Yapısal sorun var

SEKTÖRDE bir yakınma var. O da şu:

“Maliyetler yükseldi, herkes kontak kapatacak, firmalar kapanacak…”

Veya…

“Bu maliyetlerle bu iş yapılmaz.”

 

Ben, 30 yıldır bu sektördeyim.

Bu “nakarat” hep söylenir.

Söylenir ama, firma sayısı artar.

Otobüs sayısı artar, hiçbir şey azalmaz.

Bazıları bu sektöre girer, çıkar.

“Başkaları” hep olur.

Bu, “ekonominin gereği”dir. Ekonomi;  samimiyetiyle, duyguyla hareket etmez.

Ekonomi bir bilimdir.

Okumaya devam et

OTOBÜSÇÜLÜK JARGONU (2)

    OTOBUSÇÜLÜĞÜN jargonuna “yapma otobüs”le başladık.

“Bülent?…

“Boynuzlu” şeklinde devam ettik.

…Ve dilimize yerleşmiş onlarca kelime aklıma geldi bir anda.

Tespit ettiğim deyimlerin bir kısmını geçen hafta bu köşede yayınladık

Tabii, yerimiz yetmedi.

Daha ne kelimeler, ne deyimler var…

“Otobüsçülüğün jargonu”…

“Otobüsçülüğün argosu”…

“Garajın argosu” bitecek gibi değil.

Sektör mensuplarının “yaratıcı zekâ“sı sürekli yeni kelimeler, yeni deyimler üretiyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Okumaya devam et

Otobüsçülük Jargonu

     GEÇEN haftaki yazıda “yapma oto­büs”ten bahsettim.

“Yapma” deyince, otobüsçü ne demek istendiğini anlıyor. “Yapma otobüs”e “Bülent” diyen de var.

Bir de “boynuzlu” deyimi kullanılıyor.

Yandan uzun aynalı otobüse “boynuzlu” deniyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Yani; argonun etkisinde, üstü kapalı meslek deyimleri.

İnce bir zekâ ve espri anlayışının ürünü.

Bir çeşit şifre!..

Okumaya devam et