SEZONDA KAZANMALI

Otobüsçüler, meslektaşlar, bir araya geldiklerinde, hep büyük konular üzerinde konuşurlar.

Ama…

Kâr getirecek formüller gözden kaçırılır…

Uçaklar bilet fiyatlarını sezonda hayli arttırdılar.

Otobüsçüler de sezonda kazanmalı.

  

SEZONDA KAZANMALI

 “Otobüsçülük zor durumda…”

“Öldük… Bittik!”

“Biraraya gelelim… Birlik olalım…”

Bu söylemler sorunu çözmez.

Büyük konuşmalar…

Genel konuşmalar soruna ve sonuca etki etmez…

Otobüsçüler, meslektaşlar, bir araya geldiklerinde, hep büyük konular üzerinde konuşurlar.

Ama…

Kâr getirecek formüller gözden kaçırılır…

Firmayı yeniden dizayn etmek konusunda bir çaba sarf edilemez…

*     *     *

Rakamlarla verelim:

İstanbul – Antalya,  Türk Havayolları günlük sefer tarifeleri şöyle:

20 Temmuz, Cuma:

Saat 08.25  169 YTL,  saat 11.25, 14.25, 16.00, 17.30, 19.00: 199 YTL  ve 22.00, 23.55 seferleri 169 YTL!

Bunlar gidiş…

Bir de dönüş tarifeleri var!  Acaba dönüş fiyatları da aynı mı?

Bakalım:

Tarih 23 Temmuz Pazartesi:

Saat 09.20, 10.30, 11.30: 129 YTL  13.30, 16.45: 159 YTL, 19.10 ve 21.05 seferleri 149YTL.

 

İstanbul-Mardin THY tarifesi ise

20 Temmuz Cuma:

Saat 12.35: 139 YTL

Mardin-İstanbul

23 Temmuz Pazartesi:

Saat 15.15: 109 YTL

 

İstanbul-Bodrum

20 Temmuz Cuma:

Tüm uçuşları ya 199 YTL ya da yer yok.

Bordum-İstanbul

23 Temmuz Pazartesi

Tüm uçuş saatleri şuan 199 YTL’den yer veriyor

 Yarın onda da yer kalmayacağı kesin.

*     *     *

Ya bizim tarifelerimiz?

Otobüs şirketlerinin İstanbul-Antalya-İstanbul sefer fiyatları şöyle:

Tek yön 40 YTL 

Gidiş-dönüş 75 YTL

*  *   *

Uçaklar bilet fiyatlarını hayli arttırdılar.

Sezonda…

Peki biz otobüsçüler, neden bilet fiyatlarını arttırmıyor, sezonda.

Neden para kazanmayı düşünmüyor.

Düşünmeli…

Bilet fiyatlarını sezonda arttırmalı.

Arttırmazsa kaybeder

*  *  *

Bir otobüsçü dostum, bir öykü anlatmıştı. Aşağıda zevkle okuyacağınızı umarım.

Öyküyü anlatmak benden, yorumu ise sizden.

Şimdiki adı Kemaliye olan Erzincan Eğin’deyiz.

O dönemlerde otobüs yoktu, kamyon yoktu…

Nakliye işi katırlarla yapılırdı.

Zamanın nakliyecisi azığını düzer, yola çıkardı.

Çıkınında, yolda yiyeceği evinden aldığı

Çökelek ve yufka bulunurdu.

Katıra da arpa-saman yedirirdi.

 

Bir gün, serin bir yerde, pınarın başında mola vermiş.

Önce katırının yükünü indirmiş, karnını doyurmuş.

Sonra çıkınını açmış, yemeğini yemiş.

Pınardan akan soğuk sudan kana kana içmiş…

Mola sırasında aklına bir “Hesap Yapmak” düşmüş.

Nakliye işinden ne kazanmış…

Hayvana ne kadar arpa-saman yedirmiş…

Orda aklı başına gelmiş.

Görmüş ki, hep katıra yedirmiş,

Kendine kuruş kalmamış…

Yola çıkacak, katıra yükünü yüklerken

kulağına eğilmiş “katır, kendin kazanıp kendin yeysin, beni de ahmak etmiş, arkan sıra doladeysin” demiş…

*     *     *

Otobüsçülüğün serüveni bu öykülerde ifade ediliyor.

Şimdi Eğin’li katırcı gibi otobüsün kulağına eğilip

“Ey otobüs, bizi ahmak ettin, arkandan koşturuyorsun” demenin zamanı mı?

Yoksa sezonda; Para kazanmalı mı?

Bilet fiyatları artmalı.

Her firma kendi maliyet hesabına ve

Hattına göre bilet fiyatlarını arttırmalı.

Sezonda kazanmalı.

Latif Karaali, 310’nci sayı

28-Mayıs-2007, Ulaştırma Dünyası

  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir