OTOGARLARA BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ -1-

 

Otobüsçülük tarihine baktığımız zaman en önemli olgu garajdır, yazıhanedir.

Bu açıdan geriye doğru baktığımızda Topkapı otogarı açıldığı zaman öne çıkan firmalar oldu… geri düşen firmalar da.

Bayrampaşa’da da böyle bir şey yaşadık.

Bazı firmalar geri gitti.

Öne çıkan firmalar oldu.

*  *  *

Bugüne kadar yapılan otogarlarda da son yapılan yatırımlarda da öne çıkan hep kapı çıkış gelirleri oldu.

İlki Bayrampaşa Otogarı, temel dayanağı kapı çıkışları… gelirleri.

Bunun büyük bir kısmı otobüsçülerden…

Otobüsçü ödüyor bunu.

Tüm sistem onların üzerine kurulu.

Burada bir çelişki var…

Daha doğrusu bundan sonra çelişki olduğu görülmeli… öyle değerlendirilmeli.

Şöyle düşünelim; otobüs firmaları veya otobüsçüler garaja girmese ne olur?

Garajın kıymeti harbiyesi kalmaz.

Asıl değeri veren garaj değil…

Otobüsçüler.

Ama tabiî ki garaj önemli bir fonksiyon.

 

MODEL OLUŞTURMALI

Şu an gündemde Harem Otogarı yerine Anadolu Otogarı var.

Bu otogar sektörün gelişmesinin son noktası olmalı.

Model oluşturmalı… geleceğe dönük bir model.

Sektörün vizyonunu yansıtmalı…

Mimarisiyle…

Özellikle fonksiyonuyla…

İşletmesiyle…

İşletmecisiyle…

Sadece kapı çıkışları gelirleri üzerine yoğunlaşmak doğru mu?

Çıkışları temel girdi olarak kabul etmek artık geride kalmalı.

Eski otogarla yeni otogarı karşılaştığınız zaman daha modern ve lüks otogarlar yapıldı.

Tabiî böyle bir otogarınız olunca, büyük yatırım yapılınca, kapı çıkışları otomatik olarak yükseldi.

İki katına, üç katına çıktı.

En önemli gelir kalemi otobüs çıkışları, kapı çıkışları…

Hesap buna göre yapılıyor.

Dolayısıyla fiyat yükseliyor.

Bu bileşik kap meselesi…

İstanbul’da yükselince…

Antalya da örnek alıyor, Ankara da…

Bütün tatil beldeleri… küçük küçük otogarlar…

Turgut Reis… Alanya… hepsi kapı çıkışlarını artırıyor.

* * *

Yeni otogarlar…

Boğaz Köprüsü geçişleri…

Otoyol geçişleri…

Bir hayli arttı…  

Bütün bunlar otobüsçünün üstüne ciddi yük oluşturmaya başladı.

 

ANLAYIŞ DEĞİŞMELİ

Bu tespitlerin ışığında Anadolu Otogarı mimarisiyle, iklime uygunluğu ile, optimal oluşuyla, ekonomik ve çok fonksiyonluluğu olmazsa olmaz kriterleri.

İşin esası ticari bakış açısını değiştirmeli.

Otobüsçünün sırtına yüklenmemeli.

Tabiî ki kapı çıkışı bir gelir kalemi olmalı… orada bir hizmet alacaktır otobüsçü.

Otobüsler bu hizmetin karşılığını bedelini de ödemeli kapı çıkışı olarak…

Ama bu makul seviyede tutulmalı.

Peki düşük tutarsanız bu garaj nasıl işleyecek veya nasıl yapacaksınız?

* * *

İşte burada önemli olan mimari ve ticari bakış açısı…

Yeni bir vizyon geliştirmek lazım.

Başka ticari ünitelerin hazırlanması ve bunlardan gelir elde edilmesine bakılmalı.

Garajı yapmaya kalkışan otobüsçüler ceplerinden para koydu ve kredi kullandı veya ticari alanları satıp garajı böyle yaptı.

Kredi kullanılmıştır, gelir getirici önemli alanlar satılmıştır.

Gelir kalemi kapı çıkışları kalmıştır.

Garaja yolcu getiren araçlardan veya yolcunun aracından para alınmıştır.

* * *

Bütün şirketler dünyada şunu söylüyor:

“Hizmetin ve ürünün kalitesini yükseltip maliyetini düşüreceğim” diyor.

Yenilik yaratma… gidişat bu.

Bizde kendimizi düşüncede yenilemek zorundayız.

En yaşamsal alanımız ve en belirleyici faktör garaj, otogar.

Otogarın yapılış tarzı, otogara bakış açısı ve otogar üzerinden ticari yaklaşım değişmeli.

Garajı yapacak şirket ya öz sermayesiyle yapacak ya da kredi kullanacak.

Ama dünyada hiç kimse sadece kendi sermayesiyle iş yapmıyor; kredi kullanarak yapıyor.

Ama bütün ticari alanları satmayıp kiraya vermek daha akılcı değil mi?

Dolayısıyla gelir kalemleri ciddi düzeyde artacak.

Oran olarak kapı çıkışının gelirleri düşecek.

Bu nasıl olabilir?

Yeni Anadolu Otogarı otobüsçünün imajını yukarı taşıyacak yaşam alanı olmalı.

Ve bu garajda hizmet sunacak şirketler kurumsal şirketler olmalı.

Amacım bu konuyu tartışmaya açmak…

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

27 Ağustos 2007, Sayı: 323

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir