Bakan’ın itirafı

1.sayfa

 

Bayındırlık ve İskân Bakanı Nafiz Özak, yolların yüzde 64’ünün projesiz inşa edildiğini ve “tamamı fiziki ve geometrik standardı yetersiz” bu yolların yeniden yapılması gerektiğini söylüyor.

 

3.sayfa:

Bakan’ın itirafı

 

Gerçi çok azaldı ama halen önemli kazalar meydana geliyor…

Yol kusurlarından…

“Görevi ihmal”den…

Kaza sonucu trafik ve jandarma rapor tutuyor.

 Rapora bakıyorsunuz; yol kusuru yok!

Kaza raporlarında yol kusuru oranı, binde 6 olarak gösteriliyor…

Bu, “resmi” rakam!

“İstatistikler” böyle diyor.

Acaba doğru mu?

Büyük masraflarla yapılan bölünmüş yollar kısa sürede bozuluyor…

“Kara noktalar” hala var…

Yanlış ve eksik levhalar…

Bayındırlık ve İskân Bakanı Nafiz Özak, yolların yüzde 64’ünün projesiz inşa edildiğini ve “tamamı fiziki ve geometrik standardı yetersiz” bu yolların yeniden yapılması gerektiğini söylüyor.

Bu yolların “bilimsel gerçekler” altında yapılmadığı ortada…

Çünkü…

Aynı yerde sürekli kazalar meydana geliyor.

Trafik polisine “raporlara yol kusuru yazma” şeklinde “talimat”lar veriliyor.

Peki; devlet ne yapıyor?

Devlet, “benim yolum kötü, kara noktalar var. Ben uyarıyorum; sen dikkat edeceksin” diyor.

“Denetim” görevi, “ihmal” ediliyor.

 

*  *  *

Trafikte herkes bu olumsuzluklarla karşı karşıya…

Otobüsçüler de…

Aynı yolu tecrübesiz sürücülerle kullanmak zorunda oldukları bir yana bırakalım… Genellikle tek taşıtlı kazalarda tamamen otobüsçü suçlanır…

8’de 8 sürücü kusuru bulunur…

Buna gerekçe, Trafik Kanunu’nun 52/b maddesinde gösteriliyor:

“…Sürücü; taşıtını, hızını yolun ve meteorolojinin şartlarına uydurulmamıştır…”

*  *  *

Trafikte önemli olaylar yaşanıyor…

Daha geçende iki politikacı “mıcır” kurbanı oldu.

Alt geçit yapımı için açılan çukura düşen araçta 7 kişi can veriyor.

Olay gazetelere ve basına yansıyor!

Çünkü, kaza mahallinde en ufak bir “uyarı” tabelası yok.

Bu çukuru “müteahhit firma” açıyor.

Açtıran; Karayolları Genel Müdürlüğü…

“İşaret projesi” ihale şartnamesi içinde…

Ama…

Uygulayan yok!

Hâlbuki…

İlgili Karayolları Bölge Müdürlüğü, inşaat mahallini denetlemeliydi.

Trafik polisleri de denetlemeliydi…

Üstelik; hataların giderilmesi için, ilgili kurum üzerinde “baskı” kurmalıydı.

Bunların hiçbiri yapılmadı!

Ölenler, öldükleriyle kaldı…

… Ve bir de “protesto!”

Trafik güvenliği konusunda gösterilen olumsuz tavırlar, bu konuda “yetkili” bir insanı “istifa” ya sürükledi.

Fahri Trafik Müfettişleri Başkanı İhsan Memiş, istifa ederek görevini bıraktı.

 

*  *  *

Hukuka saygılıyım…

Adaletin kestiği parmak acımaz!

Hâlbuki… “ Adalet terazisi” her kesim için hassas tartılmalı.

Profesyonelim ama, aynı yolu amatörlerle kullanıyorum.

Profesyonel için “profesyonel yol” yok!

Alkollü sürücülerle aynı yoldayım…

Yollarda “kara noktalar” var…

 

*  *  *

Bizim Karayolu Taşıma Kanunu, “güvenli ulaşım”ı şart koşuyor…

Otobüsçü için “psikoteknik test mecburiyeti” getir…

Yol kusurlarını düzeltme…

Altyapı yatırımı yapma…

“Kara noktalar” ın ıslah edilmediği karayollarında “güvenli yolculuk” işte…

Bu işte, bir “ yanlış” var… “Kaza sonrası hukuku” hep göz ardı ediliyor.

TOFED’e bu konuda da görev düşüyor.

Otobüsçü sivil toplum örgütleri, olayın üzerine gitmeli…

Tamam… KDV ve ÖTV’yle uğraşılmalı…

Ama, güvenli yolculuğun gerekleri de gündeme taşımalı.

Gerçi otobüsçüler “kuzu” gibi…

Ensesine vur, ağzındaki lokmayı al…

Amma…

“Günah Keçisi” Olmayı hakketmiyorlar.

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

26 Şubat 2007, Sayı: 297

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir