Diyalog; ama nasıl?

BÜYÜK İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş (BİOİAŞ), iftar yemeği verdi.

UATOD‘un “Geleneksel” iftar yemeği.

Bu yıl 37’nci iftar yemeği…

Sorunlar tartışıldı.

Otobüsçülerin içinde bulunduğu olum­suz şartların düzeltilmesi…

Daha verimli taşımacılık yapılması…

Diyalog…

Kontak kapama…

BİOİAŞ Başkanı Galip Öztürk, “TOFED bir sivil toplum örgütü olarak elbette taleplerimizi dile getirmelidir. Ama, devletle diyalogla çözülemeyen hiçbir

sorunun boykotla çözülebileceğine inanmıyorum” dedi.

TOFED Genel Başkanı Mustafa Yıldırım da “biz elbette diyalogdan yanayız. Başbakan Erdoğan’dan randevu talep etmemizin nedeni de budur. Ancak haklı taleplerimize yanıt alamazsak; uygar, hukuka uygun ve demokratik tepkiler vermemiz de çok doğal” diye konuştu.

 

Kontak kapama, masada duruyor…

Görüşmeler yapılacak hükümetle.

Diyalog kurulacak.

Talepler olacak hükümetten.

Ama…

 

5 ay önce Trabzon’da yapılan sektör toplantısında da konu gündeme gelmişti.

O zaman TOFED başkanı olan Sayın Ahmet Yalamanoğlu, konuşmasında ilginç noktalara değindi.

Sayın Yalamanoğlu şöyle dedi:

“Sivil toplum kuruluşları, mesleki
sorunların çözümünde önem taşıyor.

Ancak; sivil toplum kuruluşlarının

başarısı, arkalarındaki desteğe bağlıdır.

Bu destek, paranın da ötesinde, meslek mensuplarının tam ve aktif katılımıdır…”

Konuşmadan dikkat çekici bir bölüm daha:

“Demokratik bir hak olarak eylem tabii ki yapılır. Ancak; şartları sağlamadan zamansız olarak yapılacak bir eylem başarısız olur.

Eyleme ilişkin bir başka konu da; her zaman, hepimizin menfaatlerinin aynı olmadığıdır.

Birbirimizin rakibi olarak, farklı menfaatlerin olduğu konularda ortak hareket kolay değildir…”

 

Hep söylüyorum:

Biz meslekdaşız ama aynı zamanda da birbirimizin rakibiyiz.

Menfaatleri farklı yerde olan firmalarımız var…

Sektörün diğer aktörleri var!  .

Bir anekdot nakledeyim.

Siyasi hayatımızdan…

Hatırlarsınız.

Demirel Cumhurbaşkanı…

Sandıklar açılmış…

Ufukta DSP ve MHP’nin birarada olacağı bir koalisyon hükümeti belirir.

Rahşan Ecevit‘in “MHP ile koalisyonu içime sindiremiyorum” beyanatı…

…Ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeili‘nin bu beyanata tepkisi…

Ankara’da siyasi hava toz-duman…

Gerginlik…

Gazeteciler, Demirel’e sorar:

“Hükümet kurulabilecek mi?”

Gazeteciler kuşkulu…

Demirel sakin, cevap verir:

“Kumaş bu! Bu kumaştan elbise

dikilecek.”

Zorlu bir sürecin ardından

sindire-sindire hükümet kurulur.

 

Otobüsçü için şartlar zor…

Sorunları çözmek, gerçekten zor!

Bir de “zamanlama” meselesi…

Yani…

Türkiye’nin şartlarıyla ilgili…

Diyalogların ve eylemin doğru zamanda yapılması lâzım!

Ekonominin iyileşmesi lâzım!

Başkan Mustafa Yıldırım, 2007 Bütçesi’ni de “hedef” gösteriyor. 2007 seçimleri bir “şans” olabilir.

Tabii; sektör, elbirliğiyle güç ve destek verirse…

Taleplerimiz hükümetten kabul görebilir. Ancak…

Birlikte hareket etmek şart…

Tüm firmalarla görüşülmeli…

Eylemin etkili olması da şart!

 Plânlı-programlı…

Düzgün yapılırsa…

Amaca ulaşılabilir!

Beklentileri yükseltmeyelim.

Sektöre yeni hedefler gerek.

Önerilerde bulunalım…

Akıl verelim…

Destek olalım…

Sayın Yıldırım; bilgili ve görgülü…

Deneyimli…

Sektörü iyi biliyor…

Sektörün sorunlarını da biliyor.

Bizden biri…

Gerektiğinde, yumruğunu masaya vurabilir. Bu anlamda, gözü kara!

Boyun eğmez!

Ancak…

Arkasındaki destek kadar güçlü olur… Anlayacağınız…

Mustafa Yıldırım‘a ciddi destek lâzım…

Önce “lokomotif” firmalarla biraraya gelmeli.

“Ortak karar” alınmalı…

Alınabilirse…

 

 

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

9-15 Ekim 2006, Sayı: 456

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir