Umudunuzu kaybetmeyin

OTOBÜSÇÜNÜN kafası biraz karışık. Özellikle uçakların indiği illerdeki otobüsçüler tedirgin…

Otobüsçülük etkilendi…

İlk hissedilen en önemli etki şu:

Otobüsçü, bilet fiyatlarına gerekli zammı yapamadı.

Sektör içi rekabet de bunda önemli rol oynadı.

Uçağın baskısı…

Hızlandırılmış tren…

Tüm bunlar “psikolojik baskı” oluşturdu. …Ve otobüsçüler, fiyatlarını arttıramadı. Bir de “mazot konusu” var.

İşletme maliyetlerinde mazot, en önemli girdi kalemlerinin başında geliyor. Mazot fiyatının , artması, otobüsçünün net gelirini de düşürdü.

Bu, bir realite!

Peki, uçak bilet fiyatları ne olur?

69 milyon lira ile başladılar.

Türkiye’de havayolu işi, bütün dünyada olduğu gibi dış dinamiklere bağlı.

Yani, “dış etkiler” çok önemli…

Sizin maliyetinizi, bilet fiyatlarınızı dış etkiler belirliyor…

Sigorta, önemli bir maliyet…

Yakıt, önemli bir maliyet…

 Artı, bütün uçaklar -kiralık da olsa- dolarla kiralanıyor.

Euro-Dolar paritesi de etkili olur.

Paritenin düşmesi-çıkması maliyetlere ciddi olarak yansır. Maliyeti arttırır-azaltır…

Bu arada siz, teknik olarak da bağımlısınız dışarıya… Otobüs gibi değil…

Bu durum, neyi getiriyor?

Uçağın kaderinin, yüzde 100 işletmenin elinde olmadığını getiriyor.

Daha doğrusu; bilet fiyatlarının belirleyicisi, tek başına şirket çalışması değildir. Çünkü; şirketin rantabl çalışması, verimli olması yetmiyor.

Dış faktörler, maliyet girdisi olarak çok etkili…

 

Dolayısıyla, durum böyle devam etmeyebilir; bilet fiyatları artabilir.

Diğer taraftan, otobüsçüler daha sabırlıdır. Daha doğrusu, sabredecek zamanı vardır otobüsçünün.

Daha hızlı hareket edebilir, esnektir…

Uçak fiyatları 89 milyonda kalır mı?

 

Trenlere bakalım…

Hızlı trenler bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde kullanılıyor.

Ancak…

İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’da yaygın ve gelişmiş birkaç demiryolu sistemi var.

İtalya’dan örnek vereyim: İtalyanların hızlı treni Eurostar ile 220 kilometrelik Roma-Napoli arası 1 saat 30 dakikada alınır. Aynı yolu şehirlerarası tren IC ise 2 saatte tamamlar. Hızlı trenin fiyatı 25 Euro, normal trendeki fiyat ise hemen hemen yarısı kadar.

Hızlı tren bilet ücreti ile ilgili kısa bir örnek de Almanya’dan vereyim:

Hamburg-Münih arası 6 saat. Bilet ücreti 111 Euro.

Bahnkart kullananlar için Hamburg ile Münih arası 83 Euro. Bu fiyatlar tek gidiş ve 2’nci sınıf…

 

Almanya’da da, tabii ki şehirlerarası çalışan otobüsler var. Onlar da iyi iş yapıyor.

Ama, hızlı trene oranla bilet fiyatları biraz düşük…

Bir de “demiryolu ülkesi” Japonya’ya bakalım…

Şehirlerarasında “Şinkansen” denen “süper hızlı tren”ler çalışıyor. Şinkansen‘lerin hızı, saatte ortalama 300 kilometreye çıkar.

Şinkansen‘lerde mesafeye göre bilet fiyatı uygulanır. 1 saat 40 dakika ile en kısa mesafe Tokyo-Nagoya’nın 10.580 Yen (yaklaşık 150 milyon lira), Tokyo’ya 4 saat 50 dakikalık mesafedeki Hakata’nın da 21.720 Yen (yaklaşık 300 milyon lira) bilet fiyatı (tek gidiş) vardır.

Bu fiyatlar, 2’nci sınıf yolculuklar içindir.

1’nci sınıf yolculuk için “ekstra ücret” ödenir.

Japonya’da hızlı tren uçakların tek rakibi.

Şehirlerarası ulaşımda diğer önemli bir alternatif ise, tüm ülkeye yayılan hatları ile otobüslerdir.

Otobüsler Şinkansen‘ler kadar hızlı değil ama çok ucuz…

 

Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde tren yavaş ve ucuz!

Otobüs hızlı; ama, bilet fiyatları yüksek.

Gelişmiş olan ülkelerde, özellikle hızlı tren olan ülkelerde tren hızlı ve pahalı!

Otobüs ise, yavaş ve ucuz…

 

Tamam…

Bugün, otobüsçü kazanamıyorsa, sebebi maliyetler.

Bilet fiyatları yükseltilemiyor.

Neden yükseltilemiyor?

Artık yalnız değiliz… Eskiden; hatta çok değil, birkaç yıl önce “biraraya gelelim…” “Fiyatları arttıralım…

Bugün, bunlar mümkün mü? İstediği gibi bilet fiyatını arttırabilir mi otobüsçü?

Artık otobüsçü, şapkasını önüne koyup düşünmeli.

Maliyetleri… Gider kalemlerini… Hatlarını… Otobüsün bakım-onarım masraflarını gözden geçirmeli.

…Ve, kendi göbeğini kendi kesmeli.

Kendi şirketini, kendi işletmeli…

Uygun zamanda servisini arttıracak, olumsuz şartlarda servisleri kısıtlayacak bir sistem geliştirmeli.

Türkiye çok iyi de, otobüsçülük mü kötü?

 

Bu işe yatırım yapanlar…

İnsana yatırım…

Eğitime yatırım…

Yönetim şeklini yenileyenler…

Şirketini yenileyenler para kazanacak. Türkiye gelişecekse, otobüsçü geri mi kalacak?

Türkiye geri kalırsa, otobüsçü mü gelişecek?

Gelişmiş Almanya’da, bugün otobüs yatırımı yok mu?

Otobüs satılmıyor mu Almanya’da?

O zaman…

Türkiye gelişecekse, otobüsçülük de gelişecek.

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

20-26 Aralık 2006, Sayı: 362

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir