Benz tarafından

otomobile dönüştürülür…

 ve yedi ay sonra

04.03.1887’de 

Gottlieb Daimler’in motorlu aracını

devreye sokar…

Lakin…

birbirinden  habersiz ve

bağımsız çalışmalar yapmış

bu iki mucid…

ürettikleri motor ve araçlara

kendi isimlerini verdi.

“Benz” ve “Daimler”

Karl Benz’in ve Mercedes isminin

nereden geldiğini yazmıştım…

Daimler’in öyküsünü nakledeyim… Okumaya devam et

ULAŞIMIN BELLEĞİ CANLANMALI

Geçtiğimiz hafta TOFED Başkanı           

Sn. Mehmet ERDOĞAN’la yaptığımız görüşmede

iki önemli projeden bahsetti

Birincisi TOSEV…

Türkiye Otobüsçüler Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı…

İkincisi Otobüs tarihi ile ilgili bir müze kurma projesini anlattı.

Bu arada otobüs severlerin kurmuş olduğu

magazinulasim.com sitesinin yöneticileri bir ricalarını bana ilettiler…

İlginçtir otobüs severlerin de müze talepleri var…

Ve bu talepleri ile ilgili yazılarını köşemde değerlendirmemi rica ettiler.

Gelen yazıyı Sn. Mehmet Erdoğan ile paylaştım.

Şimdi sizlerle paylaşıyorum …

“Türkiye Teknik Ulaşım Müzesi
Aşağıdaki fotoğraflarını paylaştığımız, araçlar Avrupa Teknik Müzesinden. Buradaki bir çok araç ülkemize de yıllarca hizmet etmiş, bizlere taşımacılığın esaslarını öğretmiş ve anılarımızın başrollerinde yerlerini almıştı.

Bu müzeye ait bu resimleri gördükten sonra eminiz ki ilk aklınıza gelen soru “neden bizde de böyle bir müze yok?” sorusu olacaktır. Okumaya devam et

SEKTÖRÜ KAĞIDA DÖKEBİLİR MİYİZ?

Otobüs nedir,

otobüsçü kimdir?

Benim kafamı her zaman kurcalayan otobüs ve otobüsçü tanımı.

Otobüs nedir?

Otobüsçü kimdir?

Bireysel otobüsçü nasıl tanımlanmalı!..

Otobüsçülüğü kağıda dökebiliyor muyuz?

Türkiye’de otobüsçüler günde kaç km yol alıyor?

Nereye? Ne zaman gittiğini?

Kaç yolcu taşıdığını?

Kaç otobüs rötar yapmış?

Yolda kalmış…

Kaç parça bagaj taşımış?

Kaçı kaybolmuş? 

Böyle bir veri var mı elimizde? Uçaklara baktığınız zaman

hangi uçağın kaç saat uçtuğu… nereye ve ne zaman gittiğini…

Kaç yolcu taşıdığını…

Hatta taşıdığı yolcu isimleri… Bütün bilgiler var.

Başka bir şey daha var.

Pilotların kaç saat uçtuğu… kariyeri kayıt altında.

Otobüs şoförünün kariyeri kağıt üstüne dökülebilir mi?.. Okumaya devam et

Çözüm kurumsallaşmaktan geçiyor

Otobüsçülerin büyük kısmının problemi  Olaylara sadece

otobüs sektörünün problemleri” açısından bakıyor. Hâlbuki gelişmeleri “evrensel” ve “çok boyutlu” değerlendirmek gerekiyor.

Dünün anlayışıyla otobüsçülük yapılamıyor.

Türkiye, ekonomisi ile gelişiyor, büyüyor.

Nüfusu artıyor, yaşam kalitesi yükseliyor.

Tatil yapma, boş zamanını değerlendirme artıyor.

Seyahat katsayısı yükseliyor.

Artan yolcu talebi sadece rakamsal olarak büyümüyor.

Yolcunun beklentileri de artıyor, gelişiyor.

Otobüs işletmeleri gelişen bu duruma hazır olmalılar.

En başta kurumsallaşma geliyor.

İnternet üzerinden bilet satışları gelişiyor.

Avrupa Birliği kriterleri hayata geçiyor.

Kurumsallaşamayan kurumlar otobüs almak için kredi bile alamayacaklar.

* * *

Otobüsçülükte “çok firma var” deniyor.

Peki; kaç konfeksiyoncu… Gömlek üreticisi… Lokantacı… Seyahat acentesi var?

Her alanda sayı fazlaca.

Sıkıntı yaşayınca hemen “birleşelim, anlaşalım” deniyor.

Sonra ne oluyor? Tedbir alınıp işler düzelince, tekrar bölünme başlıyor.

Bugün söylenenler çözüm değil.

Türkiye’nin Anayasası’na, serbest piyasa kanunlarına, ekonomik, sosyal ve kültürel ortamına, rekabet ortamına, Rekabet Kurumu yasalarına, AB uyum yasalarına paralel düşmeyen bir çözüm, çözüm olmaz. Birbirimizi kandırırız.

Bugün Türkiye’de “sistem” doğru mu?

Önemli bir de “handikap” var.

Otobüsçülükte herkesin çıkarı farklı.

Otogar işletmecisi… Firma sahibi… Yazıhaneci… Bankocu… Kelleci… Otobüsçü… Şoför… Muavin… Host-Hostes… Yolcusu… Yol lokantacısı…

Herkesin çıkarları farklı…

Böyle olduğu için de her an bir “çıkar çatışması” çıkabiliyor.

Bizim çıkar guruplarını bir araya getirme şansımız çok az.

Bir şansımız var: Kurumsallaşmak. Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜ NEDEN OTOBÜS ALIR?

2005’te Travego görücüye çıktı.

Tanıtımda otobüsçülerin söylediği sözleri not etmiştim.

İşte o notları aşağıda okuyacaksınız.

* * *

“Bekleme kararı aldım”

– Travego isminden rahatsız.

– Rakam yüksek..

– Dingilli almak yetmiyor 54 kişi bulmak lazım.

– Şimdi 30 kişi bulunuyor.

* * *

– Zor satarsınız

– Daha gösterişli, heybetli araba bekliyorduk.

– Travego ismi olmaz, eski araba.

– Alsam da taksit ödenmez, nasıl öderim…

* * *

Kan akacak damarı yok.

– İş yok.

– Taşıdığımız yolcuda para yok.

– İş açılır, para kazanılır, otobüs alınır.

– 2’nci el para etmiyor.

* * *

– 2004, 250 bin €’ya almış, 185-190 € ediyor.

– Para kazanmamış…

– Şimdi nasıl satıp otobüs alsın.

– Çok hoşuma gitmedi.

– Fiyatta pahalı.

– İçime sinmedi.

– Biraz bekleyeceğim.

* * *

– 600 milyar.

– Bu görüntüye mi; bu kadar para vereceğiz.

– Fiyatı biraz pahalı geldi.

– Nasıl kazanacağız.

– Farklı fiyat uygulama yapabilir misin.

– Bu otobüsün her tarafı elektronik.

Kabul edilemez…

* * *

– İlk çıktığında otobüsü bizim millet beğenmiyor, sonra saldırıyor.

– İşte fiyatlar… Bu işsiz zamanda çıkması… Elde ki arabanın fiyatı düşük. Para kazanılınca, araba fiyatına kimse bakmaz. Okumaya devam et