Beklentiler -1-

 1.sayfa spot… spot..

 TOFED ve TODER’i oluşturan insanlar yıllarca beraber çalıştılar ve TOFED yönetiminde bir araya geldiler…

Türkiye genelinde bir heyecan var.

Birleşme sonucunda, yeni yönetimden çok beklenti var.

Başta bu yönetimin otobüsçülerin tüm sorunlarını çözeceği beklentisi var.

Yani “birleşme olacak dertler bitecek.”

Bu beklenti doğru mu?

 

İç sayfa….

 

Beklentiler -1-

 

TOFED Olağanüstü Genel Kurulu; Türkiye adının kullanılması için tüzük değişikliği nedeniyle planlanıyordu. Ancak seçim maddesi de konularak TOFED-TODER birleşmesi, daha doğrusu TOFED-TODER yönetiminde yer alan kadroların TOFED yönetiminde bir araya gelmesi şeklinde oldu. Bu gelişmede sizinde aktif rolünüz oldu, bu fikri ilk siz ortaya attınız. Nasıl oldu bu gelişme? 

 

Genel olarak iki taraflı bir görünüm vardı.

İki dernek vardı.

TOFED ve TODER’i oluşturan insanlar yıllarca beraber çalıştılar.

Bu Genel Kurul’da tek listeyle seçime gidildi.

Ama bu durum kongrenin sakin geçmesine sebep oldu.

Heyecan azdı.

Heyecanın daha yüksek, katılımın daha fazla olması gerekirdi.

Tüm Türkiye’nin orada olması gerekirdi…

Gerçi, tüm Türkiye destekliyor bu oluşumu ama…

Bunun için bardağın dolu tarafına bakmaya çalışıyorum.

***

Türkiye genelinde bir heyecan var.

Ne heyecanı bu?

Birleşme sonucunda, yeni yönetimden çok beklenti var.

Başta bu yönetimin otobüsçülerin tüm sorunlarını çözeceği beklentisi var.

Yani “birleşme olacak dertler bitecek.”

***

İlk günden beri, buna dikkat çekiyordum!

Birleşme öncesine gittiğiniz zaman, TOFED’in kuruluşunda da aynı yüksek beklenti oluşturulmuştu.

Bütün “dertler bitecek” beklentisi vardı, o zaman da buna dikkat çekmiştim.

TOFED bütün dertleri çözemez.

Çözmesi de beklenemez zaten.

***

Şu anda beklenti daha da yükseldi.

En azından TOFED’in “biz yapacaktık ama, TODER var” söylemi vardı.

O da kalmadı artık.

***

Durum tespiti yaparsak…

Bu Olağanüstü Genel Kurul gösterdi:

“Bir tarafta yüzde 98, diğer tarafta yüzde 2” demenin doğru olmadığını.

Ayrı kalmanın da doğru olmadığını.

Zaten bu süreçte birleşme ve birlikte hareket etme adına çok şey yapılıyordu.

Fakat bir netice alınamıyordu.

***

Bakanlığın, özellikle havayollarına verdiği destek yanında, otobüsçülere gereken önemi vermediği ortada.

Sorunların çözümüne yardımcı olmuyor.

Hatta otobüsçüler arasında bakanla görüşen heyetlerle takip edenlerde “Bakanlığın kapıları açık, fevkalade iyi karşılama yapılıyor, sakin bir üslup kullanılıyor, otobüsçülerin sırtı sıvazlanıyor, değer verir görünüyor ama bir icraat yapılmıyor” görüşü hakimdi.

Bu inanç var otobüsçülerde.

TOFED’in de TODER’in de sorunları ortaktı, giderek ağırlaşıyordu.

***

TOFED ve TODER birleşmesi hangi ihtiyaçtan doğdu?

 

Otobüsçülüğün sorunlarının çoğalması ve gelirlerinin azalması, çoğu sorunda beraber hareket etme zorunluluğunu doğurdu.

Zaten çoğu  zaman, beraber hareket edildi ayrı kurumlar adı altında.

Ortak sorunları var, aynı mekanda yaşıyorlar.

Birbirleriyle sürekli görüşüyorlar.

Firma ve kişisel bazda…

Ama dernekte bir araya gelinemiyordu.

***

İlk defa “dernek-şirket ayırımı” yapılarak bir araya gelindi Beyti’de.

Dernek, sivil toplum örgütü olarak tüm otobüsçülerin sorunlarıyla ilgilenmelidir.

Şirket yatırım yapanların kârlarıyla…

Yatırım yapanların, elinde hisse senedi bulunanların hepsi otobüsçü olmayabilir.

Dolayısıyla dernek, şirket, sektör çıkarları çelişebilir…

***

Bir araya gelip sohbet etme fikri, sektörün lokomotif firmalarının sahipleri ve yöneticilerini olumlu bir atmosferde bir araya getirdi.

Ardından sayın Ali Osman Ulusoy’un fevkalade bir ev sahipliğiyle Trabzon zirvesi yapıldı.

Sonra Olağanüstü Genel Kurul.

***

Şu an kadrolar; Topkapı’da da beraber çalışan, yıllardır bu işin içinde olan ve UATOD’un temsil gücü olmasını sağlayan insanlar.

Kişilere baktığınız zaman sayın Mustafa Yıldırım, İbrahim Arttırdı, Rüştü Terzi yıllardır bu işin içindeydi.

Özellikle Yıldırım ve Arttırdı, sayın Ahmet Yalamanoğlu ile otuz yıl boyunca beraber çalıştılar.

***

Ahmet Yalamanoğlu sektörün medeni yüzüydü

 

Öncelikle, Genel Kurul’da Ahmet Bey’e teşekkür ettim.

Çünkü, elinde olan imkanların daha fazlasıyla sektörü temsil etti.

Konuşma tarzıyla, adabıyla, sakin, ılımlı kişiliğiyle örnek biriydi.  

Medeni bir yüzüydü sektörün.

Yumuşak üslubuyla katkılar sağladı.

Bir de Genel Kurul’da söylediği, “Genel kurullarda başkanlar yaptıkları işleri gelip kürsüde anlatırlar. Ama ben 17 aylık görev süresince neleri yapamadık, neler yarım kaldı onları anlatacağım” sözüydü.

Bu gerçekten takdire değer, alışılmadık, medeni bir yaklaşım.

Bu yaklaşım sektöre bir katkısıdır sayın Yalamanoğlu’nun.

Onun değeri anlaşılmalı.

***

Amaç ve araçları karıştırmayalım

 

Gelinen nokta, birleşme veya bir kurumda olma…

Türkiye ismini alma…

Bütün bunlar amaç değil, araçtır.

Fakat maalesef bunu amaç olarak algılıyoruz.

Sanki böyle olunca bütün dertler bitecek.

Bitmeyecek.

Ciddi çalışmalar yapılarak, sektör mensuplarının destek şartı ile mesleki sorunların çözümünde başarı elde edilebilir.

Sektör adına başarı kazanılsa bile firmaların sorunları çözülemeyecek.

Firmaların sorunlarını kendi yöneticileri çözecek, her firma kendi sorununu kendisi çözecek.

 

UATOD’un 36 yıllık bir geçmişi var, bir anlamda otobüsçülerin TÜSİAD’ı gibiydi. Sizce UATOD’un etkisizleşmesi ya da yok olması sizi üzmüyor mu?

 

TOFED muhakkak çok önemli.

Ama, UATOD’un geri planda kalmış görünmesi açıkçası içimi burktu.

UATOD, otobüsçülüğün geldiği noktada önemli bir misyona sahiptir.

Geri planda kalmamalı.

 

*Haftaya TOFED yönetiminden beklentilerle devam edeceğim.

Sayın Latif Karaali’nin yazısı

17 Temmuz 2006, Ulaştırma Dünyası

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir