YENİLEMEZSEN, BİTERSİN…

 

Anılara yine Mercedesçi Ali Usta ile devam ediyorum…

Ali Usta, ilkokuldan sonra başlayan meslek hayatında 55 yıl geçirmiş…

Kimi zaman tamirci…

Sonra hem tamirci, hem otobüsçü…

Ama hep Mercedes’çi.

Tamir ettiği araç Mercedes…

Firmasında kullandığı otobüs Mercedes…

Kullandığı otomobil Mercedes…

O, Mercedesçi Ali Usta!

Ali Usta anlatıyor:

“Sene 1966…

O 326 Mercedes… Kerim Duran’ın otobüsü.

Ayna-mahruti ötüyor. Üç tamirci dolaşıyor, ses var. Ötüyor…

Bana geldi. ‘Yaparız’ dedim.

Kerim Duran ‘herkes yaparız diyor, yapamıyor’ diye sızlandı.

‘Ben yaparım.

Eğer tekrar arıza olursa para istemem.

Taktığım parçalar da benden.’

Kerim Duran ‘tamam’ dedi.

Söktüm, baktım… Ayna-mahruti jilli (Cillop, Sıfır) gibi parlıyor…

Üç tamirci de bunu değiştirmemiş.

Baktım, niye ötüyor. Segmantasyonu gitmiş; yani, sertliği…

Ayna-mahrutiyi değiştirdim. Yenisini taktım. Gitti araba…

Ne ses vaaaarr, ne seda!

Adam teşekkür etti.

O gün-bu gün müşterim. Tamirciliği bıraktım, halen merhabamız var…”

*   *        *

Bursa’nın bir de Boşnak Süleyman’ı vardır. Tüm camia O’nu iyi tanır.

Allah uzun ömürler versin; Ali Usta Boşnak’la ilgili anısını şöyle anlatıyor:

“59’da askerim…

Ankara’da askerlik yapıyorum.

Bir Pazar günü, Boşnak Süleyman ziyaretime geldi. Yanında arabası (otobüs) üyle…

‘Usta, şaft hırlıyor. Sibop ayarı yap usta’ dedi.

…Ve orada sibop ayarını yaptım.

Usta vardı, bunu yapacak ama; o, bana yaptırırdı. Askerde bile bana yaptırırdı…

*   *        *

“Yenişehir eşrafından Kavaf Şükrü, 52 model O 312 Mercedes sahibi…

Kavaf Şükrü’nün otobüsünü tamir ettik. Para alamadık; ayakkabı aldık.”

(Kavaf Şükrü, Emin Özyıldırım’ın babası…)

 

*   *        *

Mercedesçi Ali Usta, 13 yaşında başladığı mesleğine daha sonra “otobüsçü” olarak devam ediyor…

“Yılmaz Turizm”i bilirsiniz…

Mercedesçi Ali Usta, “Yılmaz Turizm”in kurucularından.

Yılmaz Turizm’in bir sloganı vardı:

“Yılmaz; yolda durmaz, kimseyi almaz…”

Bunu Emin Özyıldırım hatırlatınca Ali Usta keyifle “43 kişi koymuşum zaten” dedi.

Ekrem Kuraloğlu söze girdi: “Biz gençler Yılmaz Turizm’i tercih ederdik. Babamlar da Kamil Koç’u…”

Ekrem Kuraloğlu, Bursalı; Kemalpaşa’lıdır.

 

     *        *        *

Ali Usta, Yılmaz Turizm zamanını anlatıyor:

“Yılmaz Turizm’i, O 302’lerle kurduk.

352’ler vardı, 321’ler vardı…

Bursa Birlik çıktı, rekabet yaptık.

Marmara Birlik çıktı, rekabet yaptık…

80 senesinde rekabet yapıyoruz.

80 model otobüslerle…

Otobüsçü geliyor ‘debriyaj bilyası ses yapıyor’ diyor.

80 senesinde, 80 model otobüs…

Yalan!

Rekabet var ya… Sefere çıkmasın diye.

Gitse-gelse, parayı mazota verecek…

Eski garajda kim sefer yaparsa, peron onun… 25 servis günde…

Sabah 6.30’dan gece 03’e kadar peron Yılmaz Turizm’in…”

     *        *        *

“Ceketsiz Ali de çalışıyor Yılmaz Turizm’de…

Bir seferde, su istemiş adam (yolcu).

Ceketsiz Ali yolcuya, ‘ilerde çeşme var. Duracağız… Ben abdest alacağım, sen suyunu içersin orada’ demiş.”

Bunu anlatırken Ali Usta çok güldü.

Sonra ekledi: “Gel de çalıştır bu adamı… Ben de çalıştırmışım…”

    

     *        *        *

Ceketsiz Ali’den bir başka hikâye:

“Yedek parça var bizde.

Ceketsiz Ali, fren tamir takımı istemiş.

Almış… Daha sonra ‘olmadı’ deyip iade etmiş.

Sonra, o parçayı sattık biz.

Müşteri geri getirdi ‘abi, bu tamir takımının lastiği eski’ diye…”

    

     *        *        *

“Otobüsçünün kaderi bu; rekabet!” diyor Mercedesçi Ali Usta…

Çözüm yolu da öneriyor:

“Bu işi formülü şu: Yenilersen kendini, her zaman başa güreşirsin.

Yenilenmezsen, bitersin!”

 

     *        *        *

Elimde Saffet Ulusoy’un “Aklımda Kalanlar” adlı kitabı var.

Anılar serisine devam edeceğim.

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

20 Ağustos 2007, Sayı:322

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir