Panayır mı, fuar mı?

1’nci sayfa

Panayır mı, fuar mı?

Otobüsçülük 

 3’ncü sayfa

Panayır mı, fuar mı?

 

İzmir Enternasyonal Fuarı 75’nci kez kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Kuruluşundan bu yana önemli süreçlerden geçti.

İlk kurulduğunda ihtisas fuarları yoktu.

İthalat yasaktı.

*

70’li yıllar…

Öğrenciydim İzmir’de.

“İzmir Fuarı” denince, bol ışıklı, rengarenk, şıkır şıkır hayaller ile doludur.

Fuar demek, eğlence ve gezinti demekti…

Yeni bir şeyler görme, görgü ve zevkini artırmaydı…

Batı’ya, Avrupa’ya, Amerika’ya dair hiç bilinmeyen şeyler öğrenme fırsatı idi.

Her ülkenin kendi pavyonu vardı fuarda.

Rusları ilk orada gördüm.

Herkes oraya gelirdi Rusları görmeye.

Bize Rusya’nın “kötü bir ülke” olduğunu anlatmışlardı…

Kızıl değillerdi…

Modernlerdi.

Üstelik güzel kızları vardı.

Bülent Ersoy’u Müzeyyen Senar’ın yanında izlemiştim.

Erkekti.

Hem eğlenceliydi, hem ticaretti İzmir fuarı.

Tangolar yapılırdı.

*

İzmir Fuarı’nın ticari yönü büyüktü, birde sosyal yönü vardı.

Otobüsçüler en sadık müşterisiydi İzmir Fuarı’nın.

Sektörde yeniliklerin sergilendiği bir fuardı.

Üreticiler bir çaba içerisine girerdi.

Bir arenaydı.

Gerek üreticiler gerek otobüsçüler bir başka önem verir, hazırlanırdı.

*

2006 İzmir Fuarı izlenimleriniz neler?

 

Bütün firmalar gelmedi, sönüktü fuar.

Yine de ağırlıklı olarak Türkiye’deki üretici ve ithalatçıların yer aldığı bir fuardı.

Zengin model çeşidi vardı.

On civarında…

Mercedes Benz’in iki modeli Travego ve Tourismo yanında belediye VIP otobüsü…

Man’ın, Neoplan’ın Starliner ve Tourliner’i…

Setra’nın 415 HD’si…

Temsa’nın Powerbus’u…

Isuzu’nun şehiriçi taşımaya yölnelik CityBus’ı…

Iveco’nun Eurobus midibüsü,

Otokar’ın 125S midibüsü…

 

*

Dikkatimi çeken…

Otobüsçüler fuara katıldı.

Ama otobüslere ilgi göstermedi.

Model çoktu, bütün üreticiler vardı.

Eksik olan müşteriydi…

İlgili müşteri de azdı.

Kerhen katılan üreticilerin yanında kokteyle katıldı…

Tecrübeli yaşlılar.

Gençler yoktu, yada azdı!

*

Gecelerde ne vardı.

10’dan sonra güzel restauranlara koştu.

Otobüsçü yada üretici güzel yemekler yedi.

Sosyal açıdan Topçu Restoran anlatılmadan fuar anlatılmaz.

Geç saatlere kadar fuar sürerdi.

11-12 den sonra topçu restorana gidilirdi.

Yüzde 70 fuarcı, otobüsçü üretici.  Aslında bu önemliydi.

*

Otobüsçülerin yurtiçi fuarlara ilgisi az, yurtdışı fuarlara da katılım düşük mü?

 

Yenilikleri incelemek üzere fuara gitmek…

Üreticileri ürettikleri ürünleri aynı mekanda, fuarda bir arada görmek çok önemli.

Otobüsçüler açısından…

Kıyaslama yapabilmek için…

Peronda da görebilir ama fuarda görmek bir başka…

Otobüsçüler ürünleri görme yerine sohbete önem veriyorlar.

*

Eylül ayı içerisinde Hannover fuarı var.

Otobüsçüler açısından dünyanın en önemli fuarı.

Dünya üreticilerini bir araya getiriyor.

Özellikle Avrupalı üreticileri.

İki yıl sonra piyasaya sürecekleri modellerini burada sergiliyorlar.

İki yıl önce Hannover’de, Man-Neoplan Starliner’i orada gördüm.

Gitmeyenler bir yıl sonra burada gördüler.

Türk otobüs piyasasının önemi büyük.

Otuz yıldır bin otobüs satılıyor her yıl.

Ancak Avrupa pazarı çok büyük.

Almanya’da 3 bin araç satılır yılda.

Avrupalı üreticiler yanında Türk üreticiler de iki yıl sonra Türk pazarına sürecekleri araçları da Hannover fuarında sergilerler.

Üzülerek söylüyorum ki otobüsçülerimiz Avrupa’daki bu fuarlara ilgi göstermiyorlar.

Üretici davet ederse gidiyor.

Geçen yıl birkaç otobüsçü gördüm; üretici davet etmiş.

On otobüs alan bir otobüs işletmesi 2-3 milyon avro yatırım yapıyor.

Birkaç gün zaman ayırıp otobüsleri önceden incelese…

 İyi olmaz mı?

Giderken çocuğunu da götürmeli yanında…

*

Kısaca İzmir Fuarı’nda ne gibi değişiklik olsun ister siniz?

 

İzmir Fuar’ı panayır mı fuar mı?

Tartışma başladı…

Doğru bir tartışma.

İzmir Fuarı, ihtisas ağırlıklı olmalı, yanında da eğlence.

Enternasyonal olmalı.

Sadece iç pazara yönelik değil uluslararası da olmalı.

İki-üç günü profesyonellere ayrılmalı.

Daha sonra halk alınmalı.

Geniş halk kitlesi de yeni araçları görebilmeli.

Bir arada ama ayrı bir alanı olmalı.

Eğlence ile iç içe olmamalı, yan yana olmalı.

*

 

Latif Karaali, 272’inci sayı

4-Eylül-2006, Ulaştırma Dünyası

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir