Rekabet daha da artacak

 

Rekabet kavramı hukukçulara göre farklı, işletmecilere göre farklı…

…Ve ekonomistler de farklı ifade ediyor.

Bir de otobüsçülerin “rekabet anlayışı” var.

Otobüsçüler; rekabet kavramını, “20 milyonluk bilet fiyatını 5′e çekmek” gibi algılıyor.

Hani, duyarsınız; “bu hatta rekabet var” derler…

“Firmalar arasında rekabet var!”

Hepsi, fiyat rekabeti…

Merak ettim…

Sözlüklere baktım.

Çeşitli araştırmaları inceledim.

Üniversitelerde okutulan ders kitaplarını karıştırdım…

Rekabet…

Haksız rekabet… nasıl tanımlanmış.

Sizlere bir özet çıkardım.

* * *

Rekabet’in sözlük anlamı “iş ve sanatta, ilim ve hünerde üstün olmaya çalışmak ve başkalarına rağmen kazanma gayreti” şeklinde.

Bir başka tarif de şöyle:

“Aynı amacı güden kimseler arasında çekişme, kıskançlık… Rekabet etmek; birbiriyle yarışmak.”

Veya;

“İki veya daha çok işletmenin diğerleri karşısında kendi ürün veya hizmetlerinin tercih edilmesi konusunda gerçekleştirdiği faaliyetler; yarışma, rakip olma hali. Ya da herhangi bir alanda talebin arzı aştığı durumlarda meydana gelen sosyal bir çekişme şekli, ekonomi hayatının en köklü öğesi ve ilerleme nedeni.”

“Aynı ya da farklı türden canlılar arasında sınırlı kaynaklan kullanma zorluğunun yarattığı ilişki.”

Rekabet Kurulu Hakkında Kanun‘un 3. maddesinde “rekabet kavramı” da tanımlanmış.

Rekabet; “mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarış”ı ifade eder.

Kanun’un gerekçesinde; “rekabetten beklenen yararlar” da belirtiliyor.

Şöyle:

“Rekabet; firmaları verimli olmayan kaliteli ve düşük bedelle daha fazla ürün ve hizmet sunmaya yönelten çok önemli bir süreçtir.”

“Firmaların bağımsız karar verebilmeleri ile, ülkenin kısıtlı kaynaklan verimli bir şekilde kullanılmaya başlanır ve böylece tüketicinin de refah düzeyi yükselir.”

“Öte yandan; rekabet, yeni buluşların yapılmasına ve teknolojik gelişmelere neden olarak ülke ekonomisinin kalkınmasında katkıda bulunur.” 

Türk Ticaret Kanunu‘nun 56. maddesi de haksız rekabeti tarif ediyor: “Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suiistimali.”

Haksız rekabet, aynı kanunun 57. maddesinde de “kötüleme, gerçeğe aykırı bilgi verme aldatıcı reklâm, müstesna kabiliyet zannını uyandırmak, iltibas, kandırma, gerçeğe aykırı şahadetname vermek” olarak ifade ediliyor.

Bir de “oligopol piyasa” var.

Oligopol piyasa; tam rakiplerin karşılaştığı bir piyasa türü…

Bu piyasayı; toplam piyasa türlerine göre geniş ve piyasa fiyatını etkileyebilecek birkaç satıcının egemen olduğu bir piyasa türü olarak nitelendirmek mümkün.

Bu piyasanın en belirgin özelliği; bu piyasada olan teşebbüslerin birbirleriyle olan bağımlılıklarıdır…

Bir başka ifade ile; çok etkin bir şekilde, birbirlerinin durumlarından etkilenebilmeleridir.

Meselâ; bir rakip firmanın kendi üretim yönetimini ve fiyatını değiştirmesi diğer rakibin satış ve kârını etkiler, onu rekabet dışına iter veya daha güçlü duruma getirir.

Rekabetin tam anlamıyla etkinleştiği piyasa, oligopol piyasadır.

* * *

Otobüsçünün dilinden düşmeyen “rekabet”, “haksız rekabet”, sözlüklerde ve kanunlarda böyle.

“Rekabet” deyince; otobüsçü sadece “bilet fiyatı”nı anlıyor.

Değil…

Bizde rekabet sırf fiyatla yapılmıyor.

Artık otobüsçü, teknolojiyi kullanıyor.

Bilgisayar kullanıyor…

Arabada…

İletişimde…

Araç kontrollerinde…

Bankoda…

“Hizmet yarışı”na giriyor otobüsçü!

Bu yarışta, rekabet hep olacak.

Rekabet bitmeyecek.     

Rekabet hukukunun başlıca rolü, ortak pazarda rekabet serbestisini oluşturmaktır.

* * *

“Piyasa” ne demek?

“Çapraz arz ve talep” nedir?

Konunun içine bunlar da giriyor.

Ayrıca, otobüsçünün “duygusal rekabet”i de var.

Rekabet tabii ki olacak… her sektörde olduğu gibi.

Duygusal rekabete yer vermemeli artık otobüsçü.

Para kazanmalı…

Duygusal değil akılcı olmalı…

 

Latif Karaali, 369’nci sayı

14-Temmuz-2008, Ulaştırma Dünyası

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir