KLİMANIN HİKAYESİ… (SAFKAR)-4-

KLİMANIN HİKAYESİ…

(SAFKAR)

  -IV- 

Safkar’ın temeli…

Sermayesi 4.000 Mark..

Yani 2.000 Euro..

80 m² bir dükkan

Dükkanın önünde..

Yolda tamiratlar yapılıyor

Sütrak bayilik verdi.Jİ.

Verdi de…yer yok, ekip yok..

Kamyonlar…otobüsler gidip gelecek..

İlk iş yer bulmak… imdada

Ali’nin babasının eski bir hurdalığı yetişiyor…

Küçük bir bina yaklaşık 20 m².. Zamanında hayvanları bağlıyorlarmış..Arkasında da 450 m²lik boş bir alan var…

Toprak alana hemen bir mıcır atılır…

Boş araziye bir sundurma yapılır…

Atilla abi o günleri anlatırken

“O binayı kendi ellerimle temizledim, toparladım..Orayı da büro yaptık” dedi..

 

Karadeveci ..

Ünal Kavadeveci otobüs kliması talep etti Atilla abi den..

“Hemen bir tane otobüs kliması sipariş ettik Sütrak’a

Otobüse de başladık.

Otobüs kliması takacağız…

Ama nasıl…

Dediler ki siz doğru Başaran Bey’in yanına gidin.

Cihazlar orada montaj edilecek. Montaj edilirken sizde görürsünüz…

Başaran bey, o aralar Thermo King getirmeyi kesti..

Sütrak getiriyor…

Bizde montajını görmek için gittik.

3 günlük bir kursa gittik İstanbul’a. Koşuyolu’ndaki yere…

Orada da hiç unutmuyorum, usta denilen çocuk ileri teknoloji

sahibi havalarında…

Biz de ağzımız ve gözlerimiz açık izliyoruz..

Nasıl takıldığını görmek için..

Yanına gidiyorum, bakıyorum, tam beni görüyor, tak diye dönüyor nasıl yapıldığını göstermiyor bize.

Biz o 3 gün içerisinde hiçbir şey öğrenemeden geri geldik…

 

Sipariş verdiğimiz otobüs kliması da o arada gelmez mi?

Mallar önümüzde, bir yandan işi bilmiyoruz, yepyeni otobüsü de Ünal  Ağabey gönderdi…

Evet bir tarafta sandık içinde Almanya’dan gelmiş klima, öbür tarafta sıfır kilometre otobüs…

O zamanlar koskoca İzmir’de bir tek klima vardı.

Pamukkale’de çalışan Sütrak’lı..

001 plakası…35 PK 001 yolcusunu indiriyor …

Petrol Ofisi var..

Otobüs yıkanıyor..

Bir gün kalıyor ..

Atilla abi,

“şoföre gittik..

Biz şu klimaya bakalım dedik ..

Şoför sakın ha elleyemezsiniz.

Eyvah!

Adam göstermiyor..

Karşıdan otobüse bakıyoruz, otobüs bize bakıyor..

Uzaktan bir şey anlaşılmıyor tabi ..

Otobüsü park ettiler ya Petrol Ofis’in tel örgüleri var.

Ali’nin bir tane kamyoneti vardı.

Bir tane merdiven koyduk..

Tel örgüden atladık..

Otobüsün arkasına dayadım gece elimde fener, Ali ile beraber çıktık yukarıya  arka köşeden 45 cm. Şuraya takılacak…

Yandan bu kadar mesafe ..

Biz kendi kendimize bir şablon çıkardık…

Arka bagajını açtık..

Bir görseler, hırsız diye yakalayıp atacaklar içeriye.

Bunu öğrenmek için bu riske girdik.

Öğrendiklerimizi Ünal Karadeveci’nin arabasına uyguladık

ama arabası deneme tahtası gibi oldu tabi.

15 gün sürdü takmamız klimayı…

Şimdi 2,5–3 saatte otobüsün klima montajı bitiyor.

Bunlar ilk işimizdi..

Ama olayı sahiplenme açısından çok önemli bir şey.

Ünal Kavadeveci hala bizi çok sever, sayar.

Otobüs camiası çok güzel bir camia..

İyi bir şey yaparsanız çok hızlı bir şekilde duyuluyor, kötü bir şey yaparsanız da…

Onun için otobüsçü camiasına minnetle bakıyorum.

O tarihlerde Has Turizm’de de 2-3 tane klimalı araç var.

Ona iyi hizmet edenlere otobüs camiası, ailesi, sektörü mutlaka karşılığını vermiştir.”

 

Atilla Üner ile dostluğumuz  bu dönemde başlar…

Safkar ve Has Turizm’in ilk tanışması…

Klima kompresörü arıza yapar..

Kompresör klimanın kalbi..

Her babayiğit usta kompresör tamirini yapamaz..

Bırakınız yapmayı, sökmeye cesaret edemez..

Atilla abiden dinleyelim.

“Bir gün dükkânın önüne bir otobüs geldi. ‘Atilla kim burada’ dediler, ‘benim’ dedim. ‘Ben Sabit’ dedi. ‘Antakya’dan geliyorum’ dedi.

‘Bizi İsmail Amca gönderdi’ dedi.. ‘Ben size ne yapabilirim’ dedim..

 ‘Bu kompresör arızalıymış soğutmuyor..

Sen bunu yaparmışsın’ dedi…

Şimdi gene o gençlik cesaretleri belkide heyecanla verilmiş cesaretlerle ‘peki ağabey biz yaparız’ dedik…

Bizim çıraklarla kompresörü çıkardık aldık..

Hemen Ali’ye gittim, ‘soğutmayı sen biliyorsun bunu yapmamız lazım’ dedim.

Ali ile beraber kompresörü açtık, ne yaptığımızı unutmamak için yaptığımız her şeyi şema yapıyoruz. Üzerilerine numara yazıyoruz falan. Kompresörün kolu kırılmış, bizde nerede bulacaksın?

Bulamıyoruz…

O zamanlar Mercedes’in servisinden yedek parçadan bir tane bulduk.

Bir kompresörün tamiri 10 gün sürdü.

Bir tane kolu almak için İstanbul’a geliyorum, sonra tekrar geri dönüyorum.

Yerine takıyoruz.

Bir hafta 10 gün sonra otobüsünüz geliyor.

Takıyorum gönderiyorum. 

Benim ilk tamirden kazandığım para Has Turizm’dendir. “

 

Devam edecek..

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası,

30 Mart 2009, Sayı: 406

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KLİMANIN HİKAYESİ… (SAFKAR)-4-” üzerine 1 düşünce

  1. selam.Yazınızı zevkle okudum.Atilla Beyi(atilla abi) bende ilk işe başladığı çiğli deki küçüçük ama tertemiz herkese sevgiyle açılan o kapısında tanıdım.Araç proıje işlerini biz yapıyorduk.Ticari yönüyle ilgili gelişmeleri basından zaman zaman takip ediyorum.
    ama o günlerde buraya kadar gelebileceğini tahmin etmek zor değildi.
    Benim esas vurgulamak istediğim Atilla abinin insan sevgisi değerleri ve saygısı.Onu tanıma fırsatı bulduğum için çok mutluyum.Bu vesile ile
    sadece işlerinizin devamını diler SAYGILARIMI İLETİRİM.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir