İLK TÜRK UÇAĞINI VECİHİ HÜRKUŞ ÜRETTİ

 Nuri Demirağ hayat hikâyesi yazılarım ilgi gördü…

Aslında Demirağ’dan önce Vecihi Hürkuş var

Vecihi Hürkuş, 1895 yılında İstanbul’da doğdu.

1912’de Balkan Harbi‘ne gönüllü olarak katıldı.

 Edirne‘ye giren kuvvetler içinde yer aldı.

Tayyareci olmak istiyordu. Yaşı küçük olduğundan makinist mektebine aldılar.

Makinist olarak Birinci Dünya Savaşı‘na girerek Bağdat cephesine uçak makinisti olarak gönderildi. Yeşilköy‘deki Tayyare Mektebi‘ne girerek tayyareci oldu.

1916 tarihinde tayyarecilik tahsilini bitirerek pilot diplomasını aldı.

1917 sonbaharında Kafkas Cephesi‘ne bir Rus uçağı düşürerek Kafkas Cephesi‘nde uçak düşüren ilk tayyareci oldu.

Savaş sonrası İzmir‘de Seydiköy‘de açılan tayyare okulunda yeni tayyarecileri eğitime başlamış. Savaşta çekilen yoklukların giderilmesi amacıyla havacılığı millileştirme düşünceleri başlamıştı.

*

Edirne‘ye yanlışlıkla inen bir yolcu tayyaresini almaya görevlendirilmiş. Hizmet karşılığı bu uçağa “Vecihi” ismi verildi.

Ganimet olarak Yunanlılardan ellerine geçen pek çok motordan yararlanarak projesini hazırlayıp ilk uçağı Vecihi K VI‘yı imal etmiştir.

Hürkuş,  28 Ocak 1925’de uçağı Vecihi K VI ile ilk uçuşunu yapar. 

İzin almadan uçtuğu için cezalandırılınca, istifa eder.

 Hava Kuvvetlerinden ayrılıp Ankara’ya gider.

 Kurulmakta olan Türk Tayyare Cemiyeti‘ne (T.T.C.) katılır

Bağış toplamak için bir madalya tüzüğü hazırlandı. Bağışa göre bronz, gümüş, altın ve elmaslı madalya verilecek, 10.000 TL bağışlayanın adı da alınacak uçağa ad olarak verilecekti. Türk Tayyare Cemiyeti’ne ilk yardım Ceyhan ilçesinden gelmiş, 10.000 TL telgrafla bağışlanmış, alınan ilk uçağa da Ceyhan adı verilmiştir.

*

Uçağı ile birlikte uçarak Ankara üzerinde bir gösteri yapmış, Başbakan İsmet İnönü ve bazı komutanlar tarafından uçağı incelenerek tebrik edilmiş. Uçabilirlik sertifikası verilmesi için İktisat Bakanlığı‘na müracaat ederek müsaade istemiştir.

14 Ekim 1930’da, “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış. Hürkuş, bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla Çekoslovakya‘ya gönderilmesi için müsaade almıştır. Uçak Ankara’da sökülmüş, Demiryolu vagonları ile Haydarpaşa’ya, Sirkeci’den de Prag’a gönderilmiştir.

*

Hürkuş, 6 Aralık 1930’da Prag‘a geldiğinde henüz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak önce Çek diline çevrilmiş, uçak gelince tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolü yapıldıktan sonra uçuşu istenmiş. Her türlü uçuş şekilleri ile uçuşun kontrolü tamamlanmıştır.

*

Hürkuş 23 Nisan 1931’de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır.

 

Çekoslovakya‘dan uçarak Türkiye’ye gelmiş.

* * *

Havacılık okulu açmayı düşünür.

21 Nisan 1932’de ilk Türk Sivil Havacılık Okulu‘nu kurar. İkisi kız olmak üzere 12 öğrenci kaydolur. 27 Eylül 1932’de eğitim ve öğretime başlanır.

*

Nuri Demirağ Bey, bir tayyare yapımı için 5.000 TL vermiş, böylece 1933’de adı “Nuri Bey” olan “Vecihi K-XVI” kapalı kabin uçağı yapılmıştır.

*

Aynı yıl tek satıhlı “Vecihi KXV” uçağını da inşa etmişler ve 30 Ağustos 1933’de iki Vecihi XIV, iki tane Vecihi XV ve Nuri Bey Vecihi K-XVI uçakları ile öğrencileri, İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yapmışlar. Okulda, bir de “Vecihi SK” adlı uçak motoru ile çalışan deniz botu yapılmıştır. 25 santim sığ suda yüzebiliyordu ve 50 mil üstünde hız yapabiliyordu…

*

Türk Hava Kurumu, 1937 sonbaharında mühendislik eğitimi için Hürkuş‘u Almanya‘ya gönderir. Vecihi Hürkuş, Weimar Mühendislik Mektebi’ne ihtisas sınıfından başlatılmış, bir buçuk yıl sonra da mezun olmuştur. 27 Şubat 1939’da Tayyare Makine Mühendisliği diplomasını almıştır. Türkiye’ye döndüğünde Bayındırlık Bakanlığına başvurarak, “Tayyare Mühendisliği Ruhsatnamesini” almak istedi. Ancak yetkililer, “iki yılda mühendis olunmaz” diye bir gerekçe ile kabul etmemişlerdir.

*

Mühendisliğini Danıştay kararı ile kabul ettirir. Türk Hava Kurumu‘nda da yönetim değişmiş, vazifeleri başkalarına verilmiştir. O günkü koşullarda teknik imkânın olmadığı Van‘a tayin edilir. Bunun üzerine istifa ederek kurumdan ayrılır.

*

1951’de beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaçlama yapmak üzere “Türk Kanadı” adı ile bir şirket kurmuş…

29 Kasım 1954’de Hürkuş Hava Yolları‘nı kurdu. Türk Hava Yolları‘nın seferden kaldırdığı uçaklardan sekiz tayyare Ziraat Bankası‘ndan kredi ile satın alınmıştı. Bir takım güçlüklerle uğraşarak hava yollarının sefer yapmadığı yerlere seferler koyarak, izin vermediklerinde gazete taşıyarak çalışmak istedi, ama kazalar, kaçırılmalar, sabotajlar sonunda Hürkuş Hava Yolları‘nın uçakları uçuştan men edildi.

 

Elinde kalan son uçağını (TC-ERK) da Maden Tetkik Arama Enstitüsü‘nün emrinde kullanarak Güney Doğu Anadolu‘da toryum, uranyum ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında çalıştı.

*

Hayatının sonlarında çok sıkıntı çekmiş, borçlandırılmış, uçamayacak duruma düşürülen uçaklarının sigorta giderleri ve bunların faizleri borcuna eklenmiş, icra takipleri, davalar neden ile vatana hizmet tertibinden kendisine bağlanan çok yetersiz maaşına bile haciz konmuştur.

*

Ankara’da anılarını yazarken, beyin kanamasından komaya girdi. Gözleri ve kalbi göklerde olan Vecihi Hürkuş, insanların aya ayak basmak üzere uçtuğu gün olan 16 Temmuz 1969 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

 Hürkuş ilk Türk uçağını üretir… İkinci uçağı Nuri Demirağ’ın maddi destekleri ile imal eder…

Demirağ ilk seri üretim uçakları üretir…

 

Türkiye’nin ilk kahraman havacısı Vecihi Hürkuş’un cenazesine üç beş yakınından başka kimse gelmedi.

 

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası, 

23 Kasım 2009, Sayı: 440

lkaraali@has.com.tr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir