SEZONDA KAZANMALI

Otobüsçüler, meslektaşlar, bir araya geldiklerinde, hep büyük konular üzerinde konuşurlar.

Ama…

Kâr getirecek formüller gözden kaçırılır…

Uçaklar bilet fiyatlarını sezonda hayli arttırdılar.

Otobüsçüler de sezonda kazanmalı.

*     *     *

“Otobüsçülük zor durumda…”

“Öldük… Bittik!”

“Biraraya gelelim… Birlik olalım…”

Bu söylemler sorunu çözmez.

Büyük konuşmalar…

Genel konuşmalar soruna ve sonuca etki etmez…

Otobüsçüler, meslektaşlar, bir araya geldiklerinde, hep büyük konular üzerinde konuşurlar.

Ama…

Kâr getirecek formüller gözden kaçırılır…

Firmayı yeniden dizayn etmek konusunda bir çaba sarf edilemez…

*     *     *

Rakamlarla verelim:

İstanbul – Antalya,  Türk Havayolları günlük sefer tarifeleri şöyle:

14 Temmuz, Pazartesi:

Saat 07:20 189 YTL,  saat 08:25 209 YTL, 09:30 189 YTL, 15:05 249 YTL, 16.00 139 YTL, 22:10 129 YTL, 23:55 119 YTL!

Bunlar gidiş…

Bir de dönüş tarifeleri var!  Acaba dönüş fiyatları da aynı mı?

Bakalım:

Tarih 16 Temmuz Çarşamba:

Saat 08:05 239 YTL, 09:20 119 YTL, 10:25, 11:30 139 YTL, 17:15, 18:10, 19:35 seferleri 169 YTL, 22:05 139 YTL

 

İstanbul-Trabzon THY tarifesi ise

14 Temmuz Pazartesi:

Saat 04:40 189 YTL, 07:00, 17:35, 23:35 seferleri 249 YTL.

Trabzon-İstanbul

16 Temmuz Çarşamba:

Saat 07:05, 09:25 169 YTL, 20:05 189 YTL.

 

Atlas Havayolları, İstanbul-Bodrum

13 Temmuz Pazar:

06:30 237 YTL, 13:00 167 YTL, 11:05 237 YTL, 11:50 167 YTL, 15:45 127 YTL, 22:50 97 YTL.

Bordum-İstanbul

16 Temmuz Çarşamba

09:20 127 YTL, 13:00 137 YTL, 22:00 147 YTL.

*     *     *

Ya bizim tarifelerimiz?

Otobüs şirketlerinin İstanbul-Antalya-İstanbul sefer fiyatları şöyle:

Tek yön 75 YTL 

Gidiş-dönüş 135 YTL

*  *   *

Uçaklar bilet fiyatlarını hayli arttırdılar.

Sezonda…

Peki biz otobüsçüler, neden bilet fiyatlarını arttırmıyor, sezonda.

Neden uçağın en ölü saatinde, ters yön fiyatına,  otobüs en iyi zamanda gidiş-dönüş fiyatına bilet kesiyor?…

Neden para kazanmayı düşünmüyor.

Düşünmeli…

Bilet fiyatlarını sezonda arttırmalı.

Arttırmazsa kaybeder

*  *  *

Bir otobüsçü dostum, bir öykü anlatmıştı. Aşağıda zevkle okuyacağınızı umarım.

Öyküyü anlatmak benden, yorumu ise sizden.

Şimdiki adı Kemaliye olan Erzincan Eğin’deyiz.

O dönemlerde otobüs yoktu, kamyon yoktu…

Nakliye işi katırlarla yapılırdı.

Zamanın nakliyecisi azığını düzer, yola çıkardı.

Çıkınında, yolda yiyeceği evinden aldığı

Çökelek ve yufka bulunurdu.

Katıra da arpa-saman yedirirdi.

 

Bir gün, serin bir yerde, pınarın başında mola vermiş.

Önce katırının yükünü indirmiş, karnını doyurmuş.

Sonra çıkınını açmış, yemeğini yemiş.

Pınardan akan soğuk sudan kana kana içmiş…

Mola sırasında aklına bir “Hesap Yapmak” düşmüş.

Nakliye işinden ne kazanmış…

Hayvana ne kadar arpa-saman yedirmiş…

Orda aklı başına gelmiş.

Görmüş ki, hep katıra yedirmiş,

Kendine kuruş kalmamış…

Yola çıkacak, katıra yükünü yüklerken

kulağına eğilmiş “katır, kendin kazanıp kendin yeysin, beni de ahmak etmiş, arkan sıra doladeysin” demiş…

*     *     *

Otobüsçülüğün serüveni bu öykülerde ifade ediliyor.

Şimdi Eğin’li katırcı gibi otobüsün kulağına eğilip

“Ey otobüs, bizi ahmak ettin, arkandan koşturuyorsun” demenin zamanı mı?

Yoksa sezonda; Para kazanmalı mı?

Bilet fiyatları artmalı.

Her firma kendi maliyet hesabına ve

Hattına göre bilet fiyatlarını arttırmalı.

Sezonda kazanmalı.

Latif Karaali, 365’nci sayı

16-Haziran-2008, Ulaştırma Dünyası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir