Beklentiler -2-

  

TOFED’in yeni yönetiminden beklentileriniz ne, neler yapmasını bekliyorsunuz?

 

KDV ve ÖTV

“Neleri yapamadık, neler yarım kaldı”ya bakarsak…

“İstanbul’da servislerin kaldırılmasını ve KDV’nin yüzde 8’e indirilmesini başaramadık” dedi sayın Ahmet Yalamanoğlu.

Ama “Turizm paketi içerisine otobüsçülerin girmiş olması” başarıdır.

ÖTV’nin çok yüksek olmasından dolayı iade edilmesi konusunda gerekli yerlere talepte bulunulmasına rağmen hayata geçirilemedi.

Sayın Mustafa Yıldırım dedi ki; “Yapılamayanlar bizim hedeflerimizdir. Biz bunları hayata geçireceğiz, göstere göstere yapacağız”.

****

Ama şu bir realite ki Türkiye’deki dalgalanmanın faturası yeni yeni çıkacak karşımıza.

Türkiye’deki dövizin dalgalanması çok ağır.

Zaten dalgalanma öncesi ÖTV iadesi alınması bile çok zordu.

Ben bunun önümüzdeki birkaç yıl içinde olmasını mümkün görmüyorum.

Bu, eski başkan Yalamanoğlu’nun başarısızlığı değildir, yeni yönetimin bunu yapamaması da başarısızlık anlamına gelmez..

Bana göre şu anki şartlarda bu, zaten zor.

****

Korsan taşımacılık

Korsan taşımacılarla ilgili çalışmalar hakikaten var ama, Türkiye’de gayri yasal o kadar iş var ki; sahte rakıdan tutun da ihale yolsuzluğuna kadar her sektörde…

Otobüsçülük Türkiye’den ayrı değil.

Sorun sadece otobüsçülerin sorunu değil:

Türkiye’nin sorunu.

 

***

Kurumsallaşma

Bu şartları göz önünde bulundurunca konulan hedeflerin kolay olacağını zannetmiyorum.

Bu yöneticilerin performansıyla da ilgili değil.

Türkiye’nin şartlarıyla ilgili.

Bence yeni yönetimin yapması gereken, genelden çok firmalara yönelik çalışmalardır.

Kurumsallaşan firmaları örnek alarak, onların kılavuzluğunda…

Firmaların kurumsallaşması yönünde çaba harcanmalıdır.

***

Servisler

Çünkü bu dalgalanma uçakları da etkiledi.

Bilet fiyatlarını ikiye katladılar neredeyse.

Maliyetlerini hesap edip, bilet fiyatlarını tespit etmeleri gerekir.

Bilimsel ve akılcı yaklaşmalı.

En temel sorun bu.

Bakıyoruz: bir araya gelelim, servisleri kaldıralım.

Otobüsçünün geliri azaldı; bu yüzden, bu ciddi anlamda bir yük.

Servisi kaldırdığın zaman da yolcuyu kaybedersin.

Uçaklar servis koyuyor, İDO da dahil.

O zaman daha çok yolcu kaybederiz.

***

Pazardaki otobüse yolcunun yönelmesindeki en önemli faktör servis.

Ben bunu kaldırırsam, otobüsçü olarak yolcu kaybederim.

Önemli olan biletini maliyetlerine uygun hale getirmesi ve öyle satmasıdır.

Her şirket kendi yapacak.

Her şirket birbirinden farklıdır çünkü.

Kendi maliyetlerine bakacak.

Bence en temel unsur bilet fiyatlarının düşük olması ve net gelirin azalması.

Azalınca da otobüsçü arayış içine giriyor.

Halbuki ‘bir araya gelelim, mantığı doğru’ ama biz aynı zamanda rakibiz de.

Birbiriyle duygusal rekabet yapıyor otobüsçü.

Hayat zorlaşıyor.

Rekabet had safhada.

Biz her şeyi istiyoruz.

***

Müşteri her zaman haklıdır.

Otobüsçü de bir müşteri.

Aracı arıza yapmasın istiyor, 24 saat servis istiyor üreticiden.

Diğer taraftan yolcu da firmadan servis, ucuz bilet ve iyi ikram istiyor.

Konfor istiyor, değer verilmesini istiyor.

Her şeyin bir bedeli var.

Hizmetin kalitesi ve maliyeti belirlenmeli.

***

Sadece otobüsçü gözüyle bakamayız, bir tarafta binek araçların çoğalması var, uçaklar var, denizyolları ve alternatiflerin çoğalması gibi etkenler söz konusu.

***

Taban fiyat

Taban fiyatı iyi niyetli bir çalışmadır.

Fakat maalesef amacına ulaşmamıştır.

Duygusal rekabet olduğu için otobüsçüler de, taban fiyatının altına inilmesin, en azından maliyetine satsın diye; iyi niyetle talep yapıldı, fakat bu da yürümedi.

 

Yönetmelik

Bir de kanunlar çerçevesinde;

Otobüs firma sahiplerinin gelirlerini artırmaları için yol bulunmasına çaba göstermeleri adına yardımcı olabilir.

Bence en önemlisi “yönetmelik’in değiştirilmesi” gerekiyor.

***

Otobüs bilet fiyatlarının serbest bırakılması lazım.

Uçaklarda olduğu gibi.

Otobüsçü, dileği zaman, istediği fiyatlar çalışması gerekirBizim yönetmelik üzerinde çalışmamız gerekiyor.

Bir sürü kısıtlama var.

Mesela, otobüsçü promosyon yapamıyor.

Bunları biz istedik.

***

Biz sadece otobüsçü gözüyle baktık.

Türkiye’nin geleceği olarak bakmadık.

Bir sürü zorlama maddeyi kendimiz istedik.

Halbuki bir sürü madde var; bizi sınırlayan ama havayollarını sınırlamayan.

Onlara promosyon yasak değil.

Misafir bileti bile sınırlı bizde.

Yani şirketini böyle yöneteceksen yönet diyor yönetmelik.

***

Kargo

Diğer taraftan kargodan da gelirimiz azaldı.

Ciddi bir gelirdi kargo.

Ona tepki gösterilmedi.

***

Dışa açılma

Buradan da ders çıkarıp, gelecek on yılın senaryosu çıkarılmalı.

Türkiye, eninde sonunda AB’ye girecek.

Ne olacak, otobüsçülük azalacak mı?

İleride, Avrupalı Türkiye’ye gelecektir.

Dün bir toplantıdaydım Shell ve Turcas’ın birleşmesiyle ilgili.

Bankalar satılıyor.

Yabancılar geliyor.

Ciddi bir rekabet var.

Ve Avrupalı için Türkiye’de otobüs firması almak veya kurmak çok karlı bir iş değil.

Fakat bizim birikimimiz bu. Dalgalanan bir Türkiye’de yaşıyorsun ve buna rağmen ayaktayız. Teknik birikimimiz de var.

Yolcu hizmet kalitesi ortada.

Serbest dolaşım olursa eğer, Türk otobüsçüsü tüm Avrupa’ya gider, gitmelidir.

***

Hatırlarsanız, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım söylemişti:

“Rusya’da Rusya Ulaştırma Bakanlığı ve bizim heyet bir arada oturduk.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı’nı temsil eden bir Türk vardı.

Otobüs firması sahibiymiş Rusya’da.

Dışa açılmayı önerdi bizlere.”

 

***

Şu an bildiğiniz gibi Rusya’da en büyük ödülü aldı bu “Türk otobüsçü”.

“Altın At Arabası” ödülü.

Rusya’da otobüsçülük yeni, birikim yok.

Türkiye’deki birikimini oraya taşıdı bu ödülün sahibi Has Tur.

Oradaki ödül sadece Has Tur’un değil, sektöründür.

Bizim otobüsçülüğümüzün ulaştığı noktadır bu.

Biliyorsunuz ki, Balkanlar’da da çalışan Türk firmaları var.

Tüm dünyada neden olmasın.

Ama dışarı açılmak yürek ister, çok riskli.

Risk almadan da bir şeyi başarmak mümkün değil.

Türk otobüsçüsünün dışarıya açılması lazım.

Sayın Latif Karaali’nin yazısı

24 Temmuz 2006, Ulaştırma Dünyası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir