OTOBÜSÇÜLERİN VİZYONU DA OTOBÜSÇÜLÜĞÜN TANIMI DA DEĞİŞMELİ

Son iki sayıdır otogarlar nasıl olmalıdır sorusuna yanıtlar aradık.

Tartışmaya açtık.

Bu konuda, federasyonun, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’nun, firma sahipleri ve işletmecilerin bir araya geldiği TOFED’in de sektör vizyonunu oluşturması gerekiyor.

Türkiye’de son on yıldır vizyon misyon bir arada kullanılıyor.

Vizyon ve misyonun her yerde doğru bir şekilde kullanıldığını söyleyemeyiz.

Vizyon; bir şirketin veya sektörün gelecekteki fotoğrafının bugün söylenmesi, çizilmesi

Sektörü on yıl sonra nerede görmek istiyoruz? Veya şirketimi nerede görmek istiyorum, on yıl sonra.

İşte onun resmedilmesi lazım.

Misyon da o resme gidene kadarki yapılacak her şey.

Boyaydı, renkti, fırçaydı, çizimdi…

Türkiye hızla değişiyor, iletişim çok şeyi değiştiriyor.

Teknoloji müthiş hızla değişiyor.

Yaşam tarzı değişiyor.

 

TOFED’E DÜŞEN GÖREV

TOFED artık Karayoluyla Yolcu Taşımacılığı tanımından Yolcu Taşımacılığı tanımına geçmeli.

Bir çalışma yapılmalı.

Bu çalışma ciddi kurumlarla, araştırma şirketleriyle, üniversitelerle, üreticilerle, yan sanayicilerle, sektörün çözüm ortaklarıyla yapılmalı. İletişim, yani telefon şirketleri dahil elektronik dünyayla iç içe herkesi katarak araştırılmalıdır.

Dünyada yolcu taşımacılığı nereye gidiyor?

Nerede, neredeydi, dün, bugün, yarının ne olabileceği senaryosu çıkarılmalı.

Ardından dönüp… Türkiye’de otobüsçülüğün dününün fotoğrafı çekilmeli.

‘Bugün neredeyiz’ resmedilmeli.

İşte burada dönüp dolaşıyoruz… Sektörün kağıda dökülmesi önümüze çıkıyor.

Rakamsal, tanımsal sistem, bilimsel olarak kağıda dökülmeli…

Türkiye’deki bölgelere kadar inerek araştırılmalı.

Bununla araştırma siyaset vizyonunun, geleceği ne olabilirin veya müdahale etmezsek nereye gidiyorun, nerede müdahale edersek, nasıl müdahale edersek nereye giderin tespiti yapılmalı.

Sektörün vizyonunu oluşturma TOFED’in en önemli görevlerinden biridir.

Vizyon bütün otobüs şirketlerine anlatılmalıdır..

Herkes de kendi şirketine bakar ve kendi önceliklerini koyar…

Maliyet hesaplarını yapar, hedeflerini belirler ve kendi karar verir.

Zaten sistem, ekonomi bu kararı veriyor onların eline.

Sen karar vermezsen piyasa verir.

Dolayısıyla bu hızlandırmalı, yapılmalı.

İyi karar alan şirket yeniliğe gidecektir.

Almayan elenecektir.

Onda da yapacak bir şey yok.

 

BUNLARI NEDEN YAPMALI

Türkiye gelişiyor.

Türkiye otobüsçülüğü daha da gelişecek.

Otobüsçülük kurumsallaştıkça kurumlaşan otobüs firmaları daha çok kazanacak.

Sektörün kurumsallaşması hepimizin lehine.

Batıyla Türkiye’yi kıyasladığınız zaman işte on yıl, yirmi yıl geriden geliyorsak yarın yine aynı yoldan geçeceğiz.

Seyahat kat sayısı yükselecek, nüfus artıyor…

Türkiye’de yaşam kalitesi de artmak zorunda.

Tatil yapma, boş zamanını değerlendirme, seyahat etme artacak.

Artan yolcu talebi sadece rakamsal olmuyor, yolcunun beklentileri de artıyor.

Beklentiler değişiyor…

 

SİSTEMLER DEĞİYOR

Kimler yolcu taşıyor, neyle yolcu taşıyor?

Dünyada ne gibi gelişmeler olabilir?

Türkiye’de de nasıl bir gelişme oluşabilir?

Hızlı tren meselesi var, denizi kullanma meselesi var.

Yolcu taşımacılığında Türkiye’nin önceliklerini; ‘nereye gidiyor, nasıl şekillenecek’ bunları tespit etmek hayati öneme sahip.

Üreticiler on yıllık bir plan yapıyor.

Öbür taraftan hava şirketlerinin her şeyi kayıt altında.

Hangi pilot kaç saat, hangi uçak ne kadar uçmuş, ne yapılmış, hangi bakımı yapılmış, rötar yapmış mı?

Uçak trafiği ne ölçüde artıyor, uçuş noktaları hangi destinasyonlarda gelişiyor? Eğilim hangi yönde?

Her şey kayıt altında.

* * *

Bir tarafta hızlı tren, öbür tarafta denizin kullanılması, havayolu taşımacılığının gelişme eğilimi…

Türkiye gelişiyor… biz nerede olacağız?

Bakışımızı karayolu yolcu taşımacılığı ile sınırlarsak…

Kayboluruz….

Hepsini bir arada değerlendirip ona göre bir vizyon oluşturmak gerekir.

Türkiye gelişiyorsa yeni garajlara sahip olma oranı da yükselecek.

Özel otomobil sahipliği aratacak…

Birinci önceliğimiz sadece ÖTV sorunu değil.

ÖTV eşit şartlarda rekabet etmemizi engelliyor… bu doğru.

KDV, ÖTV devletten istenecek…

Haklı isteklerdir, ama sadece buna endeksli olarak kalmak sektörü köreltir.

Sektörün genel vizyonu olmalı.

Kurumsallaşmanın önü açılmalı.

Kurumsallaşan firmalar daha iyi hizmet verir…

Daha yapıcı rekabet yapar…

Akılcı rekabet ortaya çıkar.

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

10 Eylül 2007, Sayı: 325

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir