Nereye gidiyor otobüsçülük?

 Artık dünya eskisi gibi değil, olaylar çok daha hızlı gelişiyor.

Sektörler ve şirketler gelecekteki faaliyetleri konusunda, izleyecekleri yolun senaryosunu kuruyorlar.

Otobüsçülerin yol çizgisi ne durumda?

***

Hem sektör bazında hem firma bazında sektörü iyi analiz etmemiz lazım.

Sektörde bir tarafta senaryo yazanlar, yeniden tanımlayanlar…

Bir tarafta seyredenler var.

Bir taraf dünyanın gelişimini, Türkiye’nin nereye gidebileceğini kestirmeye çalışıyor. Yolcuların yeni ihtiyaçlarını, taleplerini, değişimi izliyor.

Kendine bir model oluşturuyor. Tabii bu firma bazında yaşanıyor.

*** Okumaya devam et

Otobüsçülük… Dün, bugün

Otobüsçülük kötüye gidiyor.

Bittik… Öldük…

Her geçen gün zarar. Bu böyle gitmez.

Para kazanamıyoruz; zarar ediyoruz.

Bütün bunlar, otobüsçülerin söylemi.

Otobüsçü bugün bu halde.

 

ÖNCEKİ DURUM…

20 yıl önce nasıldı otobüsçülük?

Bir kalem bir liste… Bir telefon…

Bir de adam!

Sonra biraz gelişti…

Köşe yazıhane… iyi araba….

İyi ayakçı…

İkram da su…

Buzdolabı yoktu arabada. Okumaya devam et

ONLAR SINIFLANDIRMIŞ

Mustafa Dinçer anlatmıştı.

Eskişehir Maarif Koleji’nde okurken bize Türkiye’nin en iyi kenti Eskişehir diye öğretmişlerdi.

Hatta dünyanın en güzel kenti.

Bende böyle biliyordum, Hatay’ı, Antakya’yı bana da öyle öğretmişlerdi. Türkiye’nin en güzel… hatta dünyanın en şirin kenti bilirdik.

Bilirsiniz herkes kendi ilini, ilçesini hatta köyünü dünyanın en iyisi sanır.

Öyle öğretmişlerdir.

Misafirperveriz… hoşgörülüyüz… öyle tanımlarız kendimizi.

Yabancılar da öyle düşünüyor biliriz.

  Okumaya devam et