Başarı bekleniyorsa…

TOFED, Valilik ve İçişleri Bakanlığı’na müracaat etmişti “Türkiye” ibâresi almak için.

…Ve Bakanlık resmî oluruyla “Türkiye” ibâresi kullanma hakkı alındı.

Bu süreçte; özellikle Sayın Ahmet Yalamanoğlu’nun ciddi çabaları vardı…

“Türkiye” ibâresinin kullanılması için tüzük değişikliğine ihtiyaç vardı; kanunen…

“Olağanüstü Genel Kurul” kararı alındı.

Yalnız; beklenmedik bir gelişme oldu; Yönetim, genel kurulun “seçimli” olmasını talep etti.

İlk olağan genel kurulda görevi bırakma kararı alan Yalamanoğlu, olağanüstü genel kurulda aday olmayacağını açıkladı.

Büyük bir ittifakla Sayın Mustafa Yıldırım’ ın aday olması kararlaştırıldı.

“Tek aday”  ve “tek liste” yle seçim yapıldı.

Genel Kurul’da, Sayın Yalamanoğlu’ nun konuşması takdire değerdi.

Şahsen etkilendim…

Yalamanoğlu için bir paragraf açalım:

30 küsur sene, câmianın içinde.

Giyimi-kuşamı, tavrı, diplomatik lisanı, yumuşak üslubu ve mütevazı hâli ile öne çıkan bir şahsiyet.

Diyalogu iyi, ikna kâbiliyeti yüksek…

Ilımlı…

Kelimeleri tane tane konuşur.

Önemli kelimeleri hep tekrarlar.

Vurgulamak adına tekrarlar…

Sektörü temsilde; sektörün hep “medeni yüzü” idi…

*     *     *

Hatırlarsınız.

Demirel Cumhurbaşkanı…

Sandıklar açılmış… Ufukta DSP ve MHP’nin birarada olacağı bir koalisyon hükûmeti belirir.

Rahşan Ecevit’ in “MHP ile koalisyonu içime sindiremiyorum” beyanatı…

…Ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu beyanata tepkisi…

Ankara’da siyasi hava toz-duman…

Gerginlik…

Gazeteciler, Demirel’e sorar:

“Hükûmet kurulabilecek mi?”

Gezeteciler kuşkulu…

Demirel sâkin, cevap verir:

“Kumaş bu! Bu kumaştan elbise dikilecek.”

Zorlu bir sürecin ardından, sindire-sindire Hükûmet kurulur.

Bu kumaştan da elbise çıkar!

Bunu niye anlattım?

Ahmet Yalamanoğlu, eldeki imkânlarla en iyisini yaptı.

İmkânları zorladı…

Bir sivil toplum örgütünün başkanı idi.

Sivil toplum kuruluşlarında, üyelerin yapısı ve anlayışları önemli.

Üyelerin desteği varsa başarılı olursunuz.

Veya…

Üyelerin desteği kadar güçlü olursunuz…

Yalamanoğlu, arkasındaki güç kadar iş yaptı.

Tüm sektör arkasında değildi.

Sert üslup yerine, ılımlı bir üslup seçti.

Gerçi; bu üslubu çoğu sektör mensubu “yumuşak” buldu ve eleştirdi.

Ben de eleştirdim!

Buna rağmen; Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım otobüsçüler aleyhine özel havacılık şirketlerini desteklerken dahi, Yalamanoğlu  sertleşmedi.

Yumuşak, diplomatik üslubuna devam etti.

Başa dönelim…

Ben, Yalamanoğlu’nun genel kuruldaki konuşmasından neden etkilendim?

Dedi ki:

“…. Genel kurullarda başkanlar, yaptıkları işleri, gelir, kürsüde anlatır. Ama ben bugün, 17 aylık görev süremde neleri yapamadık, neler yarım kaldı, onlardan bahsedeceğim…”

Bu söylemde dahi “zarafet” var!

Sektöre getirdiği bir “katkı”, bir “yenilik” var.

Teşekkürler, Yalamanoğlu…

Ancak…

Yeni yönetimde yok.

Fakat…

Sektörü temsilde Yalamanoğlu’nun bulunmaması ciddi bir eksiklik…

Gülegüle, Sayın Ahmet Yalamanoğlu…

Hoşgeldin, Sayın Mustafa Yıldırım…

*     *     *

Mustafa Yıldırım; değerli dostum, ağabeyim.

1972 yılında sektöre adımını attı.

Uzun yıllar da Ahmet Yalamanoğlu ile birlikte çalıştı.

Birikimi ve deneyimi olan bizden biri…

Babası, bir otobüsçü idi…

Mustafa Yıldırım hep “ben bir şoför çocuğuyum. Bunu söylemekle, her zaman iftihar ederim” diyen, sektörü temsilde de sözünü sakınmayan mert ve dürüst, bilgili ve görgülü bir arkadaşımız…

Hayırlı olsun!

TOFED Genel Başkanı Mustafa Yıldırım’dan başarı bekleniyorsa, “ciddi destek” gerekir.

Zira…

Arkasındaki destek kadar güçlü olacak!

*     *     *

TOFED’in kuruluşundan itibaren, bugüne kadar geçen süreçte “önemli adımlar” atıldı.

Sayın Galip Öztürk’ün Yalamanoğlu’nu aday göstererek görevi devretmesi…

Mustafa Yıldırım üzerinde mutabakatın benimsenmesi…

Bunların hepsi, önemli kararlar ve önemli adımlardı…

Câmiamız için hayırlı olsun!

Güle Güle Gazetesi

10-16 Temmuz  2006 Sayı : 443

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir