Acele karar vermeyin

ÖZEL havacılık şirketlerinin sefer yaptığı illerdeki otobüsçüler düşünceli…

Kaygılı…

Panik havası yaşayanlar var.

Uçak ve indirimli bilet fiyatları bir gerçek.

Ondan ötesi, yorum!

.. Ve, verilen kararlar!

Çünkü bu olay, henüz bir başlangıç.

Arkasının nasıl  geleceğini kimse bilemez.

 

Size bir öykü anlatayım…

Çinli düşünür Lao –  tzu’dan:

Köyün birinde yaşlı bir adam varmış…

Çok fakirmiş ama, kral bile onu kıskanırmış!

Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki; kral, bu at için neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama, adam satmaya yanaşmamış.

“bu at, bir at değil benim için..

bir dost!

İnsan dostunu satar mı?” dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar ki, at yok!

Köylüler ihtiyarın başına toplanmış:

“Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.

Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.

Şimdi ne atın var, ne paran.”

İhtiyar “karar vermek için acele etmeyin” demiş.

Sadece ‘at kayıp’ deyin.

Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi, sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.

Atımın kaybolması bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı?

Bunu henüz bilmiyorum.

Çünkü, olay henüz bir başlangıç. Arkasını nasıl geleceğini kimse bilemez.”

Köylüler kahkahalarla gülmüşler…

Aradan 15 gün geçmiş, at bir gece ansızın ahıra dönmüş. Meğer çalınmamış,  dağlara gitmiş kendi kendine.

Dönerken de vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.

Bunu gören köylüler, toplanıp ihtiyarın yanına gitmiş ve özür dilemişler.

“Babalık” demişler; “sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil; adeta bir devlet kuşu oldu senin için.

Şimdi bir at sürün var…”

“Karar vermekte acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek, sadece bu! Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”

Köylüler bu defa ihtiyarla açıkça dalga geçmemişler ama, içlerinden “bu herif sahiden deli” diye geçirmişler.

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.

Evin geçimini temin eden oğul, şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.

Köylüler yeniden gelmiş ihtiyara:

“Bir kez daha haklı çıktın” demişler.

“Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak.

Oysa sana bakacak başkası da yok.

Şimdi eskisinden daha fakir ve zavallı olacaksın.”

İhtiyar “siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.

“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı, gerçek bu…

Ötesi, sizin verdiğiniz karar.

Ama, acaba ne kadar doğru?

Hayat, böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı, size asla bildirilmez.”

Birkaç hafta sonra düşmanlar büyük bir ordu ile ülkeye saldırmış.

Kral, son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar.

Köyü, matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş.

Giden gençlerin ya öleceğini yada esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler ihtiyarın yanına gitmişler:

Yine haklı olduğunu kanıtladın” demişler.

“Oğlunun bacağı kırık ama, hiç değilse yanında.

Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecek.

Oğlunun bacağının kırılması talihsizlik değil, şansmış meğer.”

Siz erken karar vermeye devam edin” demiş ihtiyar.

“Oysa neler olacağını kimseler  bilemez.

Bilinen bir tek gerçek var:

Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu, sadece tanrı biliyor.”

 

Özel havacılık şirketleri iç hat uçuşlarına 69 milyon lira başladı.

Sonra…

Bilet fiyatları 79 milyon lira oldu.

89 milyon liraya yükseldi.

Hükümetin özel havacılık şirketleriyle ilgili politikaları karşısında telaşa gerek yok.

Sakin olmak lazım…

Türkiye gelişecekse, otobüsçülük de gelişecek.

Bir ay sonra bir bakarsanız ki; uçak biletlerinde fiyat 99 milyon liraya çıkar.

109 milyon lira olur.

Acele karar vermeyin.

 

NOT: bu yazı, tam bir yıl önce yayınlandı. Bugün, malum…. Yarın ne olacak dersiniz?

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

7-13 Ağustos 2006, Sayı: 447

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir