EFSANE OTOBÜS SATIŞ MÜDÜRÜ

 Eski otobüsçüler iyi bilir…

Mengerler’de efsane otobüs satış müdürü vardı.

Mihriban Hanım…

Şimdi Bodrum’da.

Eşi ve torunlarıyla beraber yaşıyor…

Has Otomotiv’de de bayan satış yöneticisi vardı.

Nejla Hanım…

Çocukluğumda hep duyardım.

Bana ilginç gelmişti.

Otobüs satan… satışı yöneten bayanların olması…

1970’li yılların Türkiye’sinde…

    * * *      

SATICILARA BİRİNCİ DERS…

 

Ergin İmre, Mihriban Hanım ile görüşmemi sağladı.

Bodrum’da evine kabul etti.

Zaman ayırdı Mihriban Hanım.

Söyleşimiz başlamadan önce bana sormadan kahve geldi…

Hem de sade Türk Kahvesi.

Mihriban Hanım “kahve seviyormuşsunuz… şekersiz… asistanınız Hicran Hanım’a sordum Latif Bey ne içmek ister diye”

İşte bu… Satıcılara birinci ders…

ALMANCA BİLEN BAYAN ARANIYOR

Gazete ilanı ile işe girmiş…

“Almanca bilen bayan aranıyor”

“Yazılı müracaat ettim… Mülakatı Haluk Gönençer yaptı.

‘Almancan yok niçin müracaat ettin’ diye sordu.

“Burada herkes Almanca biliyor” dedim.

Beni işe aldı.

Sonra asistanı yaptı…

dolayısı ile herkesle…

her şeyle ilgili oluyordum.

Gönençer, Genel Müdürdü…

Haluk Bey çok çalışkandı.

O gitmeden ben şirketten çıkmazdım.

Geç gelen otobüs müşterileri olurdu kaparolarını alırdım.

Kaparo listesi ve sıra yazardım… kendi kendime.

Otobüs işi yavaş yavaş beni çekmeye başladı.

Anadolu insanı beni çekerdi.

Babam Doğulu… Annem Batılı…

Otobüs dünyasına böyle geçtim…”

* * *

DOSYA TUTMAK

 

“Dosya tutardım mükemmel dosya…

Müşterinin tüm bilgileri…

Hayat hikâyesi…

Bizimle ve piyasa ile ticari hayatı da vardı dosya da…

Hatta müşterinin torununun ismini yazardım… Müşteri telefon eder, gelirdi.

Müşteri gelmeden önce bu dosyayı okurdum…

Torunun ismini söyler hatırını sorardım… Müşteri mest olurdu”

Mihriban Hanım sıcak kanlı… olumlu… ılımlı… enerji dolu bir şahsiyet.

Başarının sırrı “açık” olmakta…

 “İşinizi seveceksiniz” diyor Mihriban Hanım.

OTOBÜSÇÜYÜ OTOBÜSSÜZ GÖNDERME

80’li yıllarda otobüs alana promosyon televizyon verirmiş.

Otobüsün teslimatını yapmadan şirketten çıkmazmış…

Kısacası otobüssüz göndermezmiş otobüsçüyü Anadolu’ya.

Iğdırlı bir otobüsçü Mihriban Hanımı arar İstanbul’a geliyorum otobüs alacağım.

Beni sıraya al demiş.

Sıraya yazılmış.

Ancak Otobüsçü İstanbul’a gelmiş ama

Hafta sonunda “Pavyon”da otobüs peşinatının büyük bir kısmını yemiş.

Sonra Mihriban Hanıma gelmiş.

Mihriban Hanım’da otobüssüz göndermek istemez az peşinatla senetleri uzatarak otobüsünü teslim etmiş.

“Otobüsçü bana saygılıydı.

Müşteriler bana güveniyordu.

İnandırdım.”

* * *

Sabri Karataş “İşini bilen iyi pazarlık yapan insandı Mihriban Hanım. Bir araba aldık, bir araba daha. Arabanın iki katı

“hatır senedi” alırdı.

Gençtik gözümüz karaydı.”

BODRUMA 5 KİŞİLİK BİLET

 

Bayram arifesi bayrama birkaç gün kala Ergin Bey, “Bodrum’a 5 kişilik bilet al İstanbul-Bodrum” der…

Mihriban Hanım garajı aramış, Bodrum’a çalışan tüm firmaları.

Yer bulamamış.

Bunun üzerine Pamukkale İstanbul işletmecisi İbrahim Arttırdı’yı aramış, ona otobüs satmış hem de peşin.

Geçici plakasını çıkarmış.

“Otobüsü Bodrum hattına koy ilave sefer aç beş koltuğu da bana sat” demiş.

Mihriban Hanım: İbrahim Bey, sıkıntım var yardımcı ol otobüs al dedim.

Başarının sırrı açık olmaktı ben hep açıktım.

İşini çok seviyordu. Çok çalışıyordu. Pozitifti.

Mihriban Hanım hamile, patronları eve git çalışma dinlen diyorlar.

Oda “peki otobüsçüler ne olacak?

Otobüsleri kim teslim edecek” diyordu.

“Cuma işe geliyorum, Pazar doğum yapıyorum.”

Sohbetimizin sonunda;

Güzel günlerdi…

Ama hiç bayan gelmedi otobüs almaya…

Hiç bir bayana otobüs satamadım…

 

Sohbetimiz çok daha uzun…

Keyifliydi…

Çıkarılacak çok ders vardı

bu tecrübeden.

Latif Karaali, 467’nci sayı

31 Mayıs 2010, Ulaştırma Dünyası

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir