O 302 EFSANESİ

TECRÜBELİ otobüsçü dostlarımdan

Özlem Turizm’in sahibi rahmetli

Hacı Murat Özel anlatmıştı

Yıl 1968…

0 302’ler yeni çıkmış.

100 bin lira peşin…

16 bin lira taksitle otobüs alıyor.

Borcunu vade ile ödeyecek.

Araba yeni… Araç sıfır!

İstanbul – Eskişehir hattında çalışıyor

ve günde 3 tek atıyor.

ÇALIŞIP KAZANINCA…

İstanbul – Eskişehir bilet fiyatı 15 lira.

Mazotun litresi 35 kuruş.

Bir teneke yağ 38 lira.

Hacı Murat Özel her gün çalıştı…

Para biriktirdi.

Kazancını günlük olarak bankaya yatırdı.

Aylık taksitlerini zamanında ödedi.

26 AT 424 plakalı otobüs borcunu bitirdikten sonra

165 bin lira tasarruf ettiğini gördü.

Kazandığı o para ile gitti…

Bir otobüs daha aldı.

10 Ağustos 1969…

Hacı Murat Özel

69 model 0 302’sini yeni almış.

Karşısına 32 kişilik bir Türkmen Grubu çıkıyor.

Altay’a gidecekler.

Altay nire?

Taa Asya’da…

Dünyanın tavanında.

Batı Sibirya ile Moğolistan Halk Cumhuriyeti

topraklarını ayıran dağlık ülke.

Çin’e komşu bir otonom (muhtar) bölge.

Dışişlerinde Çin’e bağlı.

Yol 15 gün sürüyor.

Grup orada 15 gün kalacak…

Sonra Türkiye’ye dönecekler.

Yani 45 günlük seyahat!

SERÜVEN BAŞLIYOR…

100 bin liraya anlaşıyorlar.

O günlerde 100 bin lira…

Otobüsün peşinatı…

Geri kalanı 16 ayda ödeniyor.

İstanbul’dan hareket ediliyor.

Otobüste 32 kişi var…

Ama… tıklım tıklım eşya dolu.

Eski hac otobüsleri gibi.

Yatağını-yorganını…

Tüpünü-gazocağını alan binmiş.

Arabada yatıyorlar.

Mola yerlerinde yemek pişirip yiyorlar.

Erzurum’dan İran’a giriliyor.

Pakistan… Afganistan… derken,

150 kilometrelik “tampon bölge”ye giriyorlar.

İki dağın arası… dağ yarılmış,…yol açılmış.

Güneş yüzü görmüyorlar.

Yol tamamen buz…

150 kilometreyi 18 saatte alıyorlar.

Rakım4506 metre.

Tamamen dağlık bölge.

Etraf hep orman!

Yol asfalt…

Lakin!  çok dar.

O kadar dar ki…

Ağaç dalları otobüsün her iki yanını da çiziyor.

Ormanda vahşi hayvanlar da cabası.

Işığı gören ne kadar

Yabani hayvan varsa yola dalıyor.

 …VE NİHAYET!

Hacı Murat tuttuğunu koparır.

Uzun ve meşakkatli yolu nihayet bitirir.

Bundan sonrasını ağzından dinleyelim

“Altay’a varınca şehirde otelde kaldım.

Şehirde 10 araba görmedim.

Belediye otobüsü de görmedim.

Herkes bisiklete biniyordu.

7’nci gün…

Gelmişken başkent Pekin’i göreyim” dedim.

Sordum “4 bin kilometre” dediler.

Trene bindim. ..Tren eski ve yavaş.

3 gün 3 gece gittik.

 Oradakilere işaretlerle soruyorum

“Pekin’e kaç kilometre kaldı” diye.

“3.500 kilometre” dediler.

Telaşlandım…

Geri dönmek istedim.

Polis yardımcı oldu…

Altay’a giden başka bir trene bindim.

Koskoca trende iki kişiyiz.

Başka yolcu yok.

Konuşmuyoruz.

Bir ara önümdeki adam gazete okumaya başladı.

Baktım…

Hürriyet gazetesi okuyor.

Ben de arkasından gazeteyi okumaya başladım.

O sayfaları çeviriyor…

Ben okumaya devam ediyorum.

Rahatsız oldu… arka