Gündem

Hükümetten talepler…

Uçaklarla otobüslerin

Eşit şartlarda rekabeti…

ÖTV iadesi, KDV indirimi…

 

1.sayfa:

Canıbiye ve gat… işte Yemen…

Hac’dan sonra Yemen’e geçtim.

Canıbiyesi (hançeri) belinde … Kaleşnikofu elinde… Rolex kolunda Yeminli’nin. Ve Gat… yeşil yapraklı “uyarıcı” ot, sosyal ve ekonomik yaşamın temeli…

İlginç bir ülke…

 

3.sayfa:

Burası Yemen…

Hac mevsiminde otobüsçüler Arabistan’a gider… bu yıl da iki bine yakın Türk otobüsçüsü gitti.

Umuda yolculuk…

Türkiye’de kazanamadığı parayı orada kazanmak ve taksitini ödeyebilmek için gitti…

Hac’dan sonra Yemen’e geçtim.

İlginç bir ülke…

 

SOSYAL SİMGE

Yemen; Kızıldeniz’in Hint Okyanusu’na geçiş yeridir. Osmanlı İmparatorluğu için stratejik önemi vardı. Bu yüzden Yemen’e büyük önem veriliyordu.

Yemen bugün de önemli bir ülke…

Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, Güney ve Kuzey Yemen’i birleştirmiş.

Yemen bölgede daha “Güçlü” bir ülke durumuna gelmiş.

 En çok dikkatimi çeken şu:

 Yemenlilerin belinde yarım ay şeklinde, kın içinde bir hançer var. Göbek ortasında dik durur ve bir kemerle bağlıdır. Hançerin yöresel adı Canıbiye…

 Yemen Canıbiyesi’nin sapı ve kını işlemelerle süslü. Tıpkı bizim telkariler gibi…

Veya altın, gümüş, sedef kakma gibi…

Bazen altın liralarla da süslüyorlar.

İstisnasız bütün Yemenliler bunu kullanıyor. Değeri 10 dolardan milyon dolara kadar değişiyor. Neden böyle onu açıklayayım:

Canıbiye aynı zamanda “Sosyal” bir “Simge”dir.  Kişinin toplumdaki yeriyle paralellik gösterir. Aynı zamanda “Erkeğin süsü”dür. Taşıyan kişinin “Şerefi”dir. Yemenli; şerefine düşkün, vakur ve duygusaldır.

 ***

Yemen’de silah da çok önemli. Yolda canıbiyesi belinde, kaleşnikofu elinde, insanlar böyle dolaşır. Şehir merkezinde, en işlek caddelerde bile aynı manzarayı görebilirsiniz.

İlginç olan, bu durumun son derece “Doğal” olması ve öyle kabul edilmesi…

 Yemenlilerinin; canıbiye ve kaleşnikofa ilave olarak başka bir “Aksesuar”ı daha ar. Çoğu, Rolex saat kullanır.

 Ekonomik gücü elveren mutlaka “Rolex” saat kullanıyor.

 Alım gücü olmayan da ne yapıyor biliyor musunuz? Taklit Rolex kullanıyor.

 Yemen, Rolex’in önemli bir pazarı…

 

GAT

Yemen denince ilk hatıra gelen bir başka özellik de “Gat”…

Gat, yeşil yapraklı bir çeşit “Uyarıcı” ot. Sürekli çiğnenir. Bu yüzden Yemenlinin avurtları hep şiştir. Kâh sağ, kâh sol avurdu –ağzının hangi tarafıyla çiğniyorsa– hep bir yumurta iriliğinde şiş durur.

  Yemen’de 7’den 70’e herkes gat çiğner.

 Gat sosyal ve ekonomik yaşamın temelidir. Bütün Yemen, gat çiğnemeye saat 14’de başlar. En fazla saat 17’de yoğunlaşır. Düşünün; tüm ülke insanlarının ağzı şiş! Bu, akşam 21’e kadar sürer. Bu saatler arasında Bab Yemen’de (Şehir merkezi), her Yemenliyi ağzına sanki bir yumurta almış gibi avurdu şiş görürsünüz.

 Yemen ekonomik açıdan “sıkıntılar” yaşayan bir ülke… Halkın büyük çoğunluğu komşu ülkelerde çalışır.

 1990 Körfez Bunalımı ve “Savaş”ı, zaten zor olan şartları daha da zorlaşmış.

 İçinden çıkılmaz duruma getirmiş.

 4 milyon Yemenli, savaş zamanında Suudi Arabistan’dan ülkelerine geri dönmüş. Yemenli “Temel ihtiyaçlarını” karşılayamazken bir ayda ülkeye gelen 4 milyon insanı bağrına başmış…

 Ayrıca o dönemde kimse Yemen’e yardım etmedi. Düşünün, Batı’da yaşayan Türkler bir ay içinde Türkiye’ye dönerse ne olur?

 Bu gelişmişlik seviyesine rağmen Türkiye zorlanır. Bunu belirli dönemlerde de yaşadık.

 Kaldı ki, Yemen’in imkânları Türkiye ile kıyaslanamaz.

 Yemen az gelişmiş bir ülke… Hatta, gelişmemiş, geri kalmış. Konut, aş, iş, su, doktor, ilaç…    İhtiyaçları, zaten olan problemler.

 İş yok, aş yok! Açlık ve fakirlik kol geziyor…

 Yemenli bu özelliğini iyi biliyor ve şöyle bir sözü sık sık söylüyor: “Eğer fakirlik bir erkek olsaydı, onu kılıcımla katlederdim.”

***

Yemenli bir yerden bir yere, hep “Seyahat” halinde. Ya yurt içinde, ya yurt dışında…

 Birçok Avrupa ülkesinde “Eski model” otobüsler kullanırken, Yemenli “Yeni”yi ve “gelişmiş” olanı tercih ediyor.

 Hani, Batı Avrupa’da “Türken Bus” olarak ün yapan O403’ler var ya…

 Burada da “Bas Türkî” (Tür otobüsü) var.

 Yemen’de otobüsçülük “Bas Türkî” ile ün yaptı. Burada bizim O 403’ler çalışıyor.

Yani Mercedes-Benz Türk’ün ihracat için Türkiye’de ürettiği 350’ler…

Yolcu taşımacılığı sistemini, ülkeye Türkiye getirmiş. Türk ortaklı bir şirket var.

 

ULAŞIM

Biraz da, ulaşımdan, taşımadan bahsedeyim.

Yemen’de her saniye “Kaza” olur.

Bölge dağlık… Yollar dar ve çok virajlı. Sen kaza yapmazsın ama, gelip çarparlar. Kaza olunca da hemen “halletmek” lazım! Çünkü burada Osmanlı’nın etkisinden olsa gerek “Karakuş kanunları” geçerli.

“Halledemezseniz” işiniz zor!

Bir kazanın mahkemesi üç dört yıl sürüyor.

Bu süre içinde de otobüs “Bağlı” kalır.

Dolayısıyla sigorta pirimi çok yüksektir.

Yüzde 6’larda…

Trafikte olanların kullandığı bir söz var:

“Burada kırmızı lamba yok… Durmak yok… Geçip, gidersin!”

İşte Yemen’de otobüsçülük, trafik böyle…

Böyle bir ülkede, 2500 rakamlarda, dar ve virajlı yollarda “Türk otobüsü” ve “Türk şirketi” çalışıyor. Otobüsçü için imkânlar çok kıt!

***

Otobüsçülüğün duayenlerinden İzmir Otogarı’nı sektörümüze kazandıran İZOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Niyazoğlu’nun vefatını üzüntüyle öğrendim. Yakınlarına ve sektörümüze başsağlığı diliyorum. Allah Rahmet eylesin.

Latif Karaali, Ulaştırma Dünyası

22 Ocak 2007, Sayı: 292

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir