OTOBÜSÇÜLER…SERACETTİN YİĞİT RÖPORTAJI (1)

Bir sevdadır otobüsçülük…

Ona hayranlıkla başlanır…

Ticari bir hesapla değil…

Gururla sürdürülür zarar edilse bile…

Otobüsçü eğitim almamış olabilir ama otobüsçüde yürek var zekâ var…

Otobüsçü cesurdur… 

Otobüsçünün yolu virajlıdır. yokuşludur ama düzgün adamdır yüreklidir. 

Tabi biz gerçek otobüsçüden bahsediyoruz. 

İşte “O”nun hikâyesi…                       

* * *

 

Kaç yıldır bu işin içindesiniz?

73’den beri. 73 çok önemliydi, o zamanlar Diyarbakır’a gidiyorduk başka hattımız yoktu. Harput geliyordu, Çavuşoğlu vardı Trabzon’a geliyordu. 3 otobüsümüz vardı. Diyarbakır’dan sonra Ankara’ya gittik, daha sonra Adana’ya gidip geliyorduk… 1978’de Ankara’ya geldik. O günkü para ile 8 lira alıyorduk.

73 yılında nasıl girdin işe?

Babama dedim ki ben otobüs işine gireceğim, otobüsçülük çok güzel… ‘Paramız yok’ dedi babam… Ne iş yapacağım dedim, babamı ikna ettim. ‘Git al’ dedi, 457 liralık bir otobüs aldık. 302.

Babanız ne iş yapıyordu?

Manifaturacıydı. 

O dönemde hangi firmalar vardı?

Doğuya sadece Harput geliyordu.  Birde Çavuşoğlu vardı Trabzon’da önemli firmaydı. Vangölü yoktu. Vangölü önce Taç olarak kuruldu sonra ayrıldılar Taç Bitlis’te kaldı.

Otobüsleri görüp seyrediyordun değim mi gençken?

Tabii… Harput geldiği zaman 302 yoktu Magirus Apollolar vardı onu hatırlıyorum. 1 Nisan Erciş’in kurtuluş gününde 4-5 tane Harput otobüsü getirmişlerdi Elazığlılar… Herkes hayrandı. Bizde çok etkilendik o zaman… İşte o zaman başladık bugüne kadar geldik.

Şoförlük yaptın mı o zamanlar?

Yaptım tabi. 16 sene şoförlük yaptım. Sonra bıraktım ticarete başladım.

Hangi firmada çalıştın?

Erçiş Seyahat. Sonra Erciş Seyahat bölündü biz ayrıldık

Ne zaman ayrıldınız?

4 sene oldu.

Niçin ayrıldınız?

Geçim olmuyordu, sıkıntı oluyordu. Şimdi sorsan pişman mısın, pişman değilim… Kazanmasam da bir gururdur, taşıyoruz yani. Bizde bin kişi ekmek yiyen var… Her tarafta ekmek yiyen var. Gururlu bir iştir devam edeceğiz nereye giderse…

73 önemli bir yıl dedin niçin?

Otobüsler çok kıymetliydi, otobüsçüler de. İnsanlar çok değer veriyorlardı. Biz insana çok değer veriyorduk. Herkes otobüs diyordu başka bir şey demiyordu… Yer bulunuyordu, o zaman insanlar pek seyahat etmiyordu.

Rekabet var mıydı o zaman?

Firma tekti, rekabet yoktu ki o zamanlar. 78’de Van’a uçak geldi iyi hatırlıyorum uçağa bindim geldim İstanbul’a bin lira.

Otobüs kaç paraydı o zaman?

Pek hatırlamıyorum. Bir memur iki bin lira maaş alıyordu.

Peki, 302’yi nereden satın alırdınız?

302’yi tam hatırlamıyorum nereden aldığımızı ama piyasadan olduğunu biliyorum.

Arıza yapmıyordu değil mi?

Çok uzun zaman arıza yapmadık.

O zaman iyi para kazanıldı mı?

Rahat rahat kazanıyorduk. O zaman şimdiki uçak gibiydik, nasıl şimdi uçağa değer veriliyor o zaman da otobüse değer veriliyordu.

O zaman yollar çok kötüydü değil mi?

Asfalt yoktu ki. Biz Erçiş’ten Tatvan’a 130 km’yi 7 saatte geliyorduk. Diyarbakır’a 12 saatte ulaşabiliyorduk.

Peki şimdi?

1,5 saatte geliyoruz Tatvan’a Diyarbakır’a 5 saatte gidiyoruz. İstanbul’a 32 saatte geldiğimizi hatırlıyorum. Yollarda asfalt yoktu çukur vardı. 16 sene hiç durmadan aralıksız otobüs sürdüm. Gençlik var heves var sıkıntı yoktu, itibar vardı…

303’ler iyiydi değil mi?

Evet, iyiydi… Çok yakardı. Akaryakıt o zamanlar ucuzdu. Mercedes’in bütün arabaları iyiydi.

Peki, otobüsçülüğün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ben çok eski otobüsçüyüm. Eskiden iyi görüyordum, bundan sonrasını görmüyorum. Eskiden yolcu bulamıyorduk şimdi buluyoruz ama rekabet çok. Uçaklar dolu, nüfus patlaması var. Bundan sonra ne olacağını bilmiyorum. Uçakları yönetenlerin bize karşı yanlış politikaları var. İnsanları kandırmasınlar lütfen gerçeği söylesinler… Biz hamallık yapıyoruz onlar kaymağını yiyorlar…

Asıl sıkıntımız kendi içimizdeki sıkıntı yani?

Bizim içimizde okumuş insanlar yoktur, ticareti bilen insanlar yoktur. Bizi yöneten yok. Dernekten bir yarar gelmedi. Dernek güçlü olsa “sen bu halkın düzenini yani taşıma düzenini bozmayacaksın” derdi. Vururdu masaya…

Benim her gün 5 tane servisim var, 5 milyar para kaybediyorum. Şu andaki dernek bir düzen koysun “bir yolcuyu 50 liraya mı götürüyorum 60 liraya götüreceksin” desin. Bir düzen olsun… Anlatabildim mi derdimi. Fiyat koysun.

Tarifeler yüzde 25’in altına inemez diye bir kural var. Uygulanamıyor…

Uygulanamıyor.

Sırf derneğin kabahati değil, Bakanlığın da kabahati, denetim zayıf… 

Bakanlık bizi görmüyor ki; uçaklardan…

 

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası,

06 Temmuz 2009, Sayı: 420

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir