KLİMANIN HİKAYESİ… (SAFKAR) -5-

 

KLİMA HİKAYESİ, ASLINDA TÜRKİYE’NİN GELİŞİM ÖYKÜSÜDÜR

 

Hayat tesadüflere bağlıdır…

Ticari hayatta…

Has Turizm’in klima kompresörünün tamiri Atilla Üner’in ticari hayatının dönüm noktalarından bir tanesidir.

Klima tamirindeki başarı… nasıl yayılıyorsa yayıldı.

Sonra arkasından klimalar başladı.

* * *

Atilla Üner o günleri anlatıyor…

Biz İsmail amcanın sevgilisi olduk.

İsmail Amca bize çok güvendi itimat etti.

Hac zamanı başlayınca bize talep artmaya başladı.

İsmail amca o zamanlar arabalarını gönderirdi… kaç tane klima siparişi verdi bize.

Ali’nin soğutma bilgisi iyi olduğu için en iyi uygulayan olduğundan, taktıkları her cihaz çalışıyor.

İsmail amca bunu bildiğinden arabalarını bize yolluyordu.

İzmir’e gelen her araba benim oraya gelir, yapılır gider.

Bir gün beni yanına çağırdı İsmail amca.

“Bu adamı al yetiştir” dedi.

İsmail Amca’nın güvenini kazanmak kolay değil.

Salim Ustayı yetiştirmeye başladık Klimayı monte ettirdik. Salim’e dedik ki Antakya’da bayimiz ol.

***

İsmail amca 1987 yılında bana bir telefon açtı.

“Hemen hazırlığını yap, ekibini hacca götüreceğiz.”

İsmail amca ben nasıl gideceğim arabam yok, param yok, nasıl giderim?

“Ben ayarlarım” dedi.

Hemen bize bir miktar para gönderdi.

İlk minibüsümü o zaman aldım. Ford minibüs.

O minibüsün içini atölye yaptık.

O sene haccı başarıyla tamamladık.

* * *

İşler büyüdü.

Ama çok az para kazanıyorlar…

Bu arada da yerli üretici adı altında kopyacılar çoğaldı.

O yıllarda herkes merdiven altı klima  yapmaya başladı.

O arada Atilla bey Almanya’ya gidiyor… Sütrak  yöneticilerine hem dert yanıyor, hem sorunlarını anlatıyor.

Bir de işin selameti için öneride bulunuyor.

“Türkiye’de birçok üretici oluştu. Kopya da olsa, merdiven altı da… lakin  fiyatları çok düşük.

 Biz ithal ettiğimiz için vergi yüzde 65’ti. 100 liralık bir klimayı getirirken 65 lirada vergi veriyoruz..

Türkiye’de artık imalat yapmak lazım.

Heyecanla yapılan öneri kabul görmüyor…

Nedeni de Türkiye pazarının küçük oluşu.

Sütrak: “Doğru söylüyorsunuz Atilla bey ama Türkiye bizim için küçük bir pazar… Yatırım yapmanın bir gereği yok. Yapamayız, bakın başınızın çaresine…” diyorlar.

İpler kopuyor…

Bir dönüm noktası daha…

Atilla abi anlatsın:

İşte bu milli duygular… belki milli cesaret benim hayatımda başka bir dönüm noktasını sağladı. Almanya’dan geldiğimin ertesi günü imkânsızlıklar bir yanda, cepte para yok ama ben ve Ali kararlaştırdık imalat yapmaya.

****

Faysal Erginoğlu Sütrak markası klima için en son müşteri.

Mukavele yapılmış… Faysal bey otobüsüne klima taktıracak diye parasını da verdi.

Almanya’ya Türkiye’de yatırım yapın derken o arada bizim Sütrak ile iş koptu.

Kopunca adamın parası da bizde kaldı.

Klimada yok, gelmiyor o tarihlerde.

Adama ne anlatalım…

Kavga ediyoruz müşteri ile…

Büyük tehditler yaptı.

“Klimamı takmazsanız, mahvolurum… mahvolursam sizi de mahvederim”

* * *

Klima imalatı yapmaya başladılar…

O tarihlerde motor bulamıyorlar… Malzeme pek yok…

Çektikleri sıkıntıların haddi hesabı da…

Ancak bu işi başardılar…

İlk klimayı ürettiler onun arabasına taktıp gönderdiler…

Büyük tehditler… tartışmalar… kavgalar…

Klima takılınca yerini büyük dostluğa bırakmış oldu.

O günlerde doğru dürüst klimalar yok.

Arabalar klima kasası koydu, içinde cihaz yok…

Arabistan’a hac mevsiminde çalışmaya gittiler…

İçine buz koyarlardı kasanın…

* * *

İlk ürettikleri klimayı Mardinli Kalişenkof Faysal’in otobüsüne taktılar.

Faysal son müşteri idi Sütrak’ın…

Acak ilk müşterisi oldu Atillaların…

Şanstır…

Hac zamanında sahte klimalar gidince…

Atillaların taktıkları klima çok rağbet görmüş.

Buz gibi… Herkes içine girip oturmuş.

Hac dönüşü Faysal, Atilla abiye geliyor…

Atilla abiden dinleyelim:

Faysal geldi bizi öpüyor.

Bu klima bende kalacak tamam…

Böyle bir başarıyla ilk klimamızı yaptık.

O zaman “No name” idi…

Safkar markasını yaratamamıştık daha…

Hayatımızın başlangıç noktalarından, önemli noktalarından birisidir bu.

Faysal Erginoğlu’nu çok aradım… bulamadım bir türlü… Keşke bulabilsem.

* * *

Evet Mardinli Kalişenkof Faysal…

Faysal Erginoğlu’nu tanıyan varsa lütfen beni arasın.

Devam edecek…

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası,

6 Nisan 2009, Sayı: 407

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir