Gözlerimizin içine baka baka

TÜRKİYE‘de bugün 14 özel havayolu şirketi var. Bunlardan 5’i iç hat uçuşu yapıyor.

İç hat uçuşuna başlayacak en yeni firmalardan biri Pegasus. Bu Pegasus, Has Otomotiv‘in müşterilerini havaalanında 8 saat bekleten Pegasus…

Pegasus‘un başında Ali Sabancı bulunuyor.

23 Ekim tarihli Vatan Gazetesi’nde Ali Sabancı ile yapılan bir röportaj yayınlandı. “Pazarın Patronu” olarak Elif Ergu‘nun sorularını cevaplayan Ali Sabancı‘nın görüşlerinden bir derleme yaptım. Özetle şöyle:

“…Kendimi dizginlemeye çalışıyorum. Bu sektörde çok yeniyim, biliyorum. Babam kurdu bu şirketi. Sonra Pegasus’u aldık, kucağımızda 14 uçaklık bir filo bulduk.  Bu filonun iki özelliği vardı. Birincisi, tek tip filo olması. Bu uçakların hepsi  Boeing 737. Bütün uçaklarımızı, tüm pilotlarımız uçurabiliyor. Filomuz çok genç.  6.1 yaş ortalaması.  Bu, Türkiye’nin en genç filosu.”

“… İç hatlarda hizmet veren diğer şirketlere bakarsan, onlar benim yaşımın iki katı. Afrika’nın güneyinden bile uçak alanlar oldu. 28 yaşında uçaklarla uçan şirketler de var. Bazı uçakların Türkiye’deki değeri 500 bin dolar. Bu, şaka değil. 1985’ten bugüne kadar 26 havacılık şirketi kapatılmış Türkiye’de. Şu anda 14 oyuncu var. Bizle birlikte 5’i iç hatlarda uçuş yapıyor. Türkiye’de bu alanda makasa girildi. ELENENLER OLACAK.”

“… Rekabet var,  fiyatlar düşürüldü. Koltuk başına ciro azalıyor, koltuklarda rekabet var. Şirketimin cirosunun yüzde 25’i yakıt. Ciromuzun büyük bölümünü Euro’yla yapıyoruz, yakıtı dolarla ödüyoruz.

Dolar-Euro paritesi bizim için çok önemli. Bu yüzden, uzun vadede bu sektörde 5 oyuncu olacağını sanmıyorum. Hesaplar ortada.”

“…55 milyondan başlayan fiyatlarla pazara girdik. 55 milyon lâfı, diğer hava yollarından fark THY’nin ve birçok yabancı havayolu şirketinin uyguladığı sistemi getirdik.

Erken alırsan, indirimli fiyatla uçuyorsun.

İki yolcu yanyana farklı fiyatlarla uçuyorlar, kim biletini erken aldıysa, o daha ucuz uçuyor.”

“…Yolcu takipçi olacak. Bir kota koyduk. Yolcularımızın yüzde 10’u 55 milyona uçacak.

Her uçakta, karın doyuracak kadar 55 milyona bilet almış müşteriye ihtiyacım var.”

“…Check-in sırasında kimlik göstermek yeterli, o kadar. Ayrıca farklılığımız uçaklarımızda, pilotlara verdiğimiz eğitimlerde. Birçok havayolu şirketi Pegasus’un verdiği pilot eğitimini alır. Bizim sertifika verdiğimiz yüzlerce pilot var.”

“… Şimdiye kadar yalnızca THY uçtu oradan, o da çok az uçtu. Bizimki bilinçli bir tercih. Sabiha Gökçen.

Müşterilerimize 3 katlı özel otopark ayarladık. Bu da ücretsiz. Atatürk Havaalanı’nda iki gün arabanı bıraktığında bizim bilet kadar para ödersin.

Atatürk Havaalanı’nda otopark için dakikalarca geziyorsun, yer yok.”

 

Röportajdan dikkat çekici noktaları sıralarsak; Tek tip filo…

Filomuz çok genç. 6.1 yaş ortalaması.

Bu, Türkiye’nin en genç filosu.

28 yaşında uçaklarla uçan şirketler de var.

1985’ten bugüne kadar 26 havacılık şirketi kapatılmış Türkiye’de.

Elenenler olacak.

Şirketim cirosunun yüzde 25’i yakıt.

Ciromuzun büyük bölümünü Euro’yla yapıyoruz, yakıtı  dolarla ödüyoruz.

İki yolcu yan yana farklı fiyatlarla uçuyorlar, kim biletini erken aldıysa, o daha ucuz uçuyor.

Bizimki bilinçli bir tercih, Sabiha Gökçen. Sayın Ali Sabancı‘nın altı çizilecek görüşleri bunlar…

Bunlar “akıl”la yapılan uygulamalar.

“Daha ucuza uçmak” için yapılan uygulamalar..

Ankara’daki “Ulaştırma Zirvesi”nde ne demişti Ulaştırma Bakanı Sayın Yıldırım?

Otobüsçülerin gözlerinin içine baka baka konuşmuştu. Hatırlayalım:

“Ulaşım dallarını; birbiriyle rekabet eden, birbirini yok eden unsurlar olarak değil, birbirini tamamlayan, Türk ekonomisine en  büyük katkıyı sağlayan bir sektörün bütünleyici unsurları olarak görüyorum.”

“Otobüs ile uçağı birlikte kullanalım. 18 saat mesafeyi gitmek zorunda kalmayalım.

“Havayolları birbirleriyle didişmeye başladılar. Onlara şunu söyledim: Bu uçaklar suyla uçmuyor, yakıt yakıyor. Petrol fiyatları iktidara geldiğimiz günden bugüne kadar 2.5 kat arttı. Bunun akılla izahı var mı? Rekabet kaliteyi getirir, rekabet vatandaşın ucuza seyahat etmesini getirirse güzel. Ama; kör, yıkıcı, öldürücü rekabet kimseye yarar getirmiyor, problem getiriyor. Onun için, herkesin aklını başına alması lâzım. Maliyet esaslı olmayan hiçbir işin yapılmaması lâzım.”

 

Özel havacılık şirketleriyle rekabet bizim aleyhimize değil. Bu, ekonominin gereği. Ama… Şartlar eşit olmalı. Rekabet, eşit şartlarda yapılmalı.

Uçaklarda cironun yüzde 25’i yakıt… Otobüslerde cironun yüzde 50’si yakıta gidiyor.

5 yaşında bir otobüs sıra bulamıyor. Ulaştırma Bakanlığı, yeni kurulan firmalarda 5 yaşından yüksek aracı kabul etmiyor.

Ama… 28 yaşında bir uçak, uçabiliyor.

 

Hükümet, özel havayolu şirketlerinin cebine para koymamalı.

Uçak şirketleri; otobüsçülerle, kendi gücü ve kabiliyetiyle rekabet etsin.

Fakat… Dikkatinizi çekiyorum:

Bakan ne diyor? 18 saat otobüs yolculuğu olmaz.” Yani; hedefi 18 saat yolculuğu bitirmek.

Bunu nerede söylüyor?

Otobüsçülerin Ankara’da “Bakan’ın himayesinde” yapılan zirvesinde…

Evet, himayesinde!

Otobüsçü ne yapıyor? Alkışlıyor ve plâket veriyor.

 

Bu yazı GÜLEGÜLEnin 407’nci sayısında yer aldı. Bakanlık siyasi tercihini net olarak ortaya koymuştu. Uzun mesafelerde otobüsle yolculuk olmaz!

…Ve bütün çalışmalar, bu görüşün paralelinde yürütüldü.

O zaman alkışlayan otobüsçüler, bugün muzdarip…

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

18-24 Aralık 2006, Sayı: 466

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir