“KISSA”LARDAN“HİSSE”LER

YANLIŞLIK NEREDE

Askeri müdahalenin üzerinden dört ay bile geçmemiştir. Demirel, “köprülerin altından daha çok sular akacağı” görüşündedir.

Başbakanlık’ta müşâvir olarak bıraktığı Mehmet Dülger, ayaküstü Demirel’den        dinlediği bir fıkrayı nakleder:

Adamın varı-yoğu, çok sevdiği ineğiymiş. Muska yazan hoca bulmuş…

– Aman hoca, yaman hoca; benim ineğe bir muska, kurt yememesi için…

Muska yazılmış, ineğin boynuna bağlanmış.

Ertesi gün kurt sürüye girmez mi…

…Ve yiye yiye sadece bu fukara adamın ineğini yemez mi?

Adam, ineğin muskalı başını kesip hocaya getirmiş.

– Hocam, hocam! İneği kurt yedi.

Hoca “nasıl olur” demiş, muskayı almış, açıp okumuş ve konuşmuş:

– Biz bir yanlışlık yapmışız. Kurdun ağzını bağlayacağımıza arkasını bağlamışız. Kurt senin ineği yemesine yedi ama, hiç merak etme; kolay kolay çıkaramaz.

  Okumaya devam et

Değişen otobüsçülük…

20 yıl önce nasıldı otobüsçülük?

Bir kalem… Bir liste… Bir telefon…

Bir de adam!

Sonra biraz gelişti…

Köşe yazıhane… İyi araba…

İyi ayakçı…

İkram da su!

Buzdolabı yoktu arabada.

Arka koltuğun önünde, kapı girişindeki takım dolabı kullanılırdı buzdolabı niyetine…

Yada bir su kasası bulunurdu arabada. İçine buz atılırdı. Muavin; molada hortumla doldururdu şişeleri.

Okumaya devam et