Dünya neyle, biz neyle uğraşıyoruz?

26 Mayıs 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi’ne bakınca…

İşte bir günün çarpıcı haberleri…

 

MARS’TAN İLK

GÖRÜNTÜLER

NASA’nın aylar önce uzaya fırlattığı ve nefeslerin tutulduğu kritik dakikaların ardından Mars’a inmeyi başaran Phoenix (Anka kuşu), 90 gün boyunca keşif yapacak. 

Anka’nın Mars’ın kuzey kutup bölgesine inip ilk sinyallerin alınmasından sonra, bilim insanları ve mühendisler, birbirlerine sarılarak ve alkışlarla bu büyük başarıyı kutladılar.

Anka, 10 ayda 711 milyon kilometre yol kat ederek Mars’a ulaştı. Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu  analiz edecek.

Mars’a 1960’tan beri Amerika, Rusya, Avrupa devletleri ve Japonya’nın gönderdiği 38 aracın çok azı başarılı olabildi.

 

KADININ DNA DİZİLİMİ TAMAM

Hollandalı bilim adamları, ilk kez bir kadının DNA diziliminin tamamlandığını iddia etti.

 

TURİSTE İÇKİ VAR TÜRK’E YOK

Alman kadın parlamenterlerle Sultanahmet’teki Golden Horn Oteli’ne yemeğe giden Berlin SPD Eyalet Milletvekili Dilek Kolat’a ‘Türk olduğu’ gerekçesiyle içki servisi yapılmadı.

Berlin Milletvekili Kolat, 14 Alman parlamenter kadınla geleneksel olarak gerçekleştirdiği ‘AB sürecindeki Türkiye’yi ve Türkleri tanıma’ gezisinin veda gecesinde verilen yemekte ‘Türk olduğu’ gerekçesiyle sadece kendisine uygulanan yasak yüzünden zor anlar yaşadı. Otelin restoranında, aynı masada bulunan Almanlara ise yasak uygulanmadı, içki servisi yapıldı. İçki servisinin müşterilerin yerli ya da yabancı olmasına göre farklı uygulanması yöntemi Dubai’de de var. Orada da turistlere içki servisi yapılırken Müslümanlara verilmiyor. İstanbul’da yaşanan olay Dubai’deki bu uygulamayı hatırlattı.

 

TADINI TİM ÇIKARDI BİZ

SADECE SEYRETTİK

Sırf Türk olduğu için Alman parlamenter Dilek Kolat’a içki servisi yapılmayan otele giden Hürriyet ekibi de aynı ‘muamele’ye maruz kaldı.

Ezgi Başaran şöyle anlatıyor.

ARKADAŞINIZ İÇEBİLİR AMA

SİZE VEREMEYİZ

Hürriyet ekibiyle otel görevlileri arasında geçen ve Dubai’de uygulanan ‘yabancılara içki var, yerlilere yok’ konuşması şöyle gelişti:

Garson: Ne içersiniz?

Tim: Beer please. (Bira lütfen)

Ersin: Biz de rakı içelim.

Garson: Alkol veremiyoruz efendim.

Ezgi: Nasıl yani?! Biz yabancı misafirimizi getirdik şöyle manzaraya karşı içelim diye.

Garson: Arkadaşınız içebilir efendim.

Ersin: Rakı değil, şarap içelim olur mu?

Garson: Hayır efendim.

Ezgi: Turiste nasıl veriyorsunuz?

Garson: Onlara verebiliyoruz. Arkadaşınız içebilir ama siz içemezsiniz. Ruhsatımız olmadığı için.

Ezgi: Ruhsatınız sadece Türklere içki verilmez mi diyor?

Garson:

 

AKP ZİHNİYETİ Mİ?

Dilek Kolat, kimseye ayrım yapılamayacağını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a şunları sordu:

Ruhsat eksik, yasadışı filan demekle olmaz. Tüm bunlara rağmen risk alınıp neden turiste veriliyor da Türk’e verilmiyor? Demek ki taraflı bir hoşgörü tercihi var. Bu hoşgörü tercihinin altında yatan zihniyete bakılmalıdır. Ürkütmeye dönüşen AKP zihniyetini Alman parlamenterlere de, Avrupa’ya da bunu anlatamazsınız.”

 

DENSİZLİK

Sultanahmet’te bir otelin, ‘yerli ve Müslümansınız’ diyerek içki vermemesini değerlendiren Erdoğan, “Kimse kimseye inancını ya da siyasi görüşünü dayatamaz. Mesele açık ya da kapalı olmak, içki içip içmemek değil” sözlerine de atıfta bulunarak, “Densizlik. Gereği yapılacak” dedi.
 

DOLMABAHÇE’DEKİ OSMANLI

EŞYALARI ÇANKAYA

KÖŞKÜ’NE

Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, Dolmabahçe Sarayı’ndaki Depo Müze’de bulunan Osmanlı dönemine ait bazı objeleri TBMM Başkanlığı’ndan istetti.

Hayrünnisa Gül’ün Depo Müze’deki bazı Osmanlı eserlerini Köşk’e istetmesi konusunda iki ayrı görüş var:

Bunun cumhuriyete karşı bir hareket sayılması yanlıştır. Bu, geçmişle bugünün kültür zemininde buluşmasıdır.

Osmanlı eserlerini Çankaya Köşkü’ne getirtmek Mustafa Kemal’in cumhuriyet sembolüne karşı yanlış olur.

 

DAMADIN İLK GECE CİNNETİ

Damat, gerdek gecesi bakire çıkmadığını iddia ettiği gelini ağzından, kendisini de başından vurdu.

 

MAHALLE BASKISI: ODUNLA

KOVALANDILAR

Sincan’da, biri 18 diğeri 17 yaşındaki iki sevgili, iddialarına göre el ele tutuştukları için aralarında kadınların da bulunduğu mahallelilerin saldırısına uğradı.

* * *

Anka 10 ayda 711 milyon km giderek Mars’a ulaştı.

Bir uçak saatte bin km gittiğini kabul edelim.

Bu uçak 711 bin saatte,

29 bin 625 günde,

987 ayda,

82 yılda Mars’a ulaşabilir.

Ya bir otobüs, hiç durmadan 100 km hızla giderse;

7 milyon 110 bin saatte,

296 bin 250 günde,

9 bin 875 ayda,

822 yılda Mars’a varabilir!

 

TOFED’İN FAKSI:

22.05.2008 tarihli bir faks ulaştı elimize.

TOFED Genel Müdürü imzalı, tüm üreticilere gönderildiği anlaşılan faksta;

TOFED diyor ki: etkinlik, gezi vb faaliyetlerinizde sektörden kimleri davet edeceğinizi bize bildireceksiniz, kimleri çağıracağınıza biz karar vereceğiz!!!

TOFED sektördeki işleri bitirdi de, sıra üreticilerin davetlerine kimlerin katılacağına mı geldi?

Yoksa, adına “Türkiye” kelimesini aldıktan sonra mı böyle oldu?…

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

Sayı: 363  02 Haziran 2008

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir