Sistemin vizyonu olmalı.

 OTOBÜSÇÜLER kendilerini bir türlü eski alışkanlıklarından kurtaramıyor.

Geçen iki hafta “sorun sistemde” diyerek içinde bulunduğumuz durumu net ifadelerle ortaya koymaya çalıştım. Sektörde herkesin çıkarları farklı. Böyle olduğu için de her an bir “çıkar çatışması” ile karşılıyoruz.

Nasıl önlenir bu?

Geleceğe güvenle bakmanın tek formülü “kurumlaşmak”tan geçiyor.

Okumaya devam et

Sorun Sistemde

 OTOBÜSÇÜLERİN problemi şu:

Olaylara sadece “garaj gözlüğü” ve “otobüs sektörünün problemleri” açısından bakılıyor. Halbuki gelişmeleri “evrensel” ve “çok boyutlu” değerlendirmek gerekiyor.

Dün 15-20 milyon dolarlık maliyetle kurulan bir tekstil fabrikası, bugün 5 milyon dolara alıcı bulamıyor.

Zamanında 1 milyon dolar eden değerli bir emlâk, bugünlerde 200 bin dolara, satılamıyor.

Türkiye bir sıkıntı yaşıyor. Daralma var.

Daralma bütün ekonomide oldu.

Türkiye fakirleşti.

Okumaya devam et

SİNE-İ MİLLET

CHURCHILL’in ünlü bir sözü var:

“Ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görürsünüz.”

Ben de bugünün 55 yıl geriye dönüp, bugüne baktım.

Çok şey değişmiş.

Ama, değişmeyen de çok şey var.

Birkaç yazımda, “otobüsçülüğün geçmişi”ni yazdım. Bugün de “siyasetin geçmişi”ni yazıyorum.

Yorum size ait.

  Okumaya devam et

Suudi Arabistan üzerine…

SON günlerde, Türkiye’deki yazılı ve görsel medya Arabistanla ilgili yoğun yayın yapıyor. Bunların çoğu “aleyhte propaganda” niteliği taşıyor.

Yetkili-yetkisiz herkes konuşuyor.

Hepsi de yüzeysel konuşmalar…

Geçenlerde bir televizyon programı izledim. Tam 4.5 saat sürdü.

Programın amacı “haccı boykot”tu.

Başından sonuna, programa böyle bir “format” yüklenmişti.

Konuya yazımın sonunda değineceğim.

Okumaya devam et