VERDİKLERİ EMEĞİN KARŞILIĞINI ALAMADILAR

Tarihten bir yaprak daha…

Atilla Turizm ve Kadir Has’ın ilk otobüs deneyimi.

Tarihe tanıklık edenlerden naklediyorum.

 * * *

Tahsin Yücefer‘den:

“Atilla Celal Bayar… Celal Bayar’ın torunu.

Arabası, Cadillac… Kırmızı, üstü açık…

Makam şoförü var…

Sene; 65-66…

Atilla, Amerika’dan yeni gelmişti.

Otobüsçülük yapacak. O zamanlar, Inter kamyonları TOE tarafından Kadıköy’de yapılıyor.

Otobüs olarak sipariş verdik, 10 tane.

Motoru arkaya aldık.

O dönemde hostes aldık…

Taksim’de, Hayırlı Apartmanı’ndaki kendi dairesinde kokteyl verdi.

Düşünebiliyor musunuz? Yıl, 1965…

Tanıtım için kokteyl veriliyor.

Atilla Turizm olarak faaliyete başladık

İzmir-İstanbul arası çalışıyoruz.

Hostesler alırdı hesabı…

Birinci sıra, protokole aitti…

Hiçbir zaman satılmayacak.

Bir yıl sürdü.

10 arabanın 10’u birden yollarda kaldı.

2 motor gitti, 4 araba çalışmıyor…

Atilla, şaşırdı kaldı. Sonra, kapattı firmayı…”

* * *

 Kadir Has’ın kitabından

 CELÂL BAYAR’IN KEFALETİ

Inter otobüsler başıma belâ olmuştu. İşte bu sırada, Türkiye’nin 3’ncü Cumhurbaşkanı merhum Celâl Bayar’ın iki torunu, otobüslere müşteri oldu. Bunları alıp, çalıştırmak istiyorlardı. Kendilerine, “Bu işten anlar mısınız?” diye sordum; “Hayır ama mühim değil, biz ekibimizi kurduk. Otobüs işletmeciliği yapacağız. Paramız az, fakat teminat olarak Çiftehavuzlar’da bir gayrimenkulümüz var. Bu bize, annemizden intikal etti.” dediler.

Merhum Bayar’ın torunlarına, otobüsleri, gösterdikleri teminat karşılığında verdim. Ancak kendileri borçlarını ödeyemediler. Kanunî takibata geçmem gerekiyordu. Bu sırada, merhum Ahmed Dallı, sayın Celâl Bayar’dan bir mesaj getirdi. Demokrat Parti iktidarının değerli Cumhurbaşkanı, torunlarının borçlarıyla ilgili olarak, beni ziyaret edecekmiş.

Sayın Bayar’ı, Suadiye’deki evimizde ağırladım. Torunlarının, iş hayatındaki başarısızlıkları karşısında üzüntülerini dile getirdi. Onların borcundan dolayı, kanunî takibata girişmememi rica etti. Ben de, “Emriniz olur, sayın Reisicumhurum.” dedim.

Bir pazar günü evimizi şereflendiren merhum Bayar, Cumhurbaşkanımız, torunlarının durumlarıyla ilgili olarak şunları söylemişti:

“Kadir Beyefendi, torunlarım, sizinle bir alışveriş yapmış. Maalesef, işi becerememişler. Bu arada, size verdikleri taahhüdü de yerine getirememişler. Ortada bir borç var. Bunun, mutlaka tasfiyesi gerekir. Siz isterseniz, teminat olarak verilen değerli gayrimenkulü hemen paraya tahvil edebilirsiniz. Ricam şu, bu borcu ben üstleniyorum. Sizden, bir yıl müddet istiyorum. Satılacak evim ve arsam var. Bu borcu, rahatlıkla karşılarım.”

Sayın Bayar’ın ricasını, emir telâkki ettim. Kendilerinin de ifade ettikleri gibi, bugün İstanbul’un Anadolu yakasında, Çiftehavuzlar’da, Büyük Kulüp’ün işgal ettiği o tarihî bina ve arazisi, Bayar’ın torunları tarafından bana teminat olarak verilmişti. Bu gayrimenkulü, o tarihte üzerime kaydettirmem işten bile değildi. Ama, Allah muhtaç etmesin; böyle fırsatlar, insanlara hayır etmez.

Türkiye’nin 3. Cumhurbaşkanı Sayın Celâl Bayar, bir yıl içerisinde torunlarının borcunu ödedi, bu hesap da böylelikle tasfiye oldu.

Türker Başkurt ile yeni yaptığım görüşmede aldığım notlar, aynen aktarıyorum.

Celal Bayar’ın Torunu Atilla Bayar;

Kaliteli otobüs firması kurmayı hedefleyenlerdendi.

İstanbul-İzmir hattında çalıştılar.

Araçları 30-32 kişilik ithal araçlardı.

Avrupa karasörlü.

Ama kısa ömürlü oldular.

Araçları bizde de çalıştı Hakiki Koç’ta.

Kısa süreli…

Kendisini birkaç kez gördüm.

Kaliteli efendi bir adamdı.

İşlerinin başında şimdi ismini hatırlayamayacağım esmer, kısa boylu, şişman bir arkadaş dururdu. Nuri’ydi ismi galiba.

1-1,5 sene kadar çalıştılar.

Bunun 3-5 ayı bizde çalıştılar.

Yenilikler getirme çabasındaydılar.

Biletler düzenlediler.

Şöforlerin giyimlerine özen göstediler.

Şapkaları vardı şoförlerin.

Şimdiki pilotların kıyafetlerine benziyordu.

Ama muvaffak olamadılar.

Biletlerinin üzerinde şimdi hatırladığım, savaş atı üzerinde Hun İmparatoru Attila’ya benzer logoları vardı.

* * *

Koltuk numaraları uçaktaki gibi A-B-C-D diye numaralanmıştı.

En ilginci o yıllarda kuruluşu tanıtımını kokteylle yapması…

Birinci sıranın protokole ayırması…

Ve de hostes olması…

Latif Karaali, 466’nci sayı

24 Mayıs 2010, Ulaştırma Dünyası

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir