YILLAR VE YOLLAR 3

 

Mercedes-Benz’in ‘Yıllar ve Yollar’ belgeselinden, bu kez yokluk yıllarıyla devam edelim…

Gözünüzü kısıp şöyle bir anımsayın, yaşananlar nelermiş, anlarsınız…

 

YOKLUK YILLARI

İkinci Dünya Savaşı sonrası, ülke zaten yoksul, sanayi gelişmemiş, ama gelişmeye hasret, ilerleme azminde…

Bakalım neler yaşanmış. Duayenler nelere parmak basıyor?

                 

İzzet Bayraktar

Bayraktarlar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

Diyelim sizin freniniz bozulmuş motor freni almak için belgeye tabiydi. İhtiyaç belgesi diye bir belge vardı. Bunu almak içinde valiliğe gideceksin ihtiyacını oraya bildireceksin oradan belge alıp geleceksiniz. İthalatçıdan yahut perakendeciden o belgeyi vererek parça alacaksın.           Yılmaz Yılmaz

Sivas Tur Turizm Yön Kurulu Bşk.

Çok seneler önce nereye girdiğimizi bilmememiz için gözümüzü bağlarlardı. Bir depoya sokarlardı ve izbe bir yerde, yarı karanlıkta lastik beğenirdik. ‘Şu lastiği ver’ derdik, parasını da hemen orada ödeyip çıkardık. Bir iki saat sonra söylediğimiz yere istediğimiz lastik getirilip bırakılırdı.

 

Halil Ak

Aker Turizm Yön. Kurulu Bşk

Parça ve lastik bakımından her zaman sıkıntımız vardı. Geldiği zaman, bütün Mercedes müşterilerine bilgi veriyorlardı. Bir gün Mengerler’in kapısında bekliyorduk; kim bilir bizi ne zaman içeri alacaklar… İşte parçaları şey yapacaklar da biz de kura çekeceğiz. Birçok parçayı kura ile çektik. Kazandığımızda alabildik.

Zaman içinde Türkiye’ye gelen kamyon markaları çeşitlendi. Austin, Magirus, Fiat, Scania, Vabis, Federal Grup kamyon şaseleri birer otobüs haline dönüştürülerek yollardaki yerini aldı. Bunlar genelde, dizel motorlarla çalışıyorlardı ve yavaş yavaş benzinli motorlara üstünlük sağladılar. Aynı dönemde sınırlı sayıda otobüs şasesi de ithal edilmeye başladı. Ayrıca tamamen yurtdışında imal edilmiş ve ülkeye getirilmiş az sayıda otobüs Türkiye’nin tozlu yollarında aşınmaya başladı.

Tütün takasıyla ithal yapıldı. Bir kararname yapıldı: ‘Dövizin varsa kamyon getirebilirsin’; işte o ara döviz takasıyla balta burun dediğimiz otobüs şaseleri geldi. İşte bu otobüslerden birini satın almak milli kasalarda yolcu taşıyan otobüsçülerin hayallerini süslüyordu. O günlerde eşine az rastlanan arkadan motorlu 321 Mercedes gibi otobüslerden birine sahip olmak otobüsçüler için büyük bir avantajdı. Şoförler müşterilerine daha konforlu bir araçla yolculuk ayrıcalığı sunarken bunun nimetlerinden de sonuna kadar yararlanıyorlardı.

 

İbrahim Gürman

Gürman Turizm Yön. Kurulu Bşk

Tabii (yeni ithal otobüsler) bizim eski tahta kasa otobüslerden çok güzeldi. İlk üç-dört sıraya kadar kırmızı, sonrası yeşildi. Kırmızı koltuklara 30 lira, yeşil koltuklara da 20 lira bilet keserdik.

İthal otobüslerin yollarda daha fazla görülmeye başlamasıyla bu araçlardan bulamayan veya alamayan pek çok ahşap kasa otobüs sahibi zaman içinde rakiplerinden geri kalmamak adına, modaya uymak adına çareyi yine Türk karosercilerin pratik çözümlerinde buldu. Öndeki motorlar söküldü ve arkaya yerleştirildi. Çünkü artık yolcunun da gözünde en makbul olanı, içeriye daha az ses verdiği için arkadan motorlu otobüslerdi.

 

Recep Necati Ünal

Kastamonu Ünal Turizm Kurucu Ortağı

İthal edilmiş kamyon 415 520 MAN kamyonları hatta Fiat kamyonlarıyla ve Türk Traktör’ün ürettiği Türkiye’de ilk kamyonun motorlarını arkaya almak sureti ile otobüs imal ettim. Bir tane değil, yüzlerce…

 

Türkiye’de otobüs üretimi başlıyor

1960’lı yıllar, çiçeği burnunda otobüs sektörünü derinden etkileyecek gelişmelere gebeydi. Milli Birlik Kurulu üyeleri, Türkiye’de otomotiv sanayisinin gelişmesini ve yerli malı üretim yapılmasını teşvik etti. Böylece 1959 yılında kurulan Otosan’ın ürettiği Ford Times markalı kamyonları 1961’de Türk Otomotiv Endüstrisi (TOE) tarafından imal edilen Eften marka kamyonlar izledi. 1962’de Chrysler, dönemin devlet ve hükümet başkanı Cemal Gürsel’in desteği ile kamyonet imalatına geçti. 1963 yılında İzmir’de BMC Sanayi Ticaret AŞ kuruldu. General Motors da montaj tekniği ile ilk İngiliz Bedford kamyonlarını, aynı yıl Türk pazarına sundu. Ardı ardına açılan tesisler Türk Otomotiv Sanayisinin ilk nüvelerini oluşturuyordu. Henüz otobüs üreten montaj tesisi ya da bir fabrika yoktu. Ama tüm bu gelişmeler yakın gelecekte Türkiye’nin otobüs ihtiyacını karşılayacak fabrikalarını işaret ediyordu.

 

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası,

24 Kasım 2008, Sayı: 388

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir