En doğru davranış…

OTOBÜSÇÜLER 9 Kasım’da Diyarbakır’da  Malabadi Otel’de toplandı.

Doğu ve Güneydoğu’lu otobüsçüler…

Bu toplantıya TOFED de katılımcı oldu.

Malabadi Toplantısı’nın “sonuç bildirgesi” yayınlandı.

Sonuç bildirgesi’nin TOFED tarafından kamuoyuna iletilmesi ve “ilgili yerlere iletilmesi” kararı alındı. Birkaç tespit ve talepten sonra; Sonuç Bildirgesi’nde dikkat çekici en son cümle şöyleydi:

“Bu taleplerimiz yerine getirilmediğinde karayolu taşımacılığında hizmet ve güvenlik kayıpları olması ve mesleğimizi sürdürme imkanlarının ortadan kalkması hızla gündeme gelecektir ve bundan da taleplerimize yanıt vermeyen yetkililer sorumlu olacaktır.”

Dikkat ediniz…

“Mesleğimizi sürdürme imkanlarının ortadan kalkması” tespiti, en önemli cümle.

Bir de, güney ve güneydoğulu otobüsçülerin toplanması dikkat çekici.

Çünkü, özel havacılık şirketleri en büyük etkiyi bu bölge üzerinde göstermişlerdir.

Evet… Uçak şirketlerinin yeni politikası otobüsçüyü bir miktar etkilemiştir ama, bu bölgelerde, diğer yerlere oranlara “yıkım” daha fazla hissedilmiştir.

Bıçak kemiğe dayanmıştır.

 

Bu toplantının akabinde, Sayın Bakan ve Genel Müdürü ile otobüsçüler İstanbul’da bir araya geldi.

Bu görüşmede sıkıntılar gerek yazılı, gerek sözlü yeniden dile getirildi.

Sayın Bakan’ın sakin ve zarif üslubunu, konuya hakimiyetini hepimiz biliyoruz.

Özelikle sayın Bakan’ın ve Genel Müdürü’nün kapılarının, otobüsçüye açık olduğunu…

Sayın Bakan bu toplantıda “uzun mesafeleri kısaltın” demiştir.

Zaten tercihi budur. Hedefi de… “18 saatlik yolculuk olmaz!” demişti daha önce de…

 

Enteresandır… Aynı günün gecesi, Sayın Bakan Fatih Altaylı ile “Teke Tek” programındaydı…

Otobüsçülerin “taban fiyatından memnun olduğunu” söyledi.

“Otobüsçüler memnuniyetlerini dile getirmişlerdir” dedi.

 

OTOBÜSÇÜ GÜÇLÜ MÜ?

Otobüsçüler şapkasını önüne koymalı.

… Ve düşünmeli!

Otobüsçü kendisine şu soruyu sormalı:

“Güçlü müyüz?”

Otobüsçülerin tüm Türkiye’de örgütü var.

Her şehirde “tabela”sı var otobüsçünün.

Her ilçede…

Yol boyunda tabelaları var.

Binlerce tabela…

Türkiye’deki siyasi partilerden çok daha fazla tabelası var.

“Teşkilat”ı var…

Türkiye’nin en ücra köşesinde var otobüsçü.

Bir de en önemlisi; ülkenin bütün yollarında “hareketli tabelalar”ı var.

Yani, otobüsleri…

10 bin hareketli tabela…

Ayrıca; her otobüs içinde 40 yolcu…

 

Otobüsçü; sorunlarını bir “broşür” haline getirip tabelaları olan ofislerinde dağıtsa…

Yollardaki durak yerlerinde…

Otogarlarda…

Hele, taşıdığı yolcuya birer tane broşür verse…

Türkiye’deki bütün evlere bir gün içinde ulaşır otobüsçünün broşürü.

İşte…

Böylesine büyük bir güç!

Siyasi partiler, propaganda faaliyetleri için milyarlarca lira harcayıp ulaşamazlar.

Türkiye’deki bütün hanelere…

Birer broşör koyamazlar kapılara.

Ama… Maalesef otobüsçü bu gücü değerlendiremiyor.

Otobüsçü; sahip olduğu gücü, hükümete, iktidara karşı “baskı aracı” olarak kullanamıyor.

 

Gerçek şu ki…

Hükümet, özel havayolu şirketlerine desteğini çekse dahi ucuz havayolları devam edecek.

Fiyatlar?

Fiyatlar 30 milyona kadar düşebilecek.

Buna da hazır olun!

Gerçek bu…

Maliyetlerinizi düşürün.

Kurumsallaşın…

Böyle bir “rekabet ortamı”na hazır olun.

 

YA DERNEKLER?

Ne acıdır ki; hayati taşıyan bir dönemde otobüsçüler kutuplar halinde.

Ayrı kutuplarda…

En fazla bir arada olmaları gereken dönemde…

“Mesleğimizi sürdürme imkanlarının ortadan kalkması”ndan söz edilirken…

Ortak karar almak zorundadır otobüsçü.

Bütün kurumlarıyla…

Bütün dernekleriyle…

Bütün işletmeleriyle…

Ortak karar” ve “ortak hareket” en doğru davranış olacaktır.

 

 

Bu yazı tam bir yıl önce bu köşede yayınlandı.

Sözü edilen alanlarda ne değişti?

Bekleyelim, görelim…

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

6-12 Kasım 2006, Sayı: 460

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir