Aile şirketlerinin yönetimi

İnsanlar için hayatta iki önemli unsur vardır:

Ailesi ve işi.

Bu iki unsuru barındıran “aile şirketleri”dir.

“Aile şirketi” içinde “duygusal” bir boyut vardır.

Türkiye’deki otobüs şirketlerinin hepsi birer “aile şirketi”dir.

Aile şirketlerinin karakteristik özellikleri var.

 

Aile şirketlerinin yönetimi

 

İnsanlar için hayatta iki önemli unsur vardır:

Ailesi ve işi.

Bu iki unsuru barındıran “aile şirketleri”dir.

“Aile şirketi” içinde “duygusal” bir boyut vardır.

Dünyada aile şirketleri milli gelirde yüzde 60-70 gibi bir paya sahiptir.

Portekiz’de kayıtlı şirketlerin yüzde 70’i aile şirketleri’dir.

İngiltere’de aile şirketlerinin kayıtlı şirketlere oranı yüzde 75’tir.

Amerika’da bu rakam yüzde 90’dır.

Türkiye’de ise aile şirketlerinin, kayıtlı şirketlere oranı yüzde 95’dir.

Bu kadar önemli olmalarına karşın, aile şirketlerinin “ömrü” ne yazık ki az oluyor.

Bu şirketlerin çoğunluğu 1.kuşak içinde batıyor ya da el değiştiriyor.

2. kuşağa, hele hele 3. kuşağa dek pek azı yaşıyor.

Dünyada yeni kurulan her 100 şirketten sadece ve sadece 3 veya 4 şirket 3. kuşağa dek yaşamını sürdürebiliyor.

Aile şirketleri neden az yaşıyor?

Aile şirketlerinin kısa ömürlü olmalarının sebebi ne?

Aile şirketlerinin karakteristik özellikleri var.

Şirketlerde bazı sorunlar vardır ki, bunlar tamamen aile şirketlerine özgü.

Sermayenin yeterli olmayışı…

İşin ve ailenin nakit ihtiyaçları arasındaki çelişki…

Bir sonraki kuşağa devir planlamasının yapılmaması…

Yetenekli profesyonellerin aile şirketleri yönetimine alınmasındaki zorluklar…

Kardeşler veya kuzenler arasındaki rekabet… Bir de en önemlisi, aile liderinin işi zamanında terk edememesi…

Bu sorunlar aile şirketlerini başarısızlığa götürüyor ve ömrünü azaltıyor.

Ayrıca aile şirketlerinin “kurumsallaşma sorunu” da var.

Belki kurumsallaşma, “patronların işi tamamen profesyonellere bırakması” değildir.

Hatta tam tersine, patronların işin başında olmalarında sayısız faydalar var.

Bir de; “profesyonellerin her zaman aile fertlerinden daha başarılı olacağı garantisi” ni kimse vermez.

Şirket liderliği için gerekli meziyetler aile fertlerinden birinde varsa, o zaman işin profesyonellere bırakılmasının anlamı yoktur.

Dolayısıyla, kurumsallaşmayı “patron ve profesyoneller ikilemi” nden ayrı düşünmemiz gerekir.

Kurumsallaşmaktan asıl amaç, işi bir “sistem” e oturtmak düşüncesidir.

Şirketin sistemleştirilmesidir.

Ama şirketin sistemleşmesi, kurumsallaşma sorununu çözmüyor.

En önemli şey “aile ilişkilerinin kurumsallaşması” dır. Tabii bu, genelde üzerinde düşünülmeyen bir özelliktir.

Ama öyle bir özellik ki, aile şirketlerinde “temel problemleri yaratan” ve “sorunları tetikleyen” konudur.

“Kurumsallaşma” ve “sistemleşme düşüncesi” nin yanında “aile içi ilişkilerin de sistemleşmesi” çok önemlidir.

Yani, sadece şirketi sistemleştirmek yetmiyor.

“Gerekli şart” ama “yeterli şart” değil.

Şirketi sistemleştirip kurumsallaştırırken aile içi ilişkilerin de kurumsallaşması gerekir.

Bu ikisi “eş zamanlı” yapılmazsa “sürtüşmeler”, “problemler” ve “çöküş” kaçınılmaz olur.

Neden yazdım bunları?

Türkiye’deki otobüs şirketlerinin hepsi birer “aile şirketi” dir.

… Ve yukarıda sıraladığım sorunlar otobüs şirketlerinin “karakteristik ortak özelliği”dir.

Bu yüzden hemen herkesi yakından ilgilendirir.

Bunları yazarken de deneyimim, birikimim ve son okuduğum bir kitaptan yararlandım.

Prof. Dr. Arman Kırım’ın yazdığı “Aile Şirketlerinin Yönetimi” adlı kitap Fed Training tarafından yayınlanmış.

Herkese öneririm.

Bu kitaptan bir alıntı:

“Geçiş sürecini planlarken yapabilecek en öncelikli şey, oğlunuzun veya kızınızın şirkete gelirken kendilerine çok ayrıcalıklı davranılacağı beklentisi içinde olmalarıdır…

… Bu şekilde gelen çocuklar, şirketi aşağı çekerler. Zira, hemen herkesin moralini yok ederler.”

Aynı kitapta Peter Drucker de şöyle görüş belirtiyor:

“Ailenin amacı şirkete hizmet etmek olduğu sürece her ikisinin de sürekliliği sağlanır. Ne zaman ki şirket aileye hizmet etmeye başlar, o zaman ikisinin de sonu iyi olmaz.”

Bu düşünce daha:

“Bir şirket liderinin büyüklüğünün nihai sınavı, ne zaman ve nasıl ayrılacağını bilebilmesidir.”

Tüm otobüs firması sahip ve meslektaşlarıma hem bu kitabı önerir, hem de bu konuda düşünmelerini isterim.

 

 

Latif Karaali, 308’nci sayı

14-Mayıs-2007, Ulaştırma Dünyası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir