70’li yıllardan bugüne

 

SERBEST piyasada otobüs alınıp satılıyor.

Üretici, otobüse bir “değer” biçiyor…

Fiyatlandırıyor.

Hiç kimseye sormadan…

Fiyatı kendi belirliyor.

Eskiden öyle miydi?   

70’li yıllarda öyle miydi?  

           *   *   *

70’li yılları Salih Dilli’nin “Bijon Saplaması” adlı kitabından aktarmaya devam edeyim:

               *   *   *

“…Eksik malzemeli otobüsün tamamlanmasında, bayilerin uyguladıkların türlü taktikler önem kazanıyordu. En güçlü taktiği uygulayana öncelik veriliyordu. Tabii bu arada beklenmedik aksilikler(!) de olmuyor değildi…

Eksik malzemeli otobüslerden biri tamamlanmış ve tamamlayan personelden birisi de bu bilgiyi bayiye sızdırmış. Bayi; müşteri ile gelmiş, otobüsünü istiyor.

İyi güzel de, daha önce banttan çıkan daha önceki imalat numarasını taşıyan başka bir bayiye ait otobüs ise teslime hazır değil. Haberi duymayan kalmamış, bayiler satış şefi Ertuğrul o gün izinliydi. Patronun sekreteri telefonla arayıp,

‘- Patron seni istiyor’ dedi.

Odaya girdiğinde patron, gözlüklerinin üzerinden bakıyordu. Bu hayra alamet değildi. Çünkü kızgın olduğu zamanlar böyle bakardı.

‘- Sinemada bir otobüs var, imalat numarası……., bu otobüsü çarpın.’

‘- Anlayamadım efendim.’

‘- Sonra anlarsın, bu otobüs çarpılacak.’

‘- Nereye efendim?

‘- Ne bileyim! Nereye olursa; kapıya, duvara, bir yere çarpın işte… Ama hasar fazla olmasın.’

Şaşırmıştı… Bir yanda otobüsleri tamamlamak için başta kendisi olmak üzere herkes çare değil, çareler ararken, diğer yanda teslime hazır haldeki bir otobüse yine kendisi çarpın diyor. Bir bildiği vardır herhalde diye geçirdi içinden…

‘- Peki efendim.’

‘- Yalnız acele et, sonucunu da bana hemen bildir.’

Koşarak çıktı oradan, araç teslim bürosuna telefon etti.

‘- Boğa… Bir araba ayarla, hemen sinemaya gideceğiz.’

Boğa ile birlikte sinemaya gitti. Bekçi kapıyı açtı ve araba ile içeri girdiler. Burası da otobüslerle doluydu.

‘- Boğa, … İmalat numaralı otobüsü bul.’

‘- Buldum, ne olacak?’

Geç direksiyona çalıştır.’

‘- Eee çalıştırdım. Şimdi ne yapayım?’

Fazla hasar olmayacak şekilde çarp!’

‘-Abi ne diyorsun sen?’

‘-Bir yere çarp diyorum.’

‘- Abi sen delirdin mi?’

‘- Eğer patron da delirdiyse, evet…’

‘- Abi eminsin değil mi?’

‘- Hadi çabuk ol, hemen dönmemiz gerek.’

Boğa şaşkınlık içindeki bekçiye dönerek,

‘- Sen de duydun değil mi? Bak şahitsin, çarp diyo.’

Eli-ayağı birbirine karışsa da otobüsü, ön göğsün sağ tarafındaki sinyal lambasının olduğu yerden duvara çarptı. Hemen geri döndüler. Odanın kapısına geldiğinde sekreteri onu bekliyordu.

‘- Patron hemen sizi istiyor.’

İçeri girdiğinde, otobüsü almaya gelen bayinin adamları odada oturuyordu.

‘- …… numaralı otobüsün durumu nedir?’

‘- Sinemada… Ancak teslime hazır değil efendim.’

‘- Ne demek hazır değil. Beyler hazır olduğunu öğrenmişler.’

‘Biz kimseye hazır olduğunu bildirmedik. Başka bir yerden yanlış bilgi almışlar efendim.’

“Peki, nesi var?

Tabii ‘sağ göğsünü aldırdık’ diyemedi.

‘Park yerinde manevra yaparken, sağ ön göğüsten bir yere çarpmışlar. Hem sinyal kırık hem de rötuş işi var.’

Bu arada Patron da hem otobüsün çarpıldığı hem de hasarın nerde olduğunu öğrenmiş oldu.”

Patron otobüsü çarptırdı ve bir haksızlığı önlemiş oldu…

                                *   *   *

“…Otobüs fiyatlarını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tesbit ediyor.

Sanayisi bijon saplaması bile üretemeyen, teknolojisi ise temeli atılan ama bir türlü tamamlanamayan motor fabrikalarının bağlı olduğu bir bakanlık olarak, fiyat tesbiti yapıyor.

Bu tesbit sırasında fiyata nelerin dahil olacağı da belirleniyor.”                          

                                  *   *   *

70’li yılların anıları, Salih Dilli’nin kaleminde böyle…

Evet…

Otobüsün fiyatını bile Bakanlık tesbit ediyordu…

Örneğin…

Şehirlerarası çalışan bir otobüsün fiyatına ön cam perdesi, şoför şapkalığı ve jant kapakları “ekstra” ekleniyordu.

Hatta…

Otobüsün önünde ve yanlarında bulunan “Otomarsan” yazısı bile faturaya “aksesuar” olarak geçiyordu…

Bugün öyle mi?

 

 

 

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

01 Ekim 2007, Sayı: 328

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir