Bugünü kurtarmalıyız

Bu ara petrol sıkıntısı sektöre  yansıyor.

Sadece bizde değil tüm dünyanın sorunu enerji.

Çözüm aranıyor.

Herkes kendi açısından bakıyor.

Günü kurtarmaya çalışıyor.

Aslında yapılması gereken şirketlerin kurumsallaşması.

Firmalar “altyapı” sorununu çözmeli.

Petrolün değil, mevcut sorunların da çözümleri kendiliğinden gelir.

Kurumlaşma çalışmalarıyla, “taşıma normları”nın ve kurallarının işleyişi sağlanmalı.

Farzedelim otobüs sahipleri bir araya geldi, anlaşma sağlandı. Bir kentte 4 firma sayısı 2’ye düşürüldü.

İşler düzeldi. Doluluk orani arttı…

Para kazanılmaya başlandı. Sonra ne olacak?

“Kopmalar” ve “yeni firma arayışları” başlayacak.

Bir “kısır döngü” bu!

Bu süreç, otobüsçülük tarihinde hep yasandı. Sıkıntılı dönemlerinde “geçici” olarak bu yola başvuruluyor.

Zamanında; Kayseri’de “Anadolu” adı altında tek firma çatısı altında birleşildi.

Anlaşma yürümedi. Sonra, Kayseri’de 4 firma oldu.

Bir adım daha gidelim.

“Firmaları birleştirmek” çözüm ise, sadece bir kentte değil, “bölgede tek firma” olsun.

Sorun çözülecek mi?

Firmalar para kazanmaya başladığında bölünmeler, yeni firmalar doğacak, Kayseri’de yaşanan süreç gibi; 1 verine, 4 firma çıkacak.

Yine Van’da benzer bir durum yaşandı, 4-5 firma birleşti…

Bir süre sonra birleşen firmalar ayrı şirketler haline geldi.

4-5 yerine 8-9 firma ortaya çıktı.

Şimdi Eskişehir’de yaşanıyor benzer bir durum.

Beş firma iki firmada birleşti…

Bu birleşmeler sağlıklı bir temelde mi oluyor?

Geçici çözüm arayışı mı?

* * *

Bu süreç neden böyle işliyor? Çünkü firma kurmak çok kolay. Olay bu noktada bitmiyor. Bitmez ki… Dışardan gelen “yeni yatırımcı” ne olacak? Buna kimsenin bir “yaptırım”ı olamaz. Sorun da bu. Çözüm şu:

Firma sayılarıyla uğraşmak yerine “sistem” geliştirilmesine çalışılmalı. Sistem nasıl geliştirilir? Görev, TOFED’e düşüyor. Daha çok ortak altyapılar kurulması yönünde adımlar atılmalı.

Ortak terminaller, doluluğu sağlamak için yolcu paylaşımı vb…

Şartlar herkes için eşit.                           

Tespit edilen bir “takvim” içinde, şikayet edilen sorunlar büyük ölçüde çözülür.

Bakanlıkla yönetmelik sorunları çözülebilir.

Soruna bakarken 10-20 yıl sonra sektörü nerede görmek istiyorsunuz?

Onun için iyi bir araştırma yapmak gerek.

Hedefler çizilmeli…

* * *

Niçin otobüs satın alınıyor?

Kimler satın alıyor?

Kimler; bu işi, ne için yapıyor?

Nasıl yapıyor?

Gerçek bir öykü anlatayım:

80’li yılların sonu…

İnegöl’de bir mobilyacı otobüs satın alır. Ünlü bir firmaya kaydettirir ve otobüs çalışmaya başlar.

Sefer dönüşü, otobüsü mobilya mağazasının yanına çeker.

Aradan 6 ay geçer, mobilyacı yeni bir otobüs satın almak için tekrar bayi ye gider. Bayi genel müdürü, mobilyacı müşterisine sorar:

“Maşallah, işler çok iyi gidiyor, çok iyi para kazanıyorsun herhalde?”

Mobilyacı “yok” der. “Başa baş geldi, hatta zarar ettim.”

Genel müdür “niye ikinci bir otobüs almaya karar verdin” diye sorar.

Mobilyacının cevabı ilginçtir:

Otobüsü satın alıp firmaya kaydettirdim. Bilirsin, bizim oralarda yüzlerce mobilya mağazası var. Otobüsün mağazamın köşesine park ettikten sonra mobilya satışlarım arttı. Ünlü oldum. Ben artık sıradan mobilyacı değil, ünlü bir firmada otobüs çalıştıran mobilyacı oldum. Herkes beni konuşmaya başladı.

Otobüs bana ün getirdi, un değil.”

(“otobüsçülük un değil, ün yapar” sözü Allah rahmet eylesin, Kamil Koç’a aittir.)

Öykü böyle…

Bunun gibi yüzlerce örnek var.

Demircisi…

Bakırcısı…

Halıcısı…

Beyaz eşya satıcısı.

Bu amaçla otobüs alıp sektöre giriyor.

Etrafta “o firmanın sahibi” gibi bir izlenim doğuyor. Esnaf yeni ve farklı bir statü kazanıyor.

Sistemin “çok ciddi” ve “ayrıntılı” biçimde araştırılması lazım.

Otobüs bir “ekmek teknesi” mi?

Otobüs, firmaya ait filoda bir araç mı?

Yoksa bir yatırım aracı mı?

“Otobüsün tanımı” üzerinde durulmalı.

Bitmedi…

“Firma tanımı” var mı?

“Firmacılığın kriterleri” nelerdir?

“Otobüs sahibi” nedir?

“Firma sahibi” kimdir?

Bu ölçüleri koyamaz ve kriterleri bilemez isek, soruna çözüm bulamayız.

* * *

Sektörün orta ve uzun vadeli sorunlarını tartışacağız, konuşacağız daha iyiye gideceğiz.

Bugün yapılması gereken, maliyet hesaplarını iyi yaparak, karlı işletmeler olmalı otobüs şirketleri.

Bilet fiyatlarını piyasaya göre ayarlamalı, otobüsçü para kazanmalıdır.

Duygusal değil akılcı davranmalı.

 

Latif Karaali, 368’nci sayı

07-Temmuz-2008, Ulaştırma Dünyası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir