Teşhis doğru konursa…

GEÇEN hafta Van firmaları sefer düzenleyemedi.

Otobüsçüler “teker döndüğü an zarar ediyoruz” gerekçesiyle sefere çıkmadı.

.. Ve otobüsçüler parka çekilip üzerine “satılık” levhası konuldu.

Aslan Bayram’ı aradım.

“Abi, vallahi şoför gitmiyor.

Gelen kontağı kapatıyor.

Kendi arabalarımızı daha sefere gönderemiyoruz.

Ortağımız var.

Ortağımız ‘zarar ediyoruz; sefere çıkmam’ diyor.”

 

Gerçekten otobüsçü sıkıntıda.

Bu, sadece Van’ın sorunu değil.

Bütün Türkiye’nin sorunu.

… Ve bu sorun, Türkiye’de tartışılıyor.

Otobüsçülerin sivil toplum örgütleri tartışıyor!

Firmalar da tartışıyor.

Bir “çıkış yolu” aranıyor.

Bu, bir boyut…

“Genel boyut” haricinde Van’a bakalım.

Van’da 6 firma var!

6 firmadan bahsedelim.

Araştırılması gereken en önemli, hayati önemi haiz soru şu:

“Neden Van’da 6 firma var?”

Veya…

Başka illerde.

8 firması 10 firması olan iller var!

Bazı ilçelerde 3-4 firma var!

 

Türkiye’deki otobüs firmalarının “kuruluş hikayesi” nedir?

Neden kurulur bu firmalar?

İhtiyaç var mıdır?

Örneğini hep yaşıyoruz…

Firma parçalanıyor, içinden bir firma daha çıkıyor.

Hatta…

Bazen iki firma!

Neden parçalanır firmalar?

Yöneticilerin hatası var mı?

Varsa, hatalar nedir?

Veya…

Başka faktörler mi etkili?

Bu “kuruluş hikayesi” araştırılıp incelenmeli…

“Bilimsel” bir araştırma gerekiyor!

Sektörün mikro analizi yapılmalı…

Yapılmalı ki; bilimsel teşhis konsun!

Teşhis doğru konursa…

Tedavi mümkün olur!

 

Küçük kentlerde bile, bir firma yerine 3-4 firma var.

Hepsi de aynı özelliklerde…

Neden böyle oluyor?

İki “hikaye” nakledeyim:

Anadolu’da bir kent…

İki firma var.

Birleşiyorlar ve çok para kazanıyorlar…

Sonra…

Ayrılıyorlar!

“Babalarının inadı” yüzünden…

diyorum ki:

“Babalarınızı ikna edemediniz mi?”

“Edemedik” diyorlar, üzülerek…

Babalar ikna olmaz.

30 yıl rekabet etmişler.

Babaların hayattaki önceliği “birbirlerini yok etmek” üzerine kurulmuş!

 

1992 yılıydı…

Anadolu’da bir kente gittim.

Akrabaların iki firması var.

Şartlardan şikayet ediyorlar!

Akrabalık  çok yakın ama…

Firmalar farklı…

Ayrı ayrı iki firma!

“Birleşin” dedim.

İstemiyorlar…

Sordum:

“Barış mı istiyorsunuz, ateşkes mi?”

Cevap yok…

Benim önerim şöyle oldu:

Ortak çalışın.

Komisyonu ortak yapın…

Birleşin, ama, firmalarla değil…

Bireysel otobüsçülerle…

Bireysel otobüsçülere deyin ki; “biz ortak olacağız.”

… Ve bireysel otobüsçüyle, otobüste ortak olun!

Ama…

Herkesin firması kalacak!

Anlaştılar…

Ne var ki; “ateşkes” kısa sürdü.

Birbirlerini  yediler…

Bireysel otobüsçülerle de ortak olamadılar.

Başka yeni firmalar doğurdular…

 

Sektör olarak bu sosyal yapıyı “bilimsel temel” de araştıramaz isek…

Soruna yine çözüm bulamayız!

Mesela…

Herhangi bir il’i ziyaret etsek…

Bir il’de 10 otobüs firması var diyelim.

Nasıl kuruldu bu firmalar?

Baksak…

Hepsinin ayrı bir hikayesi vardır.

İnat olunca…

Firma kurmak kolay olunca…

“Köstek olmak” da rahat oluyor.

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

11-17 Aralık 2006, Sayı: 465

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir