OTOBÜSÇÜLER… -3-

  NECİP KARTAL’LA SÖYLEŞİ (2)

 

Necip Ağabey’e göre, otobüsçülük geçmişte daha zor olsa da keyifliydi.

İmkânlar kıttı, ama yolcu vardı… Otobüs alır çalıştırır, iner binerdin aldığın fiyatın birkaç katına da satardın…

Ya şimdi…

Otobüsler modern, müşteri ilişkileri gelişkin…

Ne var ki rekabet şartları zor…

Akaryakıt uçağa ucuz, otobüsçüye pahalı…

Uçak, otobüs fiyatına bilet satıyor…

Tek taraflı rekabet, adaletsiz bir ortam…

* * *

Otobüsçülük eskiden daha mı iyiydi? Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLER… 3

 NECİP KARTAL’LA SÖYLEŞİ (1)

 

Otobüsçülüğün duayenleriyle yaptığım söyleşilere devam ediyorum.

Bu sayıda sevgili ağabeyimiz Necip Kartal ile 60’ların sonundan yolculuğa başlıyoruz…

O günlerin otobüsçülüğüne bakıp bugüne, bugünden o günlere döneceğiz…

Aslında dünü anlatırken bugüne yol gösteriyor Necip Kartal

* * *

Necip Ağabey otobüsçülüğe nasıl başladın?

Sene 1968’de Fiat Karsan bir otobüs aldık, otobüsçülüğe o şekilde başladık.

Tesadüf mü, hatırlıyor musun?

Yok, benim bir dayım vardı, devlet dairesinde çalışıyordu. Müdürle münakaşa etmişler oradan ayrıldı geldi… ‘Bir otobüs alalım’ dedi, ‘benim bu kadar param var…’

Ne iş yapıyordun o zaman? Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLER… 2

 İLHAN AKSOĞANOĞLU İLE SÖYLEŞİ (4)

 

Değerli dostum, ağabeyim İlhan Aksoğanoğlu ile 3 hafta önce başladığımız söyleşimizin son bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Sektörün geçmişi, bugünü ve yarını ile ilgili önemli dikkat çekici noktaların dile getirildiği bu söyleşi dizisinin sektör tarihi için önemli bir belge olduğunu düşünüyorum. Bugün 3G teknolojisinin konuşulduğu ve iletişimde devrimin yaşandığı bugünlerde otobüsçü için telefonun önemini Ağabeyim İlhan Aksoğanoğlu ile konuştuk. Söyleşimiz otobüsçünün sigorta sıkıntısı ve 302 krallığı ile devam etti ve otobüsçülüğün hiçbir yerde okuyamayacağınız tarifi ile son buldu.   

 

                  * * *

Bir de tabela indirmeler vardı.

 

Tabi ki. Eskiden bu 444’lü telefonlar yokken, çok kıymetliydi sabit hatlı telefonlar. Mesela İstanbul yazıhanesinde Latif Karaali’nin yazıhanesinden kalkıyorum. Telefonda onun. Telefonlar çok revaçtaydı o dönemlerde…

 Niye? Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLER… 2

 

İLHAN AKSOĞANOĞLU

İLE SÖYLEŞİ (3)

 

Değerli dostum, ağabeyim İlhan Aksoğanoğlu ile iki hafta önce başlayan söyleşimizi sektörün bugünü ve yarını noktasında sürdürüyoruz. İlhan ağabey, geleceği ve yarını değerlendirirken çok önemli bir konuya değiniyor. Sektörü bilmeden, tanımadan giriş yapanların verebileceği zararları yaşadıklarıyla bizlerle paylaşıyor…

 

Geleceği nasıl görüyorsun?

 

Valla ileri dönem ne olur, tahmin etmek çok zor. Otobüs sektörünün geleceği parlak değil. Ayakta kalan para kazanır ki, bu sektörün ölmesi mümkün değil. Kısa mesafede olsa, her yere uçak var diye..

Bütün insanlar uçak kullanacak diye bir şey yok. Yazın kapasite meselesi. Yazın üç ay dolu olmayla bu sektör ayakta kalmaz ki. Doluluk oranımız üç ay, üç buçuk ay. Bu sürede karşılıklı ful gidip gelmiyorsun Bir zaman bir taraf doluyor,  bir zaman bir taraf. Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLER… 2

 

İLHAN AKSOĞANOĞLU İLE SÖYLEYİŞİ (2)

 Değerli dostum ağabeyim İlhan Aksoğanoğlu ile geçtiğimiz hafta otobüsçülük üzerine başladığımız söyleşi 1992 yıllardan kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün sektörde daha çok yaygın hale gelen ve “rahat hat” olarak da adlandırılan otobüslerle yolculuğu ilk başlatanlardan olan İlhan Aksoğanoğlu’nun havayolları ile yaşadığı amansız bir rekabeti de var.  

 * *

1992’de tabii ki Zafer tökezledi, iki üç el değişti. 1992’de çevrenin baskısıyla  burada abimin de çok ısrarı oldu. Başına iki müdür koyarız, gelir gider. Bir gece de abim geldi dedi ki, aldım. Bizi zoraki bu işin içine çekti. İlk girdiğimiz gücümüz o kadar yetiyordu. Dört tane Prenses otobüs  aldık firmaya. Firmanın öz malı yoktu, hep kiralık arabalar vardı. Biz alınca esnafın da güveni oldu. Esnaf etrafımızda toparlanmaya başladı. Güçlenerek gittik öyle. Günün geçerli arabalarını alarak. 1992’nin sonlarında 403’e girdik. 1996-98 döneminde sizden de 12 tane araba almıştık. İşi büyüttük ve bugüne getirdik.

 

Malatya’ya yenilik yapalım. Yeni bir hizmet getirelim diye. Bir yerlerden örnek alarak, kafamızda çizdiğimiz projeler vardı. Mercedes’le de paylaşmıştım. Tek bir tarafı çift koltuk yapma şansı olur mu? O zaman Mercedes şöyle dedi, ‘bizim koridorlu olduğu için yapamayız’ Man’a götürdüm, Man değerlendirdi, ‘yaparız’ dedi. İki tane sipariş verdim. Araçlara bakalım, hizmetine bakalım, yolcunun tepkisine bakalım. Sonra gerisini getiririz. İki tane aracımızı getirdik. Okumaya devam et