ZOR GÜNLERDİ… TALEP ÇOKTU… MÜŞTERİ ÇOKTU…

Has Otomotiv’de

Bayan satış yöneticisi vardı.

Nejla Hanım… Nejla NOMALER.

Mengerler’de de Mihriban Hanım…

Çocukluğumda hep duyardım.

Bana ilginç gelmişti.

Otobüs satan… Satışı yöneten bayanların olması…

1970’li yılların Türkiye’sinde…

 BEŞ AY SIRA… SIRA KAYDIRMA…

Nejla Hanım İzmir’de yaşıyor.

Sohbet ettik… 70’li yıllara gittik…

O dönemlerde Otobüs piyasası…

Otobüs satışını konuştuk…

Nejla Hanım; “Satış… Zor günlerdi.

Talep çoktu… Müşteri Çok…

Sıra yazardık.

Üç ay beş ay sonraya gün verirdik…

Bunun için satış zordu.

Herkes otobüs ister,

Müşteri gelir kapora verir…

Sıra listesini önüne koyardım.

Görürdü listeyi… İşte, üç ay beş ay sonra…

Otobüsünü alacak.

Anlaşırdık.

Beş ay sonra zam gelirdi.

Tekrar konuşur, anlaşırdık…

O yıllarda otobüsçü yalvar yakar olurdu.

Çünkü otobüsü alamazsa bir sene beklemesi gerekebilirdi.

Onun için çok zordu.

Sıra kaydırma teklifi yapılırdı.

Ben asla sıra kaydırmadım… Yapmadım.”

 BORCUNA SADIKTI…

Evet… Sürekli zam gelirdi.

Yüksek enflasyon…

Otobüsçü zammı peşinen kabullenmiş…

Başka çare yok…

Kabul edecek.

Ama…

Bu sefer parası yetmiyor.

Nejla Hanım “Zamdan dolayı parası yetmeyince, vadeyi uzatıyorum.

Ara senet koyuyordum.

Esnektim… Elimden geleni yapardım.

Banka yoktu kredi veren.

Bazen adam gelir elinde bir file…

İçinde kağıda sarılmış paralar.

Senetle iş yapıyorduk, protestolarda oluyordu… Lakin; otobüsçü sözüne sadıktı. Borcuna sadıktı…”

İYİ KAZANÇLAR…

Nejla Hanım, “Genelde bireysel müşteriler geliyordu, firmalardan çok.

Müşteriyi yolcu etmek benim için en büyük keyifti…

Fabrikaya beraber gider,

Otobüsünü teslim ederdim.

Hadi ‘kazasız belasız iyi kazançlar’ der yolcu ederdim”.

AĞLADI ADAM…

Keyifliydi… Lakin keyifsiz işler de vardı.

Nejla Hanım’ın hiç unutamadığı ve halen üzüldüğü bir satış.

“Bir müşterim otobüsüne farklı renk istedi. Siyah-Kavuniçi renkler…

Fabrika’ya telefon ettim onay aldım.

Çünkü istediği renk statünün dışındaydı.

Adama kayıt kuyut yaptım kaporasını aldık. Otobüsünün çıkacağı zamanı haber vereceğiz dedik.

Bir duydum ki o sıralarda…

Dövizli satış başlamıştı.

Fabrika… Dövizle satmışlar adamın arabasını. İşte o otobüsçünün halini hiç unutamıyorum. Ağlamaklı oldu…

Bu kadar ay bekledim…

Bu renkte ki otobüsü almak için

‘Piyasada tek olayım diye abla…’

Nasıl satarlar arabamı?

Benim kabahatim yok dövizli satış çıkmış vermişler.

Hakikatten yoktu kabahatim…

Ağladı adam… Ama yapacak hiç bir şey yok, gitti.

Onun ideali o rengi almak ve ilk olmaktı.

Otobüsçü için çok önemli şeylerdi bunlar. Halen üzülürüm.”

“Akşam saat beş’e gelirken Çalışanların… Herkesin çantası masada…

Şirketten çıkmaya hazırlanıyorlar.

Ben alışamadım.

Müşterinin işi bazen altı’da bazen yedi’de biter. Gelecek faturasını alacak, beklemek zorundaydım. Beytem Han’da tek başıma müşteri beklediğimi bilirim.

Beklerdim çünkü; bir gün daha otelde yatacak.

Daha şoförün yatak yerini hazırlayacak otobüste.

Sefere hazırlayacak otobüsünü.”

* * *

Kadir Has’ı soruyorum Nejla Hanım’a.

Nejla Hanım; “Kadir Bey’in peşin ya da vadeli satış şartı yoktu… Müşteri ister, peşin alır… İster, vadeli…”

* * *

“Kadir Bey odasına çağırdığında yanınızda mutlaka kalem olacak, defter olacak… Not almak için. Kalemsiz, deftersiz odasına girenden hoşlanmazdı. Ama kim olursa olsun. Müdür olsun… Memur olsun… Söyledikleri unutulsun istemezdi.”

HİÇ HABER VERMİYORSUN ABLA…

“ V6 motor…

Rivayeti vardı ‘V’ motorun…

Otobüsçü Nejla Hanım’ı arar

“V motor çıkmış abla…

Sen hiç haber vermiyorsun…”

Nejla Hanım, “Ya benim haberim yok…

Siz nerden haber aldınız?

Tabii fabrikada işçiler var…

Daha neler var…

Duyuyorlar… Duymamaları mümkün değil.”

Sohbetin sonunda.

Nejla Hanım;

 “Ticaret sözle yapılır…

Karşılıklı sözler çok önemli…”

Teşekkürler Nejla Hanım…

Latif Karaali, 483’ncü sayı

20 Eylül 2010, Ulaştırma Dünyası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir