Olan, otobüsçüye olacak

NİSAN 2006 günü, Sabah, “Turizmde Üzen Rakamlar” manşetini atmıştı. Alt başlık da “Ve turizmde korkulan oldu. Türkiye’nin turizm merkezi Antalya’ya gelen turist sayısı 143 bin azalarak yüzde 38’e düştü” şeklindeydi.

Gazete; haberin yanına da gelen turist ve gelen uçak sayılarını gösteren bir grafik koymuş.

Grafikte belirtildiğine göre; 2005 Ocak-Mart döneminde 4187 uçak inmiş. 2006’da ise 2180.

Sadece Mart ayı baz alınırsa, 2005’te 1805, 2006 mart ayında da 1051 uçak inmiş Antalya’ya…

Haber “Antalya boş kalıyor, turizm can çekişiyor” başlığı ile 9’uncu sayfada devam ediyor.

Bu haber, otobüsçüleri nasıl ilgilendiriyor? Bilinen bir gerçek:

Turizm, siyasi gelişmelerden en çok ve en kolay etkilenen bir sektör…

Turizme gerileme olursa, sorun olursa, öncelikle havacılık sektörü olumsuz etkilenir.

Özellikle özel havayolu şirketleri, bu olumsuz koşullardan etkilenmemek için önlemler alacak.

Su önlemlerin en önemlisi, iç hatlara yönelmek.

Bir müddet önce Sayın Yusuf Bolayırlı, bu noktaya dikkat çekmiş, otobüsçülerin bulunduğu bir toplantıda “eğer turizmde bir gerileme olursa, özel havayolu şirketleri iç hatlara yönelecek” demişti.

…Ve devam etmişti:

“İç hatlarda, herkese yetecek yolcu yok.”

“Ciddi bir fiyat rekabeti olacak.”

Gelinen, nokta, Sayın Bolayırlı‘yı haklı çıkardı.

Yolcunun azlığından…

Kıran kırana rekabetten…

Fiyatlar düşecek!

Fiyatlar düşecek ama, maliyetler yükseliyor…

 

Özel havayolu şirket yöneticilerinin açıklamalarına göre; 2003’te 150 bin Dolar olan uçak kiraları iki yıl içinde, özellikle Çin’den gelen taleple birlikte 300 bin Dolar’a fırladı.

Son 4 yılda petrol fiyatları 30 Dolar’dan 70 Dolar’a yükseldi.

2001 krizi öncesinde; uçak bilet fiyatlarında yakıtın payı yüzde 14 iken bugün, bu oran yüzde 30’a çıktı.

Ayrıca; aynı dönemde personel giderleri de yüzde 25 arttı.

Yani…

Yakıttan uçak kira giderlerine ve personele kadar birçok kalemde maliyetler arttı.

Bir tarafta maliyetler artıyor…

Bilet fiyatları artmıyor.

Aksine, iniyor…

Evet…

Sorun; sonuç itibariyle, 2006’da Türkiye’ye gelecek turist sayısının düşeceğini farkedip, iç hatlara yönelmekten ibaret.

Bu, “kıran kırana rekabet” demek.

Dünya küçülüyor…

Biz de nasibimizi alıyoruz bu rekabetten…

 

Otobüsçüler ve firma sahipleri ile TOFED, Bakan‘ı ziyaret etti.

Otobüsçüler; özel havayolu şirketlerinin 9-19 YTL’lik bilet fiyatını şikâyet etti.

 

Görüşmeler samimi bir ortamda geçti. Talepler Sayın Bakan’a iletildi.

Şu an otobüsçüler “umutlu bir bekleyiş” içinde…

Ama, çok ilginç…

Bu görüşmeden iki gün sonra Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, TOBB Başkanvekili Halim Mete, TOSHİD Başkanı Şahabettin Bolukçu ve özel havayolu temsilcileri biraraya geldi.

Bakan Yıldırım toplantıda “bilet fiyatlarını 9 YTL’ye indirmeniz promosyon amaçlı, herkesin uçağa binmesi açısından olumlu buluyorum. Ancak, bu kampanya yanlış anlaşıldı. Sektörde sıkıntı yarattı” dedi.

İki gün önce kendisini ziyaret eden otobüs firma sahiplerinin de bilet fiyatlarından yakındığını belirten Yıldırım, “Bu olumsuz durumu gidermeniz lâzım. 9-19 YTL beyanatlarını ve reklâm kampanyasını bir kenara bırakın; aranızda anlaşın, tek bir gün bedava uçun” dedi.

“Amaç, hiç uçakla tanışmamış insanları uçağa çekmek olmalı” diyen Bakan Yıldırım, “bir gün uçuşların tümünü bedava yaparsanız, hiç uçağa binmemiş, uçaktan korkan insanları uçağa alıştırmış olursunuz” şeklinde konuştu.

Havacılık şirketleri; Ulaştırma Bakanı Yıldırım‘ın teklifini kabul etti. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda vatandaşlar bedava uçacak. .

9… 19 YTL derken…

Özel havayolu şirketleri “bedava uçuş”u da başlatacak.

Haberi; internette, Airport Haber’de okudum.

Haber sitesinde bir de “vatandaş yorumu” var. Vatandaş, “kim üste para verirse, onunla uçarım” diyor.

Bu söz bana, bir tarihte yazdığım “ekmek arası helva”yı hatırlattı.

 

Tarih, biraz eski… 60’lı yılların başı… Fındıklı Toros ile Çayırağası firmaları rekabet yapıyor:

Önce fiyat düşürüyorlar…

Yetmiyor; yolcuyu bedava taşıyorlar… Yani, ücret almadan…

Rekabet sürüyor…

Derken, bedava taşıdıkları yolcuya “ikram” olarak bir de “ekmek arası helva” veriyorlar…

Bir gün otobüsü karşılamaya giden firma sahibi yolculardan birinin konuşmasına şahit oluyor.

Yolcu, bir başka yolcuya “helvayı az koymuşlar” deyip bir de küfür sallamaz mı?..

Ö günden sonra, iki firma arasında rekabet bitiyor.

 

Özel havayolu şirketlerinin “otobüsçülük tarihi”nden alacakları çok dersler var.

Bu “fiyat politikaları”yla…

Bu “rekabetçi fiyatlar”la…

“Kıran-kırana rekabet” neticesinde, özel havayolu şirketlerinden bazıları piyasadan çıkacak.

Veya satılacak…

Veya “birleşmeler” olacak.

Evlilikler olacak…

Ama…

Bu arada; olan, otobüsçülere olacak…

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

3-9 Nisan 2006, Sayı: 429

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir