OTOBÜSÇÜLER Platformu

Trabzon’da toplandı.

Baba dostum Sayın Ali Osman Ulusoy, cân-ı gönülden evsahipliği yaptı.

Teşekkür ediyorum.

 

Beyti‘de başlayan süreç, TOFED ile TODER‘in ortak toplantılarıyla mesafe aldı.

…Ve Trabzon Toplantısı ile doruğa çıktı. Gerçi…

Organik birleşme sağlanamadı…

Önemli olan, bu noktadan geri gitmemek.

Sürdürülebilir bir birliktelik sağlanmalı.

TODER Başkanı Sayın Mustafa Yıldırım‘ın “beraber hareket edeceğiz… Birleşme de, şartlar oluşunca gerçekleşir”

demesi, önemli!

 

Trabzon’da sorunlar anlatıldı.

Herkes hemfikirdi.

Sorunların tesbitinde birleşildi.

Herkesin canı yanıyor…

“Ortak hareket” gerekliydi…

Genel eğilim “eylem yapmak” şeklinde belirdi.

Ancak… 

TOFED, önce yasal yolların denenmesini istiyor.

Diyalog kesilmemeli.

Bakan‘a gidilmeli…

Sonra, Başbakan‘a çıkılmalı…

Sonuç alınamazsa, eylem yapalım…

Bir başka görüş:

Yaz geldi, para kazanalım.

“İş mevsimi, verimli geçmeli…”

Eylem, otobüsçünün para kazanamadığı ölü sezonda yapılmalı. Genel anlamda “mesajlar” böyleydi…

Bence Başbakan’a gidilsin…

Lakin…

Başbakan, Antep’teki son konuşmasında “üzülüyorum… otobüsçüler niye şikâyet ediyorlar” demişti…

Tavır net!

Bu tavır karşısında ne yapılabilir?

Aynı tavırla karşılaşılacak.

Biz güçlü müyüz; zayıf mıyız?

Güçlüysek, Başbakan bize gelecektir… Zayıf isek, Başbakan’a gitsek bile birşey değişmeyecek.

 

TOFED Genel Başkanı Sayın Ahmet Yalamanoğlu, konuşmasında ilginç noktalara değindi.

Sayın Yalamanoğlu şöyle dedi:

“Sivil toplum kuruluşları, mesleki sorunların çözümünde önem taşıyor.

Ancak; sivil toplum kuruluşlarının başarısı, arkalarındaki desteğe bağlıdır.

Bu destek, paranın da ötesinde, meslek mensuplarının tam ve aktif katılımıdır…”

Konuşmadan dikkat çekici bir bölüm daha:

“Demokratik bir hak olarak eylem tabii ki yapılır. Ancak; şartları sağlamadan, zamansız olarak yapılacak bir eylem başarısız olur.

Eyleme ilişkin bir başka konu da; her zaman, hepimizin menfaatlerinin aynı olmadığıdır.

Birbirimizin rakibi olarak, farklı menfaatlerin olduğu konularda ortak hareket kolay değildir…”

 

BAKAN’DAN UYARI

Mazot, maliyetler üzerinde önemli bir yer tutuyor.

…Ve fiyatı sürekli artıyor.

2004 yılı Mayıs ayında 1 YTL civarında olan mazot litre fiyatı, bugün 2.22 YTL.

İki yılda yüzde 122’lik bir artış…

Otobüsçü bilet fiyatını bu oranda yükseltemedi.

Aksine..

2000 yılının fiyatları uygulanıyor. Mazot üzerindeki vergi yükü, en büyük problem.

Çözümlenebilir mi?

TOFED ve TODER‘in “ÖTV muafiyeti”

ile ilgili talepleri var…

Uzun zamandan beri var…

Somut bir sonuç, yok! Kaldı ki; Maliye Bakanlığı’nın  bu konuda, IMF‘nin de isteği ile katı bir tutumu var.

 

 

Artan döviz fiyatları özel havacılık ‘şirketlerini etkilemeye başladı.

“Zam” konuşuluyor.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, döviz kurundaki dalgalanma sonrasında, özel havacılık şirketlerinin bilet fiyatlarına zam yapma eğilimine girmesine tepki gösteriyor.

Bu konuda haberler ulusal basında yer aldı.

Bilet fiyatlarına zam yapmayı düşünen özel havacılık şirketlerini Bakan Yıldırım uyarıyor ve “Zam yapan kaybeder” diyor. Bakan‘ın havacılara tavsiyesi şöyle: “Doğru.

Maliyetler arttı.

Ancak bunu fırsat olarak son derece yanlış.

Vatandaş olanı-biteni dikkatle izliyor.

Fiyatlar yükselirse, insanlar alternatiflere yönelir.

Şirketler zarar görür…”

Bakan’ın söylediklerinin tercümesi:
“Eğer fiyatları arttırırsanız, yolcu
otobüsçüye gider…

Yorum sizin…

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

22-28 Mayıs 2006, Sayı: 436

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir