Ortak akla her zamankinden daha çok ihtiyacımız var

   Sektörün sorunlarına çözüm ‘birlik’le bulunabilir mi? Çözüm için kimler ne yapmalı?

Son zamanlarda özellikle Trabzon toplantısı sonrasında sektörde şöyle bir hava görüyorum; TOFED-TODER birleşiyor, sektörde birlik sağlanıyor, her şey hallolacak… yok böyle bir sihirli değnek. Trabzon toplantısında TOFED Başkanı sayın Ahmet Yalamanoğlu, sektörde piyasa yapıcı bazı firmaları kast ederek “bu firmalar bizimle olmazsa çözüm üretmek zorlaşır” dedi. Çok önemli bir noktayı vurguladı. Eğer sektör kuruluşlarındaki üyeler ve o üyelerin temsil ettiği firmalar o kuruluşun arkasında durmaz ise o kuruluşun yönetimi hiçbir şey yapamaz. Bunu şunun için söylüyorum; son zamanlardaki ortak toplantılardan piyasaya yayılmış bir iyimserlik, bir beklenti var. Bu beklenti, birlikte hareket etme niyetinin göstergesi olarak algılanıp bir başlangıç olarak kabul edilirse doğru değerlendirme yapmış oluruz.

Birliğe, ortak akıla her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

   Dünyada da birlik anlayışı küreselleşme ile beliriyor… Bu, Türkiye’de otobüsçüyü nasıl etkileyecek, ya da etkiler mi?

1980’lere kadar kapalı bir toplumduk. 90’larla birlikte, dışa açılmaya başladık. 2000’ler ise artık küreselleşme zamanı. Küreselleşme denen bu dünya olayı; şehirleri, ülkeleri, ekonomileri… genel tanımıyla tam da biz insanları doğrudan ve derinden etkiliyor. Sabah kalktığımızda Endonezya’daki ekonomik sıkıntı bizim otobüs borçlarımızı artırıyor. Çünkü avro ya da doların değeri yükseliyor paramızın değeri ona göre yükseliyor, ya da azalıyor. Uçaklar geldi, etkilenmeyen otobüs işletmesi kaldı mı?

   Artık on-yirmi yıl öncesini yaşamıyoruz, işlerimiz “tehdit” altında! Ama fırsatlar da var.

Sabah kalktığımızda yanımızda bir otobüs işletmesinin daha kurulduğunu görüyoruz.

Para ve iş piyasası çok oynak, çok hızlı hareket ediyor, çok çabuk el değiştiriyor. 30-40 yaşını geçen, özellikle hayata otobüsçülükle başlamış meslektaşlarımız bu “oyun”a ayak uydurmakta zorlanıyorlar. İşlerini “tehdit” altında görüyorlar… Yıllarca oluşturdukları, gözü gibi korudukları işlerini kaybetme endişesi onları tedirgin ediyor; ama fırsatlar da var.

Başından beri söylenegelen kurumsallaşma dışında nasıl bir durum söz konusu? Otobüsçü bu durumda ne yapmalı?

Günümüz kar zarar hesabını iyi yapabilme, yatırımlarını günün ekonomi verilerine göre planlayabilme, anlık ve duygusal değil uzun vadeli düşünebilme zamanı. Yöremiz ve komşumuz otobüs firması ile rekabet yapma (bedava yolcu taşıma ve ekmek arası helva verme) devri çoktan kapandı. Rekabet Amerikalı yatırımcı, Alman yatırımcı, Dubaili yatırımcı ile yaşanıyor. Borsada yaşanan dalgalanmalar nedeniyle etkileniyor. Meksika borsası, Brezilya borsası hatta Rusya borsası bizim gelir ve giderimizi olumlu ya da olumsuz etkiliyor.

 

Babadan görme usulleri bir kenara bırakma zamanı… Duygusal değil, akılcı dünya ölçeğinde yaşama zamanı.

 

Latif Karaali – Ulaştırma Dünyası

05 Haziran 2006 Sayı:259

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir